Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/2258

Karar No

2024/37

Karar Tarihi

8 Ocak 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/2127 E., 2023/1042 K.

SUÇ: Hakkı olmayan yere tecavüz

HÜKÜM: Düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Köyceğiz Cumhuriyet Başsavcılığının 06.01.2020 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır

  2. Köyceğiz Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.04.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

  3. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine,sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci ve birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşmesine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz istemi dava konusu olan suçun temadi eden suçlardan olduğuna bu suçlarda şikayet süresinin kesinti gerçekleşmeden başlatılmasının çelişki oluşturduğuna, sanığın suça konu katılana ait taşınmazda 2011 yılından beri işgalinin devam ettiğine, failin suçu işlemeye devam etmesine rağmen şikayet süresinin dolmasının mantıksız ve haksız durumun ortaya çıkmasına sebep olacağına, sanığın suça konu taşınmazın birinci katında kendisi oturmak suretiyle ikinci katını da kiraya vermek suretiyle işgal edip haksız kazanç elde ettiğine sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Dava konusu olay sanığın malikmiş gibi tasarrufta bulunarak, katılana ait evi kiraya vermek suretiyle işgal ettiği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;

Yargıtay ve Bölge Adliye Mahkemelerinin yerleşik içtihatları nazara alınarak, tapu kaydından ve dosya arasında yer alan müzekkere cevaplarından, sanığın tecavüz ettiği iddia olunan taşınmazın, suç tarihinde hazineye ait olduğu, gerçekleştirilen eylemde bu suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmakla atılı suçtan sanığın beraatine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;

Katılanın uyuşmazlığa konu hukuken korunan zilyetlik hakkı bulunan ve bu nedenle 2/B kapsamında kendisine öncelikli alım hakkı tanınan iki katlı evden ibaret taşınmazı evlilik birliği içinde devraldığı ve boşanarak ayrıldıkları 2011 yılından bu yana katılan adına beyanlar hanesinde şerh bulunmasına rağmen iddianamenin düzenlendiği tarih itibariyle kesintisiz olarak sanığın taşınmazı kullanmaya devam ettiğinin anlaşılması ve katılanın hakkı olmayan yere tecavüz suçuna konu fiil ve failden yaklaşık sekiz yıl önce haberdar olmasına rağmen 15.08.2019 tarihinde şikayette bulunması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2018/8 240 Esas 2020/193 sayılı kararında 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrasında, aynı Kanun’un 66 ncı maddesinin altıncı fıkrasında olduğu gibi kesintisiz suçlar bakımından istisnai bir hüküm getirilmeyip mutlak olarak şikâyet süresinin mağdurun veya suçtan zarar görenin fiili ve failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği tarihten itibaren işlemeye başlayacağının belirtilmesi, aksi bir uygulamanın kamu düzeni bakımından sanık yararına konulmuş olan müessesenin tersine işletilmesi sonucunu doğuracağı hususları birlikte değerlendirildiğinde; kesintisiz suçlar bakımından da şikâyet süresinin işlemeye başladığı tarih olarak mağdurun veya suçtan zarar görenin hem fiili, hem de failin kim olduğunu bildiği veya öğrendiği tarihin esas alınması gerektiği, süresi içinde şikâyet hakkını kullanmayan mağdur veya suçtan zarar gören bakımından hukuk davası yolu ile tecavüze son verilmesinin sağlanabileceği dikkate alınarak sanığa yüklenen 5237 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamındaki hakkı olmayan yere tecavüz suçunun takibi şikayete bağlı olduğu, aynı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 aylık şikayet süresine tabi olduğu,

katılan şikayet hakkını 6 aylık kanuni süre içinde kullanmadığından 5237 sayılı Kanun'un 73 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereğince düşme kararı verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Hakkı olmayan yere tecavüz suçu niteliği itibari ile temadi eden suçlardan olup temadi devam ettiği sürece suçtan zarar görenin şikayet hakkının devam ettiği,katılanın şikayette bulunduğu tarihe kadar sanığın taşınmazın birinci katında kendisi oturup ikinci katı kiraya vererek kullanmaya devam ettiğinin tüm dava dosyası kapsamından anlaşılması karşısında şikâyetin süresi içerisinde yapıldığının kabulü ile yargılamaya devam edilip esasa ilişkin bir hüküm kurulması gerekirken, katılanın süresinde şikâyet hakkını kullanmadığından bahisle davanın düşürülmesine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 03.05.2023 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

08.01.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

yerekararhukukîtemyizincelenentevdiinev.kararınolgularsüreçsebeplerigerekçebozulmasınatecavüzolmayanhakkı

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:33

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim