Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4147
2024/2010
4 Mart 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2022/1015 Esas, 2023/407 Karar
SUÇ: Suç işlemeye alenen tahrik etme
HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Küçükçekmece Cumhuriyet Başsavcılığının 19.06.2020 tarihli iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 214 üncü ve 218 inci maddelerinin birinci fıkralarında düzenlenen basın yayın yoluyla suç işlemeye alenen tahrik etme suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
-
Küçükçekmece 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli kararıyla sanığın 5237 sayılı Kanun'un 214 üncü ve 218 inci maddelerinin birinci fıkraları ile aynı Kanun'un 62 nci ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkraları gereğince basın yayın yoluyla suç işlemeye alenen tahrik etme suçundan 4.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına, adli para cezasının (5) eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
-
Sanık müdafiinin kararı istinaf etmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 18.05.2023 tarihli kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Şikayetçiler vekilinin istinaf istemi ise; davaya katılma ve kanun yollarına başvuru hakkı bulunmadığından reddedilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi;
a ) Hükmün gerekçesiz olduğuna,
b ) Eksik inceleme yapıldığına,
c ) Suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın son söz hakkının ihlal edildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
- Dava konusu olay; basın mensubu olarak görev yapan sanığın suç tarihinde *** TV'de
yayınlanan *** programında "Hadi gidelim, şeriat çalıştayına gidelim, işte haber burada, bakalım bu ***'in oyununa gelecek mi Ali Bey ben merak ediyorum, Ali İhsan bey, ihsansız Ali olmaz diye düşünüyorum ben, şeriat çalıştayı şimdi *** bize tuzak kuruyor, yani bize dediğim bu ülkenin yüzde doksan dokuz muydu siz düşürdünüz gerçi siz yüzde doksan altıya düşürdünüz, dün itibariyle artık bundan sonra Türkiye'nin yüzde doksan altısı müslüman olan bir ülke diyeceğim ben, şeriat çalıştayı ***yazıyor, son dönemde *** ilginç yazılar, haberler yazıyor, neredeyse tek başına *** Gazetesini çıkartıyor gibi dersem yerinde olabilir, ben içerisine bakmadım ama ***te şeriat çalıştayı diye kocaman, ne kadar da büyük yazmışlar öyle değil mi, bunu görünce bana yetti, dedim ki *** bizi tuzağa çekiyor, hadi gidelim, madem *** şeriata savaş açtı, *** da orada duruyor, hep birlikte toplanıp ***in önüne bir el bombası atalım" şeklinde beyanda bulunarak basın yayın yoluyla suç işlemeye alenen tahrik etme suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
-
Sanık aşamalarda; "Ben yaklaşık 30 yıldır gazeteci olarak çalışıyorum. Dava konusu ifadelerim kesinlikle suça teşvik niteliği taşımayıp konuşmacı olduğum programda yapmış olduğum eleştirilere ilişkindir, *** gazetesinin söz konusu baskısının ilk sayfası incelendiğinde "şeriat çalıştayı" başlığı altında Adalet Bakanımızın fotoğrafı ve katıldığı toplantının görselleri yer almaktaydı, daha evvel de *** gazetesinin yönelik eylemler olduğu için ben tamamen ülkemizin müslüman ve sağ duyulu kesimini uyarmak adına bu cümleleri sarf ettim, burada amacım tahrik değil, bilakis ülkemiz insanını uyarmaktı, çünkü ülkemizin geçmişinde insanımızın sağ duyusu kullanılarak daha evvel bu tip eylemlere sebebiyet verilmişti, bu olaylar tekrar yaşanmasın diye konuştum, ifadelerim tamamen ülkemiz insanının sağ duyusuna yönelikti, benim sadece tek bir cümlemi alıp bu olayın evveliyatı değerlendirilmeden suçlamada bulunmasını kabul etmiyorum." şeklinde savunma yapmıştır.
-
Sanık 08.06.2021 tarihli duruşmada hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükümlerinin uygulanmasını kabul etmediğini beyan etmiştir.
-
Sanığın yargılamaya konu edilen ses ve görüntü çözüm kaydının yapıldığı 13.01.2020 tarihli bilirkişi raporu dosya içerisinde ve UYAP ortamında mevcuttur. Sanığın savunmalarına göre; sözlerini tepki olarak yönelttiği **** Gazetesinin söz konusu Şeriat Çalıştayı başlıklı yazısı açık kaynaklardan alınarak heyetimizce incelenmiştir.
