Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/19086
2023/945
1 Mart 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Sanık hakkında, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 20.02.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca iftira suçundan cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
-
İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLER
Katılan vekili temyiz isteminde bir gerekçe belirtmemiştir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
... 04.09.2014 tarihinde ... Polis Merkezine müracaat ederek, ... Hotel isimli işletmeyi ... ...'dan kiraladığını, ancak aralarında sonradan ihtilaf çıktığını, dayattığı şartları kabul etmediği için gönderdiği adamlar vasıtasıyla pek çok kez tehdit edildiğini bildirerek şikayetçi olmuştur.
-
..., ...'u tahliye etmek istediğini, bunu geciktirmek için hakkında bu tür asılsız ithamlarda bulunduğunu beyan etmiştir.
-
...'un eski avukatı olan ... ifadesinde, tehdit iddialarının doğru olmadığını, önceden müvekkili olan ...'un ticari borcunu ödememek için bu yollara başvurduğunu belirtmiştir.
-
Tanık ..., otelde sorumlu müdür olarak çalıştığını, iki kişinin gelip ...'u sorduklarını, orada olmadığını öğrendikten sonra, "... akıllı olsun, ablamızı üzmesin, iğnenin deliğine kaçsa buluruz" şeklinde tehditlerde bulunduklarını beyan etmiştir.
-
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ... hakkında tehdit suçundan kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar verilmiş, ... hakkında ise iftira suçundan incelemeye konu bu dava açılmıştır.
-
... savunmasında eski avukatı olan ... hakkında, Adalet Bakanlığına avukatlık mesleğinin gereklerine uygun hareket etmediği gerekçesi ile şikayette bulunduğunu belirterek, bu hususa dair Adalet Bakanlığı tarafından soruşturma izni verildiğine dair belge sunmuştur. Mahkeme ...'un tanık olarak dinlenilmesine yer olmadığına karar vermiştir.
-
Tanık ... ... ifadesinde, ...'un müşteki ve oğlu tarafından tehdit edildiğini doğrulamıştır.
IV. GEREKÇE
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir. İhbara konu suçtan delil yetersizliği nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına veya beraat hükmü kurulması sanık açısından iftira suçunun oluşması için yeterli değildir.
Sanığın iddialarının görgüye dayalı bir kısım tanıklar tarafından da doğrulandığı anlaşılmakla, iddiası maddi vakıalara dayanan sanığın eyleminin 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 74 üncü maddesinde düzenlenen şikayet ve dilekçe hakkı kapsamında kalması nedeniyle atılı suçun unsurlarının oluşmadığı anlaşılmıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz sebeplerinin reddi gerekmiştir. Beraat kararının yasal dayanağının 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi olarak gösterilmesi gerektiği gözetilmemiş ise de bu hususun 5271 sayılı Kanun'un 322 nci maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 8. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.05.016 tarihli ve 2015/68 Esas, 2016/234 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesi gereği hüküm fıkrasının beraat kararına ilişkin birinci bendinin çıkartılarak yerine; “Sanığın eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Beraatine,” ibaresinin eklenmesi suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
Dava dosyasının Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.03.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:22