Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/17091
2024/1205
13 Şubat 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2019/827 E., 2020/266 K.
SUÇ: Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 03.08.2018 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve cinsel istismara teşebbüs suçlarından kamu davası açılmıştır.
-
Bakırköy 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.12.2018 tarihli kararıyla sanık hakkında cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise 2 yıl 6 ay ve sarkıntılık suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.01.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince sarkıntılık suçundan kurulan hükme yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan ise katılan ... Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekili ve sanık müdafiinin istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek mahkumiyet hükmünün kaldırılmasına; ''sanığın yüklenen suçu işlemediğinin sabit olması nedeniyle beraatine'' karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan ... Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz isteği; eksik inceleme üzerine karar verildiğine, suçun sabit olduğuna, vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay; sanığın olay günü saat 23.00 sıralarında bakkala gitmek için kardeşleri ile birlikte sokağa çıkan 14 yaşındaki mağdure Seçil'in önüne çıkarak ağzını kapattığı, kollarından çekerek binaya sokmaya çalıştığı, mağdureyi öptüğü sırada mağdurenin kardeşinden babasına haber vermesini istediği ve babasının olay yerine gelmesi üzerine sanığın kaçtığı iddiasına ilişkidir.
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Mağdurenin yargılama aşamalarındaki tutarlı ve çelişki arzetmeyen anlatımları, müştekilerin beyanları, tanık U.Y'nin anlatımı, mağdure hakkında Adli Tıp Kurumu Bakırköy Şube Müdürlüğünce düzenlenen 31.07.2018 tarihli rapor ve tüm dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilerek; sanığın olay esnasında mağdureye tokat atarak binaya sokmaya çalıştığı gerekçesiyle; cinsel amaçlı olarak hürriyetinden yoksun bırakma şeklindeki eyleminden cezalandırılmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Mağdurenin mahkeme huzurundaki beyanında olay günü bakkala gittiğinde sanıkla karşılaştığını ve yan yana oturduklarını, bu sırada boynundan öptüğünü, bunun dışında bir olay olmadığını beyan etmesi ve bu beyanların aksine başka delil olmaması karşısında; sanığın mağdureyi işlenen suçla sınırlı olarak ve suç süresinde tuttuğu, bunun dışında bir alıkoyma olmadığı ve atılı suçun işlenmediği kabul edilerek beraatine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden;
Ceza Genel Kurulunun 17.05.2022 tarihli ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanun'un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ''Olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir
cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde Tebliğnamedeki görüşe iştirak edilmemiştir.
B. Katılan ... Politikalar Bakanlığı vekilinin temyiz isteği yönünden;
Davaya katılma ve hükmü temyiz etme hakkı olan ... vekilinin 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca temyiz talebinin kabulü ve davaya katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
-
T.C. Anayasasının 41 inci maddesinde, ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı'nın kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, ancak Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek, katılan Bakanlık vekilinin lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkin temyiz gerekçesi yerinde görülmemiştir.
-
Tüm dosya kapsamına göre olay günü, sanığın mağdurun ağzını kapatarak kollarından çekip binaya sokmaya çalışırken mağdurun babasının gelmesi üzerine sanığın kaçtığı olayda, sanığın hürriyeti tahdit eylemini tamamlayamadan mağdurun onun hakimiyet alanından çıktığı, bu yönü ile eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun'un 190 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve beşinci fıkrası ile 35 inci maddesi gereğince sanığın çocuğa karşı cinsel amaçlı hürriyetinden yoksun kılmaya teşebbüs suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Kurum vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin, 23.01.2020 tarihli ve 2019/827 Esas sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.02.2024 tarihinde karar verildi
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:23