-
Küçükçekmece 22. Asliye Ceza Mahkemesinin 14.04.2022 tarihli kararıyla sanığın basın yayın yoluyla alenen suç işlemeye tahrik etme suçundan 4.000,00 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına ve adli para cezasının 5 eşit taksitte tahsiline karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
- Sanık müdafiinin hükmün gerekçesiz olduğuna ve sanığın son söz hakkının ihlal edildiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden;
a ) İlk derece mahkemesi kararına atıf yapan bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay denetimine olanak sağlayacak şekilde açık olduğu, Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için sonuca etkili tüm argümanların, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre Mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dava dosyasındaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmelerin gerekçeye yansıtıldığı, bu itibarla Mahkeme kararının kanunî gerekçenin özelliklerini taşıdığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
b ) 14.04.2022 tarihli mahkumiyet kararı sanığın yokluğunda verilmiş ise de; UYAP ortamından yapılan incelemede; sanığın kısa kararın açıklandığı tarihte tutuklu veya hükümlü olmadığı ve 08.06.2021 tarihli duruşmada hakları hatırlatılarak savunmasının usulüne uygun şekilde alındığı anlaşıldığından hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır. Ancak;
- Sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde ise;
5237 sayılı Kanun'un 214 üncü maddesinin birinci fıkrası "(1) Suç işlemek için alenen tahrikte bulunan kişi, altı aydan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır...." şeklindedir. Aynı Kanun'un 218 inci maddesinin son cümlesinde yer alan"..Ancak, haber verme sınırlarını aşmayan ve eleştiri amacıyla yapılan düşünce açıklamaları suç oluşturmaz." hükmüne göre; suçun oluşması için sanığın kastının haber verme sınırlarını ve eleştiri amacını aşması gerekmektedir.
Bir hakkın kullanılması, hukuka uygunluk nedeni olup; sınırları içinde kullanılan basın özgürlüğü de bu kapsamdadır. Nitekim Basın Kanunu'na göre; Basın özgürdür. Bu özgürlük; Kanun'un 3 üncü maddesinde bilgi edinme, yayma, eleştirme, yorumlama ve eser yaratma haklarını içerir. şeklinde ifade edilmiştir. Basın ve araştırmacı gazetecilik, hükümetin siyasi kararlarını, eylemlerini ve ihmallerini sıkı bir denetime tabi tutarak ve vatandaşların karar alma sürecine katılmasını kolaylaştırarak demokrasinin sağlıklı bir şekilde işlemesini de güvence altına almaktadır. Basının sahip olduğu, demokrasiyi güçlendiren böyle bir işlem, halkın, tartışmalı siyasi konularda da, kamuoyunu ilgilendiren bilgi ve fikirleri alma hakkıyla birlikte gündeme geldiğinde özel bir önem kazanır. Basın halkın siyasal liderlerin düşünceleri ve tavırları hakkında bir görüş edinilmesi ve kamuoyu oluşturulabilmesi için en uygun yollardan biridir.
Bu açıklamalar ışığında; basın yayın mensubu olan sanığın *** TV de 20.12.2019 tarihinde yayınlanan programda geçen ifadeleri yargılama konusudur. Sanığın savunmasına göre; yargılama konusu ifadeler *** Gazetesindeki "ŞERİAT ÇALIŞTAYI" başlıklı yazıya tepki ve eleştiri niteliğindedir. Söz konusu *** Gazetesindeki yazıda "ŞERİAT ÇALIŞTAYI...Adalet Bakanı tarikat liderinin elini öptü.. Yazıklar olsun..." şeklinde ibareler bulunmaktadır. Sanığın yargılamaya konu edilen ifadelerinin bulunduğu ses ve görüntü çözüm tutanağında yer alan sözleri "...dedim ki **** bizi tuzağa çekiyor, hadi gidelim, madem ***** şeriata savaş açtı, *** Gazete de orada duruyor, hep birlikte toplanıp ***önüne bir el bombası atalım... Şeriat Çalıştayı diye bizi hedef gösteriyorlar, çünkü bunlar kaostan besleniyolar, kaostan beslendikleri için Şeriat Çalıştayı diye bizi hedef gösteriyorlar, biz bu oyuna gelir miyiz, gelmeyiz.." şeklindedir. Herhangi bir suçtan adli sicil kaydı bulunmayan sanık aşamalardaki tutarlı savunmalarında; ".. ülkemizin müslüman ve sağ duyulu kesimini uyarmak adına bu cümleleri sarf ettim, burada amacım tahrik değil, bilakis ülkemiz insanını uyarmaktı, çünkü ülkemizin geçmişinde insanımızın sağ duyusu kullanılarak daha evvel bu tip eylemlere sebebiyet verilmişti, bu olaylar tekrar yaşanmasın diye konuştum, ifadelerim tamamen ülkemiz insanının sağ duyusuna yönelikti," şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davaya konu oluşturan konuşmalar bir bütün olarak değerlendirildiğinde; sanığın kastının halkı suç işlemeye tahrik niteliğinde olmadığı hususu, özellikle "haberi yapan gazete kaostan besleniyor, biz bu oyuna gelir miyiz, gelmeyiz" şeklindeki bilirkişi çözüm tutanağına geçen ifadelerinden anlaşılmaktadır. Bu ifadeler ile sanığın kastının halkı suç işlemeye tahrik etmek olmadığına; aksine kaos yaşanmaması için toplumu uyarmak olduğuna dair aşamalarda değişmeyen savunmaları ile uyumlu olduğu ortaya çıkmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, suç işleme kastı ile hareket etmeyen sanığın 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraatine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin, 18.05.2023 tarihli, 2022/1015 Esas, 2023/407 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Küçükçekmece 22. Asliye Ceza Mahkemesine Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.03.2024 tarihinde karar verildi.
...
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:21:34