Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3171
2023/9943
13 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/177 E., 2022/1956 K.
SUÇ: Başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma
HÜKÜM: Beraat
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin kararı temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1.Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.12.2019 tarihli iddianamesiyle başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan ve resmi belgede sahtecilik suçundan cezalandırılması için dava açılmıştır.
2.Bursa 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 23.10.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir.
3.Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.11.2022 tarihli kararı ile sanık hakkında başkasının kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçundan ve resmi belgede sahtecilik suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanığın istinaf başvurusunun kabulü ile yüklenen fiillerin kanunda suç olarak tanımlanmamış olması nedeniyle atılı suçlardan sanığın Ceza Muhakemesi Kanunun 223 üncü maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca beraatine ve bu şekliyle hükümlerin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 280 inci maddenin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzelterek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın eyleminin Türk Ceza Kanunun 268 inci maddenin birinci fıkrası delaletiyle Türk Ceza Kanunun 267 nci maddenin birinci fıkrasındaki başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturduğuna ve mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine bu suçun oluşmayacağı düşünülse dahi Türk Ceza Kanunun 206 ıncı maddenin birinci fıkrasında düzenlenen resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyanda bulunma suçu veya 5226 Sayılı Kabahatler Kanunun 40 ıncı maddenin birinci fıkrasında düzenlenen "Kimliği hakkında gerçeğe aykırı beyanda bulunmak" kabahatinin oluşacağına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay; sanığın uyuşturucu madde ticareti suçunun şüphelisi olarak yakalandığında mağdura ait kimlik bilgilerini kullandığı, POLNET üzerinden yapılan ayrıntılı araştırma ve parmak izi inceleme sonrasında sanığın gerçek kimlik bilgilerine ulaşılması üzerine suçunu ikrar ettiği ve bu suretle iftira suçunun işlediği iddiasına ilişkindir.
2.23.09.2019 tarihli parmak izi inceleme ve araştırma raporunda sanığın gerçek kimlik bilgilerine ulaşıldığı belirtilmiştir.
3.Sanık kolluk beyanında, uyuşturucu madde ticareti suçundan yakalandığında daha evvelden İstanbul'da bulduğu mağdura ait kimliğin üzerine fotoğrafını yapıştırdığını beyan ettiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
-
Uyuşturucu madde ticareti suçu nedeniyle hakkında başlatılan soruşturma sırasında kendisini soruşturmadan kurtarmak amacıyla mağdur ...'e ait kimlik bilgilerini vererek onun hakkında soruşturma başlatılmasına neden olan ve parmak izi alınıp incelendikten sonra gerçek kimliği açığa çıkan sanığın eyleminin başkalarına ait kimlik veya kimlik bilgilerini kullanma suçunu oluşturduğu anlaşılmakla sanığın mahkumiyetine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
-
1 nolu bozma gerekçesine göre de; Anayasa Mahkemesi'nin, 02.08.2022 gün ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 gün ve 2020/87 Esas, 2022/44 Karar sayılı kararı ile; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'na 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddenin (d) bendinde yer alan " ... kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış... " ibaresinin "... seri muhakeme usulü..." yönünden Anayasa'ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında sanık hakkında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması gerekmektedir,
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Cumhuriyet savcısının temyiz istemi yerinde görüldüğünden Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 24.11.2022 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:42:25