Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6127
2024/3452
24 Nisan 2024
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2019/533 E., 2022/256 K.
SUÇ: Başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma vb.,
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan usul hükümleri gereği temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 04.01.2011 tarihli iddianamesi ile sanığın, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma vb., suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
-
İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2011/69 Esas ve 2012/49 Karar sayılı kararı ile sanığın, başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme,satma vb. suçundan 2 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
-
İlgili kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 28.04.2014 Tarih 2013/12559 Esas, 2014/10826 Karar sayılı kararı ile,
a. Sanığın, katılana ait kimlik bilgilerini kullanarak oluşturduğu sahte nüfus cüzdanı ile Türk Ekonomi Bankasına müracaatla kredi kartı sözleşmesi imzalayarak sahte kredi kartı çıkartmak ve bu kredi kartlarıyla değişik zamanlarda harcama yapmaktan ibaret eylemlerinin Türk Ceza Kanunu'nun 245/2, 43 ve 245/3, 43. maddelerine uyan suçları oluşturduğu gözetilmeden yazılı biçimde hüküm kurulmasının,
b. Sanığın tekerrüre esas alınan geçmiş hükümlülüğüne konu cezasının kesin olması nedeniyle CMUK.nun 305. maddesi uyarınca tekerrüre esas alınamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin ve infazdan sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmesinin,
Hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ile bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozma kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı üzerine Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/8 424 Esas, 2019/310 Karar sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilmiştir.
-
Bozma sonrası, yapılan yargılamada; İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli, 2019/533 E. 2022/256 K. sayılı kararı ile sanığın, zincirleme şekilde başkalarına ait banka hesaplarıyla ilişkilendirilerek sahte banka veya kredi kartı üretme, satma suçundan, 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1412 Sayılı Ceza Muhakemeleri Usulû Kanunu'nun 326/son maddesi gereğince sanığa verilen 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 100,00 TL adli para cezasının , 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasına indirilerek sanığın bu suçtan neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 80,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafinin temyiz sebepleri;
-
Atılı suçu işlemeyen sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Davanın zamanaşımı nedeni ile düşürülmesi gerektiğine,
-
Aksi kanaat halinde sanığa zararı gidermesi için hak tanınarak lehe olan hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Dava konusu olay, sanığın, ...'e ait kimlik bilgileri ve kendi fotoğrafını kullanarak oluşturduğu ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanı ile katılan bankaya başvurarak sahte kredi kartı tahsis edilmesini sağladığı iddialarına ilişkindir.
-
Katılan Burhanedin'e ait kimlik bilgileri ile TEB Bankasına yapılan başvuru üzerine, 4402 **** **** 6847 nolu kredi kartının tahsis edildiğine, kartın katılan adına tesliminden sonra, kart ile 25.07.2007 ve 18.08.2007 tarihlerinde farklı yerlerden harcama yapıldığına dair banka yazı cevapları dosyada mevcuttur.
-
Kart başvurusunda sunulan “J07 289942” seri numaralı nüfus cüzdanı fotokopisinin banka yetkilisi tarafından “aslı gibidir” kaşesi vurularak onaylandığı, bilgilerin katılana, resmin ise sanığa ait olduğu görülmüştür.
-
06.12.2010 tarihli bilirkişi raporu ile, 13.07.2007 tarihli “Teslimat Detayı” aslında bulunan teslim alan imzası ile 18.06.2007 tarihli kredi kartı başvuru formu fotokopisindeki yazı ve imzaların sanığın eli mahsulü oldukları belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A.Sanık temyiz sebepleri yönünden;
- Dava zamanaşımına ilişkin;
5237 sayılı Kanun'un 66/1 d, 66/3 ve 67 inci maddeleri gereğince, atılı suç için kanunda öngörülen ceza miktarının üst sınırı itibari ile olağan zamanaşımı süresinin 15, olağan üstü zamanaşımı süresinin ise 22 yıl 6 ay olduğu, bu itibarla dava zamanaşımın dolmadığı görülmüştür.
- Sübuta ilişkin;
Dosyadaki olgular itibari ile, sanığın katılana ait kimlik bilgilerini ve kendi fotoğrafını kullanarak oluşturduğu ele geçirilemeyen sahte nüfus cüzdanı ile TEB Bankasına başvurarak, katılan adına 4402 **** **** 6847 nolu kredi kartının tahsis edilmesini sağladığı, sanık her ne kadar savunmasında suçlamayı kabul etmemiş ise de; başvuru esnasında sunulan kimlikteki fotoğrafın sanığa ait olduğu, yine bilirkişi raporu ile, 13.07.2007 tarihli “Teslimat Detayı” aslında bulunan teslim alan imzası ile 18.06.2007 tarihli kredi kartı başvuru formu fotokopisindeki yazı ve imzaların sanığın eli ürünü olduklarının belirlendiği, bu bağlamda sanığın eyleminin sabit olduğu anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir.
- Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkin;
5237 sayılı Kanun'un 245/5 maddesinde açıkça belirtildiği üzere, sanığın üzerine atılı suç için etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması mümkün olmadığından, mahkemenin kararında bu yönde bir isabetsizlik görülmemiştir.
B.Diğer yönlerden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddine, Ancak;
-
5237 sayılı Kanunun 43 üncü maddesine göre "bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda ya da aynı suçun birden fazla kişiye karşı tek bir fiille işlenmesi" durumunda zincirleme suç hükümlerinin uygulanması mümkün olup, suçtan zarar gören adına sahte olarak sadece tek bir kredi kartı üretildiğinin kabul edilmesi karşısında; zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma şartları gerçekleşmediği gözetilmeden 5237 sayılı Kanunun 43 üncü maddesi uyarınca cezanın arttırılması suretiyle fazla ceza tayini,
-
Bozma sonrası sanık hakkında hüküm kurulurken 1412 sayılı Kanunun 326 ıncı maddesinin son fıkrası uyarınca kazanılmış hak nedeniyle toplam cezanın 2 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis ve 80 TL adli para czeasıyla cezalandırılmasına karar verilmesi
Hususları hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde B bendinde yer alan nedenlerle, İstanbul 13. Asliye Ceza Mahkemesinin, 28.04.2022 tarihli, 2019/533 E. 2022/256 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.04.2024 tarihinde karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:17:00