Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4670
2024/301
15 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/608 E., 2023/1416 K.
SUÇ: İftira
HÜKÜM: Beraat, düzeltilerek İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Kütahya Cumhuriyet Başsavcılığının 24.03.2021 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır
-
Kütahya 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 18.11.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267/1, 269/1, 62, 53, 58 inci maddeleri uyarınca 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,hak yoksunluklarına ve tekerrür hükümlerinin uygulanmasına karar verilmiştir.
-
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.07.2023 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı, sanık ve katılan vekililnin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1 a, 303/1 a.maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine, sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223/2 a.maddesi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz istemi katılanın avukat olup sanığın doktor olduğuna 03.05.2013 tarihinde sanığın uygulama yapan polislere hakarette bulunduğu için hakkında dava açıldığına, katılanın bu dava da polislerin vekilliğini yaptığına, bu davadan dolayı sanığın mahkumiyet aldığına ayrıca tazminat ödemek zorunda kaldığına bu olaydan sonra 15 temmuz olayları olduğuna, sanığın katılana önceki olaylar nedeniyle duyduğu öfke ile katılanı fetöcü olmakla suçlayıp ihbarda bulunduğuna, iftira suçunun tüm unsurlarının olayda gerçekleşmesine karşın sanığa beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın vatandaşlık görevi niyetiyle değil aksine katılana duyduğu kin ve öfke ile ihbarda bulunduğuna, sanıkla katılanın tazminat davasını ödemesi hususunda 19.01.2016 tarihinde bir araya geldiklerine bunun dışında görüşmediklerine 15 temmuz olayının sonra gerçekleşmesi nedeniyle sanığın kasıtlı olarak ihbar ettiğinin anlaşıldığına, sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay sanığın, 23.09.2016 tarihinde Alo 140 Terör İhbar hattı aracılığıyla katılanın FETÖ terör örgütü ile bağlantısının bulunduğunu belirterek ihbarda bulunmak suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
Sanığın katılan hakkında Fetö terör örgütüne üye olduğundan bahisle ihbarda bulunmak suretiyle üzerine atılı "İftira" suçunu işlediğine kanaat getirilerek sanığın cezalandırılması yoluna gidilmiştir
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü;
Sanığın vatandaşlık görevini yerine getirmek amacıyla terör ihbar hattına ihbarda bulunduğunu atılı iftira suçlamasını kabul etmediği dikkate alındığında, sanığın suçsuz olduğunu bildiği halde katılan hakkında asılsız suçlamada bulunduğuna dair herhangi bir delile rastlanılmadığı, sanığın açıklanan bu eyleminin Anayasa'nın 74 üncü maddesinde düzenlenen Anayasal şikayet hakkının kullanılması kapsamında değerlendirilmesi gerekmesi nedeniyle sanığın beraatine karar verilmiştir
IV. GEREKÇE
- İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
2.Sanığın savunması ve müracaat içeriği itibari ile, sanığın eyleminin suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde olmayıp, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 74 . maddesi ile güvence altına alınan anayasal şikayet ve ihbar hakkını kullanma niteliğinde olması nedeniyle, sanık hakkında bölge adliye mahkemesince kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 17.07.2023 tarihli kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Kütahya 1.Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 3.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:11