Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/16861
2024/2317
12 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/718 Esas, 2020/339 Karar
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 23.01.2018 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan 10 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine, 1 yıl denetim süresi uygulanmasına, katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine karar verilmiştir.
-
İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine; İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.03.2020 tarihli kararıyla katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin bölümün hükümden çıkarılması suretiyle istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi; sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
-
Dava konusu olay; gazeteci olarak görev yapan sanığın "Twitter" isimli sosyal paylaşım sitesinde 15.09.2016 tarihinde "Mardin Derik İlçesine kayyum atanan kaymakamin adi ...! Şaka mi kod adi mi? Bir Kurt bolgesina daha saf Türk bulamazlardi" şeklinde paylaşım yapmak suretiyle atılı halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
-
Soruşturma süreci; müşteki ...'nin 14.11.2016 tarihinde Yusufeli Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarıyla başlamıştır.
-
İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü görevlilerince yapılan 22.06.2017 tarihli açık kaynak araştırma raporunda, müştekinin beyanında bahsi geçen internet sosyal medya hesabındaki paylaşımın olduğu haliyle tespit edildiği belirtilmiştir.
-
Paylaşımdan yaklaşık iki ay sonra 10.11.2016 tarihinde teröristlerce el yapımı patlayıcının patlatılmasıyla kaymakam ... şehit edilmiştir.
-
Sanık aşamalardaki savunmalarında; atılı suçu kabul etmediğini, halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme kastının bulunmadığını, aksine kaymakam için endişelenerek ironi amaçlı söz konusu paylaşımı yaptığını beyan etmiştir. 01.11.2018 tarihli oturumda hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını istemediğini beyan etmiştir.
-
İstanbul 20. Asliye Ceza Mahkemesinin 18.12.2018 tarihli kararıyla sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından suçun sabit olduğu konusunda bir isabetsizlik görülmemiş; ancak katılan ... lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceği hususunun gözetilmemesi nedeniyle hükmün düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin birinci fıkrası "(1) Halkın sosyal sınıf, ırk, din, mezhep veya bölge bakımından farklı özelliklere sahip bir kesimini, diğer bir kesimi aleyhine kin ve düşmanlığa alenen tahrik eden kimse, bu nedenle kamu güvenliği açısından açık ve yakın bir tehlikenin ortaya çıkması halinde, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır." şeklindedir. Maddeye göre; söz konusu suçun oluşması için, kamu güvenliğinin bozulması tehlikesinin açık ve yakın olarak varlığı gerekir. Açıklık; failin eylemi nedeniyle tereddüte mahal vermeyecek şekilde tehlikenin ortaya çıkma ihtimalidir. Yakınlık ise; failin eylemi ile meydana gelecek zarar tehlikesi arasında nedensellik bağının kopmasına neden olacak kadar sürenin geçmemesini ifade eder. Hakim, kullanılan ifadeler dolayısıyla bu tehlikenin gerçekleşip gerçekleşmediğini kararda tartışıp gerekçelendirecektir. Failin eylemi ile tehlike arasında nedensellik bağının varlığı suçun oluşumu için gereklidir. Maddenin gerekçesine göre; failin eylemi nedeniyle açık ve yakın tehlikenin varlığı somut olarak tespit edilmedikçe söz konusu suçtan cezalandırılma yoluna gidilemez. Ayrıca; suçu oluşturan “tahrik”, soyut saygısızlık ve reddin ötesinde, bir halk kesimine karşı düşmanca tavırlar gösterilmesini sağlamaya veya bu tür tavırları pekiştirmeye objektif olarak elverişli olmalıdır. Fail sübjektif olarak da bu amacı gütmeli, halk kesimini kin ve nefrete tahrik etmelidir. Bu kapsamda salt yüz çevirme, soyut bir red veya saygısızlık ifade eden bir davranışta bulunma veya bu yönde sözler sarfetme, suçun gerçekleşmesi bakımından yeterli değildir. Fiilin suç teşkil etmesi için bunların ötesinde, ağır ve yoğun bir tarzda kin ve düşmanlığa tahrikin var olması gerekir. Diğer bir tabirle etkili bir şiddet çağrısı ya da nefret söylemi içermelidir. Failin fiili, adet ve şahıs olarak muayyen olmayan toplum kesimi üzerinde kin ve nefret duygularının oluşumuna veya mevcut duyguların pekişmesine etkide bulunmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında; somut olayda, sanığın herkese açık olan "Twitter" isimli sosyal medya hesabından 15.09.2016 tarihinde "Mardin Derik İlçesine kayyum atanan kaymakamin adi ...! Şaka mi kod adi mi? Bir Kurt bolgesina daha saf Türk bulamazlardi" şeklinde paylaşım yapması ile 10.11.2016 tarihinde ismi geçen kaymakam ...'ün teröristlerce şehit edilmesi arasında yaklaşık 54 günlük bir zaman aralığının uzunluğu da gözetildiğinde, nedensellik bağı bulunduğuna dair delil tespit edilemediği gibi; bu paylaşım nedeniyle başkaca açık ya da yakın tehlike oluştuğuna dair delil ya da iddianamede anlatım bulunmamaktadır. Ayrıca sanığın "adli sicil kaydında benzer suçlardan mahkûmiyetinin bulunmadığı ile aşamalarda değişmeyen bahsi geçen paylaşımı ironi olarak yaptığına, halkın bir kesimini kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme kastıyla hareket etmediğine" dair savunmaları ile paylaşımın içeriği göreceli şekilde saygısızlık olarak değerlendirilebilse de; halkın bir kesimini kin ve düşmanlığa tahrike neden olacak, nefret duygusu oluşturacak ifadeler bulunmadığından; sanığın unsurları oluşmayan suçtan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 03.03.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdiren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.03.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:20:37