Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/18957

Karar No

2024/1743

Karar Tarihi

26 Şubat 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2019/645 E., 2021/763 K.

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1.İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının 07.06.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

  1. İzmir 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 13.08.2018 tarihli kararı ile; sanığın 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, 43 üncü maddesi, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  2. İlgili kararın katılan Bakanlık vekili, mağdur vekili ve sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine, dosya üzerinden yapılan incelemede, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 24.05.2021 tarihli kararı ile kaldırılarak, sanığın beraatine ve düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Mağdur vekilinin temyiz isteği,

İstinaf aşamasında onanan şantaj eylemi sabit iken 17 yaşındaki mağdurun sanık ile buluşmaya rızası ile gittiğinin değerlendirilmesinin çelişkili olduğuna, bozulması gerektiğine ilişkindir.

Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği,

  1. Eksik araştırma ile hüküm kurulduğu, sanık hakkında üst hadden ceza tayini ile verilen beraat kararının kaldırılması gerektiğine,

  2. Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmolunmasına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Temyizin kapsamına göre;

Dava konusu olay, 17 yaşındaki mağdurun olaydan 2 yıl önce sosyal medya üzerinden tanıştığı sanık ile mesire alanında gerçekleşen ilk buluşmalarında alkol alarak öpüşürken fotoğraf çektikleri, sanığın bu fotoğrafları sakladığı ve bu fotoğrafları herkese göstermek ile mağdura şantaj yaparak Mart 2018 ayında mağdur ile anal yolla cinsel ilişkiye girdiği, ilk girdikleri cinsel ilişkiyi sanığın video kaydına aldığı ve bu video kaydını kullanarak da daha sonra mağdur ile anal yolla iki kez daha olmak üzere Mart Nisan 2018 tarihlerinde toplam üç kez cinsel ilişkiye girdiği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın, yaşı küçük mağduru anne ve babasının rızası olmadan ormanlık alana götürüp zincirleme olarak cinsel ilişkiye girmek suretiyle reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğu cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği, sanığın mağdurdan önceki kız arkadaşı ile mağdurdan habersiz olarak görüştüğünü öğrenen mağdur ile sanığın arasının bozulduğu, yaşı küçük katılan mağduru katılan anne ve babasının rızası olmadan ormanlık alana götürüp zincirleme olarak cinsel ilişkiye girmek suretiyle reşit olmayanla cinsel ilişki ve çocuğu cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği kabulü ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Mağdurenin 17 yaşında olduğu, suç tarihlerinde sanıkla rızası dahilinde ve birden çok kez ormanlık mesire alanlarına giderek burada rızası dahilinde anal yoldan cinsel ilişkiye girmek şeklinde cereyan eden olayda mahkemenin de kabulü bu yönde olduğu ve katılan mağdurun yaşı itibariyle hukuken geçerli rızasına istinaden sanıkla birlikte gitmesinden dolayı kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu oluşmadığı halde kendi içinde çelişkili gerekçe ile sanığın mahkumiyetine karar verilmesi usul ve kanuna aykırı bulunarak beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A.Tebliğname yönünden;

Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 05.08.2017 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 20.07.2017 tarihli ve 7035 sayılı Kanun'un 15 inci maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca, ''(1) Bölge adliye mahkemesi, dosyayı ve dosyayla birlikte sunulmuş olan delilleri inceledikten sonra; a) İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine, ... karar verir'' ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ''(1) Hükme esas olarak saptanan olaylara uygulanmasında hukuka aykırılıktan dolayı hüküm bozulmuş ise, aşağıdaki hâllerde Yargıtay davanın esasına hükmedebileceği gibi hükümdeki hukuka aykırılığı da düzeltebilir: a) Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklindeki düzenlemeler karşısında; ilk derece mahkemesinden gelen dava dosyasının tekemmül ettiği, başkaca toplanması gereken delil bulunmadığı hallerde bölge adliye mahkemesince duruşma açılmaksızın "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine" şeklinde sanığın beraatine, davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunmasına karar verilebileceğinden Tebliğnamede bozma isteyen görüşe iştirak edilmemiştir.

B. Temyiz sebepleri yönünden;

  1. 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak, her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği; ancak Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve Kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetildiğinde, hükümde katılan Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmolunmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

  2. Olayın intikal şekli ve zamanı, katılanın aşamalardaki değişmeyen beyanları, sanığın elindeki fotoğraf ve daha önce kaydedilmiş kamera kayıtları olduğunu, buluşmaları halinde sileceğini söyleyerek şantajla mağdurun üç kez cinsel amaçla belirlediği yere gelmesini sağladığı ve zincirleme şekilde kişiyi hürriyetinden yoksun kılmak eylemini gerçekleştirdiği gözetilerek 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 43 üncü maddesi uyarınca sanık hakkında atılı suçtan mahkumiyeti gerekirken, yazılı şekilde sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, 24.05.2021 tarihli ve 2019/645 Esas, 2019/763 Karar sayılı kararının, katılan Bakanlık vekili ve mağdur vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesine takdîren gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 26.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karartemyizhukukîincelenentevdiinesüreçkararınolgularv.sebeplerigerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:31

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim