Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/17287
2023/8288
1 Kasım 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2020/224 E. 2020/432 K.
SUÇ: 6136 sayılı ateşli silahlar ve bıçaklar ile diğer aletler hakkında Kanun'a aykırılık
KARAR: Seri muhakeme usulünün uygulanmasına ilişkin talepnamedeki eksikliklerin tamamlanması için Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin karar
KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: İlgili kararın kanun yararına bozulması
Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/224 Esas, 2020/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a Aykırılık suçundan düzenlenen talepnamedeki eksikliklerin tamamlanması için Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin kararın kesin olmak üzere verildiği belirlenmiştir.
Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 08.09.2021 tarihli ve 2020/11792 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.10.2021 tarihli ve KYB 2021/111220 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.10.2021 tarihli ve KYB 2021/111220 sayılı kanun yararına bozma isteminin;
“5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 250/2. maddesinde yer alan, “Cumhuriyet savcısı veya kolluk görevlileri, şüpheliyi, seri muhakeme usulü hakkında bilgilendirir.” şeklindeki, aynı maddenin 3. fıkarasında yer alan, “Cumhuriyet savcısı tarafından seri muhakeme usulünün uygulanması şüpheliye teklif edilir ve şüphelinin müdafii huzurunda teklifi kabul etmesi halinde bu usul uygulanır.” şeklindeki, aynı maddenin 9. fıkrasında yer alan, “ Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği ve eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu kanaatine varırsa talepte belirtilen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderir. Mazaretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır.” şeklindeki, anılan maddenin 14. fıkrasında yer alan, "Dokuzuncu fıkra kapsamında Cumhuriyet savcısının talebi doğrultusunda mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir.” şeklindeki, keza Ceza Muhakemesinde Seri Muhakeme Yönetmeliğinin 8. maddesindeki ''Cumhuriyet savcısı seri muhakeme usulüne tabi bir suçun işlendiği izlenimi veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. Soruşturma konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması Cumhuriyet savcısının maddi gerçeği araştırma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz'' ve anılan Yönetmeliğin 14. maddesindeki "Mahkeme, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu, bu usulün şüpheliye Kanunda öngörülen koşullar çerçevesinde teklif edildiği ve şüphelinin bu teklifi müdafii huzurunda özgür iradesiyle kabul ettiği kanaatine varırsa talepte belirlenen yaptırım doğrultusunda hüküm kurar." ve aynı Yönetmeliğin 13/4. maddesindeki "Mahkemece, isnat olunan suçun seri muhakeme usulü kapsamında olmadığı veya Kanunun 250 nci maddesinin üçüncü fıkrasında belirtilen şartların gerçekleşmediği kanaatine varılması hâllerinde talep reddedilir. Bu durumda, dosya Cumhuriyet başsavcılığına gönderilir ve soruşturma genel hükümlere göre sonuçlandırılır." şeklindeki düzenlemeler karşısında,
Her ne kadar Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25/06/2020 tarihli kararı “…Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcıilığının 25/06/2020 tarih ve 2020/25 numaralı Talepnamesinin mahkememizce yapılan incelemesinde her ne kadar sanık hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50. Maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek hüküm kurulması talep edilmiş ise de; TCK'nın 51. Maddesine göre sanık hakkında objektif koşulları oluşan erteleme müessesesinin uygulanmasının sanığın daha lehine olduğu, nitekim CMK'nın 250/1. Maddesi gereğince sanık hakkında öncelikle CMK'nın 171/2 maddesine göre kamu davasının ertelenmesi kararı verilmesinin somut gerekçelerle belirtilmesi gerektiği değerlendirilerek belirtilen eksiklikler tamamlanmak üzere Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/25 numaralı talepnamesinin TAVŞANLI CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA İADESİNE," ile talepnamenin iadesine karar verilmiş ise de;
Somut olayda, Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 25/06/2020 tarihli ve 2020/964 soruşturma sayılı seri muhakeme bilgilendirme tutanağı ile seri muhakeme teklif ve kabul tutanaklarının usulüne uygun olduğu, şüpheli tarafından işlendiği iddia edilen 6136 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun seri muhakeme usulü kapsamında olduğu, anılan Kanun'un 15/1. maddesinde hapis ve adli para cezasının birlikte düzenlendiği, bu itibarla sanık hakkında talep edilen hapis cezası ve adli para cezası konusunda ayrı ayrı değerlendirme yapılmaksızın, cezaların 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre erteleme kararı verilemeyeceği anlaşılması karşısında sanık hakkında talep edilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından daha lehe olacağı, ayrıca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verme yetkisi ve takdirinin de Cumhuriyet savcısında olduğu, nitekim Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığınca gerek 2020/964 soruşturma sayılı dosyada yer alan kabul ve teklif tutanaklarında, şüphelinin bir daha suç işlemeyeceği konusunda geçmiş kişiliği ve görünen hali itibariyle olumlu yönde kanaat oluşması, adli sicil kaydının bulunmaması ve sonuç cezanın adli para cezası olması nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verildiğinin belirtilmiş olduğu, bu haliyle değerlendirildiğinde Cumhuriyet savcısının takdir yetkisinde olan bir durumun talepname düzenlenmesinin iade sebepleri arasında sayılmadığı gözetilmeden, talepnamenin iadesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”
Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE
-
Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 25.06.2020 tarihli ve 2020/964 Soruşturma, 2020/435 Esas sayılı talepnamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan aynı Kanun'un 15 inci maddesinin birinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52 nci maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci ve altıncı fıkraları ile 250 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca hüküm kurulması talebinde bulunulmuştur.
