Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/4517

Karar No

2024/1157

Karar Tarihi

12 Şubat 2024

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SAYISI: 2022/2659 E., 2023/390 K.

SUÇ: Kamu kurum veya kuruluşları veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlara tecavüz

HÜKÜM: Mahkumiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Develi Cumhuriyet Başsavcılığının 07.11.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kamu kurum veya kuruluşları veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlara tecavüz suçundan 3091 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

  2. Develi Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında kamu kurum veya kuruluşları veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 3091 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları uyarınca hapis cezasından çevrili 4.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

  3. Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii, şikayetçi Maliye Hazinesi vekili ve Cumhuriyet savcısının istinaf başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanık hakkında kamu kurum veya kuruluşları veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlara tecavüz suçundan, 3091 sayılı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi, 58 inci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz istemi suça konu yerin mera olmasının mümkün olmadığına mücavir alan sınırları içinde kaldığına mücavir alanlarda meranın bulunmasının mümkün olmadığına sadece tapu kayıtlarına bakılarak ceza verilemeyeceğine, taşınmazın mera vasfını kaybettiğine, köylülerin Develi Belediyesine başvuru yaptıklarına taşınmazın vasfının değişimini talep ettiklerine işlemin devam ettiğine, sanığın taşınmazı kiralamak için hazineye başvurduğuna işlemlerin devam ettiğine buna ilişkin evrakları sunduklarına ancak sonuç beklenmeden mahkemece eksik inceleme ile karar verildiğine, kararın hakkaniyete ve hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Dava konusu olay sanığın Develi ilçesi Karacaören mahallesi 756 nolu mera parselinin 620 metrekaresine duvar çekmek ve sundurma yapmak suretiyle tecavüzde bulunduğu, Develi Kaymakamlığınca hakkında 06.07.2019 tarih ve 30 nolu karar ile men kararı verildiği, sanığın aynı mera parselinin 11.347 metrekarelik kısmına tarım aletleri ve saman balyaları koymak, 125 metrekarelik kısmına tek katlı sağımhane yapmak, 611 metrekarelik kısmına çatılı sundurma yapmak, 150 metrekarelik kısmına kapalı ahır yapmak, 2990 metrekarelik kısmına yarı açık ahır yapmak suretiyle 14.923 metrekarelik kısmına ikinci kez tecavüzde bulunduğu için 11.07.2019 tarihli 16 nolu karar ile hakkında ikinci kez men kararı verilip infaz edildiği bu suretle kamu kurum veya kuruluşları veya devletin hüküm ve tasarrufu altındaki taşınmazlara tecavüz suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü

Sanığın Develi ilçesi Karacaören mahallesi 756 numaralı mera parselini işgalinden dolayı hakkında 3091 sayılı Kanun kapsamında 06.07.2017 tarihli men kararı verildiği, sanığın aynı taşınmaza yeniden tecavüzü nedeniyle idarece 11.07.2019 tarihinde 3091 sayılı Kanun kapsamında ikinci kez tecavüzün menine karar verilip, kararın 18.07.2019 tarihinde infaz edildiği, sanığın savunmasında yerin mera olduğunu bildiğini beyan ettiği, anlaşılmakla sanığın sübut bulan eyleminden dolayı mahkûmiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü

Sanığın ikrarı, men kararları, infaz tutanakları, tanık beyanlar ile dosya kapsamı nazara alınarak, sanığın 3091 sayılı Kanun'a muhalefet eyleminin sübuta erdiği kanaatine varılmış, koşulları oluştuğu halde sanık hakkında tekerrür hükümlerinin uygulanmaması, sanığın adli sicil kaydına göre, tekerrüre esas sabıkasının olması nedeniyle, sanığa verilen hapis cezasının paraya çevrilmesi ve suçtan zarar gören Hazine ve Maliye Bakanlığı duruşmalardan haberdar edilmeksizin yargılama yapılarak hüküm oluşturulmasında isabet görülmemiş, ilk derece mahkemesini kararı kaldırılarak sanık hakkında 3091 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş, tekerrür hükümlerinin uygulanmasına ve hak yoksunluklarına ve Maliye Hazinesinin davaya katılmasına karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

  1. 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan kanun yolu muhakemesinde davaya katılma talebinde bulunulamayacağına ilişkin düzenleme karşısında, davadan haberdar edilmeme halinde katılma talebinin ancak ilk derece yargılamasında duruşma açılarak karara bağlanabileceği, katılma hususunda olumlu olumsuz bir karar verilmeden istinaf davası inceleme kapsamının belirlenebilmesinin de mümkün olamayacağı nazara alınıp, kanun yolu incelemesi sırasında davadan haberdar edilen şikayetçi Maliye Hazinesi vekilinin tebliğ üzerine süresinde yapmış olduğu başvuru üzerine; anılan kurumun davadan haberdar edilip, delillerini sunma ve davaya katılma olanağının sağlanması ve sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun değerlendirilmesi ve bu suretle 5271 sayılı Kanun'un 233 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 234 üncü maddesine aykırı şekilde iddia hakkının kısıtlanması nedeniyle ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendine aykırı olarak yazılı biçimde hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.

  2. Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... Basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasa'nın 38 inci maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.

2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 38 inci maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7 nci maddesinin birinci fıkrasında da aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.

Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 inci maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 23.02.2023 tarihli ve 2022/ 2659 Esas, sayılı kararının sair yönleri incelenmeden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.02.2024 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararveyav.süreçtaşınmazlaratemyizkurumtevdiinekararınhukukîolgulargerekçesebeplerivetecavüzhükümtasarrufukuruluşlarıincelenenaltındakikamubozulmasınadevletin

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:37

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim