Yargıtay 8. CD 2022/4198 E. 2024/120 K.
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4198
2024/120
10 Ocak 2024
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2020/2875 E., 2021/2471 K.
SUÇ: Halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri alenen aşağılama
HÜKÜM: Mahkumiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemeleri Kanunu (5271 sayılı Kanun) uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Manisa Cumhuriyet Başsavcılığının 10.06.2020 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik etme suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 216 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.
-
Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 22.09.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama suçundan 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karan verilmiştir.
-
Karara karşı sanık tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 23.11.2021 tarihli karan ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği suç kastının bulunmadığına, paylaşımlarının eleştiri mahiyetinde olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü;
-
Dava konusu olay, sanığın ... isimli sosyal paylaşım sitesinde "Diyanet; bir işe yaradığını isbat etmeye çalışıyor her akşam hoparlörden bir yalvarma bir yakarış... Neymiş dua zinciri oluşturuyorlarmış, sevsinler sizin zincirinize.. Sanırsın virüs ile konuşuyor mübarek! Ya da tanrı karşısında onu yalvarıyor bu arada sanırım Tanrı biraz yaşlandı kulağı az duyuyor gibime geldi, çünkü hoca efendi! ona sesini duyurmak için baya zorlanıyor adamın bağıra bağıra ses telleri bir haller oldu, yani hoca efendinin işi zor, bu bunak tanrı He ya Allah kolaylık versin diyecem olmacek.. İşi uzatmayalım konumuza dönelim biz Ey diyanet boşuna ağırma, bu hastalığın çaresi aşı bulmak öyle hoparlörde yalandan ağırma ile olmaz. Ha aşı bulunması için dua ediyorum diyorsan? o zaman bir dakka; duanı şunları da ekleme unutma.! Allah kafire zihin açıklığı versin diyecen çünkü aşı onlar bulacak sezar hakkını sezara verecen öyle dolambaçlı olmacen, olmacek duaya da vatandaşa amin dedirmecen. Bir de şu hoparlörin ses seviyesi bir ayarlayın ayıp hasta var çocuk var istirahat saati olan işçi kardeşin var herkes sizin gibi agirarak yatarak para kazanmıyor biraz edep saygı lütfen. Ha Allah duymuyor ise o zaman mesaj at kardeşim biraz çağa ayak uydur. Birde şunu öyleyim bu hastalık Müslümanlığın tam kalbinden yani Kabe'den geldi" şeklinde paylaşımda bulunarak atılı suçu işlediğine ilişkindir.
-
Bu paylaşımla ilgili Manisa İl Emniyet Müdürlüğü'ne e posta yolu ile ihbarların gelmesi üzerine soruşturmaya başlanıldığı belirlenmiştir.
-
Sanığın soruşturma aşamasında alınan ifadesinde, paylaşımı kendisinin yaptığını, 10 saat süre ile sayfasında kaldığını ancak çok sayıda tepki mesajı gelmesi üzerine paylaşımı sildiğini beyan ettiği görülmüştür.
-
İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında takdiren basit yargılama usulü uygulanmamış ve sanığın üzerine atılı halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri aşağılama suçu sabit görülerek sanığın 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabnlii;
Bölge Adliye Mahkemesince sanığın 28.03.2020 tarihli hazırlık ifadesinde beyan ettiği üzere 10 saat yayında kalan paylaşıma aşırı derecede tepkili yorum yapılmaya başlanması üzerine kaldırılması, paylaşımı yapan sanığın ikamet ettiği yerin dini ve kültürel hassasiyetleri ve emniyete yapılan ihbarlar üzerine soruşturmanın başlatıldığı birlikte değerlendirildiğinde, eylemin kamu barışını bozmaya elverişli boyuta geldiği kabul edilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
- 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üç fıkrasında üç ayrı suça yer verilmiştir. Maddenin birinci fıkrası ile halkın kin ve düşmanlığa alenen tahrik eylemi suç haline getirilirken ikinci fıkrası ile halkın bir kesimini alenen aşağılama, üçüncü fıkrası ile de halkın bir kesimini benimsediği dini değerlerden dolayı aşağılama suçları hüküm altına alınmıştır.
5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun hareket unsuru, halkın bir kesiminin benimsediği dini değerleri kamu barışını bozmaya elverişli bir biçimde alenen aşağılamaktır. Madde metni, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (765 sayılı Kanun) 175 inci maddesinin üçüncü fıkrasına benzer şekilde düzenlenmiştir. Ancak 765 sayılı Kanun'un anılan hükmünde, dini değerden ne anlaşılması gerektiğini "Allah, dinler, dinlerin peygamberleri ve kutsal kitapları" şekilde sınırlı şekilde saymışken, 5237 sayılı Kanun'daki düzenlemede bu sınırlama kaldırılarak sadece "dini değerlerden" söz edilmiştir.
-
Maddenin üçüncü fıkrasında düzenlenen suçun oluşması için bu dini değerlerin halkın bir kesimi tarafından benimsenmiş olmalıdır. Madde metnindeki asıl hareket unsuru, dini değerleri aşağılamaktır. Bu aşağılamanın, mutlaka alenen yapılması ve kamu barışını bozmaya elverişli nitelikte olması gerekir. Kamu barışını bozmaya elverişli olmaktan maksat, aşağılama fiilinin bireylerin taşıdıkları, barış esasına dayalı bir hukuk toplumunda yaşadıklarına dair duyguyu zedelemesi veya zedeleme ihtimalinin somut biçimde ortaya koymasıdır. Tehlike suçu olması nedeniyle eylemin yapılması ile halkın dini değerlerinin aşağılandığı duygusuna kapılması önemli değildir, objektif olarak eylemin aşağılayıcı nitelikte olması yeterlidir.
-
Sanığın, "Olay ve Olgular" başlığı altında belirtilen İslam dinince kutsal sayılan dini değerleri aşağılamaya yönelik paylaşımlarının, 5237 sayılı Kanun'un 216 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında, ülkemizin yapısı itibariyle İslam dinine mensup olan halk nazarında paylaşıma karşı yapılan ihbarlar da dikkate alındığında kamu barışını bozmaya elverişli olduğu ve bu nedenle objektif cezalandırılabilme koşulunun da oluştuğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin 23.11.2021 tarihli karannda sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun'un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Manisa 3. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.01.2024 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:30:52