Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/2663

Karar No

2024/1207

Karar Tarihi

13 Şubat 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2021/214 E., 2022/36 K.

SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma

HÜKÜM: Davanın reddi

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Esastan red ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Nallıhan Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.

  2. Nallıhan Asliye Ceza Mahkemesi'nin 02.12.2020 tarihli kararıyla sanık hakkında atılı suçtan mahkûmiyet kararı verilmiştir.

  3. Sanığın istinaf başvurusu üzerine, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 17.01.2022 tarihli kararı ile mahkûmiyet kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekilinin temyiz sebepleri; sabit olan suçtan sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Dava konusu olay, er olan sanığın, er olan temyiz dışı sanık ... Eren ile birlikte, sanık ...'nın kayınpederi ile müşteki arasındaki arazi anlaşmazlığı nedeniyle, köye giderek er kimliklerini gösterip kendilerini Astsubay olarak tanıttıkları, müştekinin evine giderek müştekiyi araçla aldıkları, köy meydanından geçtikleri sırada, köy muhtarı olan tanık B.K. tarafından aracın durdurulması üzerine müştekinin araçtan indiği, kimliklerini gösterememeleri üzerine Jandarma'ya haber verildiği sırada sanıkların araçla uzaklaştıkları iddiasına ilişkindir.

  2. Tanık olarak dinlenen B.K. aşamalardaki beyanlarında, iki kişinin köy içerisinde dolaşıp adres sorduklarını ve köy halkından birinin üzerini usulsüz aradıklarını öğrenmesi üzerine köy kahvesine gittiğini, sanıkların bulunduğu aracın geldiğini görünce, aracı durdurduğunu, aracı kullanan şahsın Astsubay olduğunu söylemesi üzerine kimlik göstermesini istediğinde er kimlik kartını gösterdiğini, müştekinin araçtan inerek kendisini götürdüklerini söylediğini, karakolu aradığında araçla uzaklaştıklarını ifade etmiştir.

  3. Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinde kamu görevini usulsüz üstlenme suçundan açılan davada sanıklar hakkında verilen mahkûmiyet kararı ile nitelikli dolandırıcılığa teşebbüs ve kamu görevine ait araç ve gereçleri suçta kullanma suçundan açılan davada verilen beraat kararlarının istinaf edilmeden kesinleştikleri belirlenmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

İlk derece mahkemesince, sanığın, temyiz dışı sanık ile fikir ve eylem birliği içerisinde, astsubay olduğunu söyleyerek hile kullanmak suretiyle müştekiyi araca bindirip götürdükleri, eylemlerini tamamlayamamaları nedeniyle teşebbüs aşamasında kaldığı kabul edilerek atılı suçtan cezalandırılmasına karar verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;

Sanıkların, kendilerini astsubay olarak tanıtmalarına ilişkin eylemlerinin, dolandırıcılık suçunu oluşturduğu, hilenin bu suçun unsuru olduğu, bu suçtan ayrı bir dava açılıp beraat kararı verildiği, her ne kadar beraat kararı istinaf edilmeden kesinleşmiş ise de, aynı sanık için önceden verilmiş bir hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu, maddenin gerekçesinde de belirtildiği gibi bir kimsenin hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden yoksun bırakılmasıyla oluşmaktadır. Örneğin, kişinin bir yere kapatılması, bir yerde tutulması, bir yere götürülmesi veya bir yere gitmekten men olunması fiilleri, bu tanıma göre ceza yaptırımını gerektirmektedir. Somut olayda, er olan sanığın, er olan temyiz dışı sanık ... Eren ile birlikte, temyiz dışı sanık ...'nın kayınpederi ile müşteki arasındaki arazi anlaşmazlığı nedeniyle, köye giderek er kimliklerini gösterip kendilerini Astsubay olarak tanıttıkları, müştekinin evine giderek müştekiyi araçla aldıkları, köy meydanından geçtikleri sırada, köy muhtarı olan tanık B.K. tarafından aracın durdurulması üzerine, müştekinin araçtan indiği, kimliklerini

gösterememeleri üzerine Jandarma'ya haber verildiği sırada sanıkların araçla uzaklaştıkları anlaşılmıştır. Sanıkların, müştekiyi araca bindirmeden önceki eylemleri, Ankara Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılama konusu yapılarak haklarında beraat kararları verilen dolandırıcılığa teşebbüs suçunun konusunu oluşturmaktadır. Müştekinin, kandırılarak bir araca bindirilip götürülmesi, dolandırıcılığın maddi unsuru ya da ağırlaştırıcı nedeni değildir. 5271 sayılı Kanun'un 225 inci maddesindeki düzenleme dikkate alındığında, sanıkların müştekiyi kandırarak araca bindirip götürmeleri şeklinde gerçekleşen eylemlerinin ayrı bir suçu oluşturduğu anlaşılmaktadır. Bu itibarla, eylemini temyiz dışı sanık ile fikir ve eylem birliği içerisinde hile ile gerçekleştiren sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaleti ile aynı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası ve üçüncü fıkrasının (b) bendinde yer alan suçtan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka uygunluk görülmemiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin 17.01.2022 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası ve 307 nci maddesi uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun'un 307 nci maddesinin beşinci fıkrası gereğince, ceza miktarı bakımından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanun'un 8 inci maddesiyle değişik, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, dosyanın Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi'ne, gönderilmek üzere, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

hürriyetindenkarartemyizyoksunhukukîincelenentevdiinekişiyikararınolgularkılmasüreçv.sebeplerigerekçebozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:23

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim