Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/2731
2024/3494
25 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/69 E. 2021/12 K.
SUÇ: Hükümlü veya tutuklunun kaçması
İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet
KANUN YARARINA
BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, itiraz edilmeksizin 09.03.2021 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2019 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, istinaf edilmeksizin 09.11.2019 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 03.05.2022 tarihli ve 2021/14960 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2022 tarihli ve KYB 2022/68808 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.06.2022 tarihli ve KYB 2022/68808 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“Hükümlünün Akçakoca Asliye Ceza Mahkemesinin 02/05/2019 tarihli ve 2018/7 Esas, 2019/286 Karar sayılı ilamı ile verilen 2 ay 15 gün hapis cezasının infazı sırasında, Düzce İnfaz Hâkimliğinin 12/09/2019 tarihli ve 2019/1528 Esas, 2019/1618 sayılı kararıyla hapis cezasının şartla tahliye tarihine (03/11/2019) kadar olan kısmının denetimli serbestlik uygulanmak suretiyle infazına karar verilip tahliye edilmesini takiben, hükümlünün 16/09/2019 tarihine kadar Düzce denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmemesi nedeni ile hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan açılan kamu davası neticesinde Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/10/2019 tarihli ve 2019/332 Esas, 2019/25 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verildiği, yine hükümlünün 16/09/2019 tarihi itibari ile denetimli serbestlik kararının kaldırılarak 5275 sayılı Kanunun 105/A maddesinin 6 b maddesi uyarınca koşullu salıverme tarihine kadar kapalı ceza infaz kurumuna iadesine dair Düzce İnfaz Hâkimliğinin 09/10/2019 tarihli ve 2019/1619 esas, 2019/1761 sayılı kararının tebliğine rağmen 2 gün içerisinde teslim olmaması nedeni ile aynı suçtan Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılarak anılan Mahkemenin 19/01/2021 tarihli ve 2020/69 esas, 2021/12 karar sayılı ilâmı ile mahkûmiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında,
Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 21/11/2018 tarihli ve 2018/7328 esas, 2018/13100 karar sayılı ilamında, "...5275 sayılı Kanunun 105/A 8 maddesinde; "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292. ve 293. maddelerinde yazılı hükümler uygulanır." hükmü düzenlenmektedir. Anılan düzenlemede "denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" ve "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmama" iki seçimlik hareket olarak belirtilmiştir. Somut olayda; sanığın, hakkında uygulanmasına karar verilen denetimli serbestlik tedbiri nedeniyle Gebze Denetimli Serbestlik Müdürlüğü'ne kimliği olmadan süresinde başvurduğu, kimliği olmadığı için ek süre verilmesine rağmen bu sürenin sonunda da müdürlüğe usulüne uygun geçerli bir başvuruda bulunmadığı anlaşılmaktadır. "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" şeklinde gerçekleşen sanığın eyleminin, anılan hükmün kapsamında kaldığı, bu aşamaya kadarki hali itibariyle mezkur suçu oluşturduğu, sanık hakkında İnfaz Hakimliği'nden kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı aldırılmasının suçun oluşumuna etki sağlamayacağı...." şeklinde belirtildiği üzere, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 105/A 8 maddesinde yer alan "Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır." şeklindeki düzenleme gereğince "denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" ile "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmama" eylemlerinden herhangi birinin gerçekleşmesi halinde firar suçunun oluşacağı ve sonraki eylemin ayrı bir firar suçunu oluşturmayacağı gözetildiğinde,
Sanığın aynı eylemi nedeniyle, her iki dosyaya konu eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 292/1. madde ve fıkrasında seçimlik olarak düzenlendiğinin ve tek suç olduğunun anlaşıldığı; Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaya ait iddianamenin Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinde görülen davaya ait iddianameden önce düzenlenmiş olması nedeniyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanun'unun 223/7. maddesinde "Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa, davanın reddine karar verilir." hükmü uyarınca, Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinde aynı fiil nedeniyle daha sonraki tarihli iddianame ile açılan mükerrer dava hakkında, yeniden açılan davanın derdestlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde sanığın mahkûmiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
- a) Düzce Açık Ceza İnfaz Kurumunda bulunan hükümlünün cezasının koşullu salıverme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verildiği ve 3 gün içerisinde Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne müracaat etmesi gerektiği 12.09.2019 tarihinde kendisine tebliğ edildiği halde müracaat etmediği, bu olayla ilgili Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 04.10.2019 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Düzce 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2019 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi uyarınca 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
b) Aynı olayın devamında, hükümlü hakkında Düzce İnfaz Hakimliğinin 07.10.2019 tarihli kararı ile kapalı infaz kurumuna iade kararı verilmesine karar verildiği ve bu kararın 11.11.2019 tarihinde tebliği üzerine hükümlü tarafından itiraz edilmesi üzerine Düzce 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2019 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verilmesine rağmen hükümlünün iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmadığı, bu olayla ilgili Düzce Cumhuriyet Başsavcılığının 21.01.2020 tarihli iddianamesi ile hükümlü hakkında hükümlü veya tutuklunun kaçması suçundan 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan dava ile yapılan yargılama neticesinde Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 292 nci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 251 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 4 ay 26 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği belirlenmiştir.
- 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un (5275 sayılı Kanun) 105/A maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan sekizinci fıkrası;
"(8) Denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeyenler ile (…) ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet başsavcılığına teslim olmayan hükümlüler hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 292 nci ve 293 üncü maddelerinde yazılı hükümler uygulanır."
Şeklinde düzenlenmiştir. Anılan düzenlemede "denetimli serbestlik müdürlüğüne müracaat etmesi gereken sürenin bitiminden itibaren iki gün geçmiş olmasına karşın müracaat etmeme" ve "kapalı ceza infaz kurumuna iade kararı verilmesine rağmen iki gün içinde en yakın Cumhuriyet Başsavcılığına teslim olmama" iki seçimlik hareket olarak belirtilmiştir.
- 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin inceleme konusu ile ilgili olan yedinci fıkrası;
"(7) Aynı fiil nedeniyle, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm veya açılmış bir dava varsa davanın reddine karar verilir."
Şeklinde düzenlenmiştir.
- Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; hükümlünün aynı eylemi nedeniyle, iddianame tarihi daha sonra olan Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesine açılan mükerrer davanın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.
III. KARAR
-
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
-
Düzce 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.01.2021 tarihli ve 2020/69 Esas, 2021/12 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, yürütülen mükerrer davanın, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca REDDİNE, hükümlü hakkında mahkemece hükmedilen bu CEZANIN KALDIRILMASINA,
5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (d) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:16:46