-
Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/224 Esas, 2020/432 Karar sayılı kararı ile;
"Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 25/06/2020 tarih ve 2020/25 numaralı Talepnamesinin mahkememizce yapılan incelemesinde her ne kadar sanık hakkında belirlenen kısa süreli hapis cezasının TCK'nın 50. Maddesi gereğince adli para cezasına çevrilerek hüküm kurulması talep edilmiş ise de; TCK'nın 51. Maddesine göre sanık hakkında objektif koşulları oluşan erteleme müessesesinin uygulanmasının sanığın daha lehine olduğu, nitekim CMK'nın 250/1. Maddesi gereğince sanık hakkında öncelikle CMK'nın 171/2 maddesine göre kamu davasının ertelenmesi kararı verilmesinin somut gerekçelerle belirtilmesi gerektiği değerlendirilerek belirtilen eksiklikler tamamlanmak üzere Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığının 2020/25 numaralı talepnamesinin TAVŞANLI CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA İADESİNE, " karar verilmiştir.
- 5271 sayılı Kanun'un "Seri muhakeme usulü" başlıklı 250 nci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili dokuzuncu fıkrası;
"(9)Mahkeme, şüpheliyi müdafii huzurunda dinledikten sonra üçüncü fıkradaki şartların gerçekleştiği, eylemin seri muhakeme usulü kapsamında olduğu ve dosyadaki mevcut delillere göre mahkûmiyet kararı verilmesi gerektiği kanaatine varırsa talep yazısında belirtilen yaptırımdan daha ağır olmamak üzere dört ila yedinci fıkra hükümleri doğrultusunda hüküm kurar; aksi takdirde talebi reddeder ve soruşturmanın genel hükümlere göre sonuçlandırılması amacıyla dosyayı Cumhuriyet başsavcılığına gönderir. Mazeretsiz olarak mahkemeye gelmeyen şüpheli, bu usulden vazgeçmiş sayılır."
5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin, 08.07.2021 tarihli 7331 sayılı Kanun'un 22 nci maddesiyle değişik inceleme konusu ile ilgili on dördüncü fıkrası;
"(14)Dokuzuncu fıkra kapsamında mahkemece kurulan hükme itiraz edilebilir. İtiraz mercii, itirazı üçüncü ve dokuzuncu fıkralardaki şartlar yönünden inceler.
"
Şeklinde düzenlenmiştir.
5271 sayılı Kanun’un "Kanun yararına bozma" başlıklı, 309. maddesinin birinci fıkrası;
"(1)Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir." şeklinde düzenlenmiştir.
- Belirtilen yasal düzenlemeler dikkate alındığında, Tavşanlı 2. Asliye Ceza Mahkemesince, "CMK'nın 171/2 maddesine göre kamu davasının ertelenmesi kararı verilmesinin somut gerekçelerle belirtilmesi gerektiği" gerekçesiyle eksikliklerin tamamlanması için talepnamenin iadesine ve Tavşanlı Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine ilişkin kararın 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinin on dördüncü fıkrası uyarınca itiraz yoluna tabi olduğu, kanun yararına bozma yoluna istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşen hüküm ve kararlar aleyhine gidilebileceği, Mahkemece "kesin olmak üzere" karar verilmesinin kararı kesin hale getirmeyeceği cihetle, Kanun yolunda yanıltıcı olan anılan karara karşı sanığın ve Cumhuriyet savcısının itiraz yoluna başvurma hakkının devam ettiği bu nedenle "itiraz yolu açık olmak üzere şeklinde meşruhatı bulunan karar" tebliğ edilinceye kadar henüz kesinleşmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda inceleme konusu kararın olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.11.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:08:46