Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/19249
2023/899
28 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 10.03.2016 tarih ve 2016/11565 Esas sayılı iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
-
İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli kararı ile sanığın iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci ve 52 nci maddeleri uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği; sübuta ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Dava konusu olay, sanık ...'in, şikayetçiye telefonunu rızasıyla verdiği halde, polis merkezine giderek şikayetçinin kendisine bıçak çekerek elindeki cep telefonunu gasp ettiğini belirtmek suretiyle iftira suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.
-
Sanığın yaptığı ihbar üzerine şikayetçi hakkında başlatılan soruşturmada İstanbul (Anadolu) Cumhuriyet Başsavcılığının 10.03.2016 tarihli kararıyla ek kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir.
-
Kolluk görevlilerince hazırlanan 16.02.2016 tarihli tutanakta polis merkezi nöbet kulübesi kamera kayıtları incelendiğinde sanığın cep telefonunu herhangi bir darp ve cebire maruz kalmadan şikayetçiye verdiği, sanığın söyledikleri ile kamera görüntülerinin uyuşmadığının anlaşıldığı belirtilmiştir.
-
Kolluk görevlilerince hazırlanan 25.02.2016 tarihli CD İnceleme Tutanağında sanık ...'in, şikayetçi ...'a bir cisim uzattığı ve birlikte yürümeye devam ettikleri, şikayetçinin, beyaz bir araca bindiği ve sanığın polis merkezine koşarak gelip içeriye girdiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
-
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
-
Sanık ile şikayetçinin arkadaş olup olay tarihinde Tarlabaşı semtinde eğlenmeye gittikleri, eğlence yerinde paraları yetmeyince, bir esnafa şikayetçinin telefonunu emaneten bırakıp para aldıkları, bu paranın ödenmesi konusunda aralarında tartışma çıkması üzerine polis merkezine gittikleri ancak aralarında anlaşmaya karar vererek polis merkezinden çıktıkları, sanığın polis merkezi önünde şikayetçiye kendi telefonunu rızasıyla verdiği halde şikayetçinin yanından ayrılmasından sonra polis merkezine girerek, şikayetçinin kendisine bıçak çekerek telefonunu gasp ettiğini belirtip şikayette bulunduğu, polis memurlarının polis merkezi önündeki kamera kayıtlarını incelediklerinde sanığın kendi rızası ile telefonunu verdiği herhangi bir darp, cebir, zorlama yaşanmadığının belirlenmesiyle sanığa tekrar sorulduğunda gerçeği açıkladığının anlaşılması karşısında sanığın yetkili makamlara şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak amacıyla hukuka aykırı bir fiil isnat etmesi şeklindeki eyleminin iftira suçunu oluşturduğuna yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış, sanığın sübuta yönelik temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Anadolu 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 30.06.2016 tarihli ve 2016/140 Esas, 2016/351 Karar sayılı kararında sanık tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz
sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:29:47