Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1645
2023/7469
12 Ekim 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2022/346 E., 2023/120 K.
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Tunceli Cumhuriyet Başsavcılığının 27.12.2011 tarihli iddianamesi ile, sanığın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
-
Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinin 17.02.2012 tarihli kararı ile, sanığın atılı suçtan verilen 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezasına dair hükmün, açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Sanığın, denetim süresi içerisinde kasten yeni suç işlemesi nedeniyle, Tunceli Asliye Ceza Mahkemesinin 14.01.2014 tarihli kararı ile hüküm aynen açıklanmıştır.
-
Dairemizin 24.03.2021 tarihli kararı ile, sanık hakkında verilen hükmün gerekçesiz olması nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
-
Bozmaya uyularak, Tunceli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 16.11.2021 tarihli kararı ile, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
5.Dairemizin 28.06.2022 tarihli kararı ile, sanık hakkında verilen hükmün savunma hakkının kısıtlanması gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
- Bozmaya uyularak, Tunceli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli kararı ile, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 1 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz isteği; mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığına ilişkindir.
III. OLAYLAR VE OLGULAR
-
Dava konusu olay, sanığın, 31.05.1995 doğumlu mağduru tehditle aracına bindirerek, ... plajına götürerek hürriyetinden yoksun kıldığı ve orada dövdükten sonra güvenli yere bıraktığı iddiasına ilişkindir.
-
Mağdura ait 01.11.2011 tarihli raporda, mağdurun yüz, gözaltı, yanak, burun, göğüs, omuz, skapula, lomber bölge ve bacaklarda çeşitli ekimoz, morluk, şişlik, sıyrık şeklinde yaralanmalar tarif edilmiştir. 18.11.2011 tarihli raporda, bu yaralanmaların basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek mahiyette olduğu tespit edilmiştir.
-
Sanığa ait 01.11.2011 tarihli doktor raporunda, sağ el ikinci parmakta sıyrık ve 1.10 promil alkollü olduğu tarif edilmiştir.
-
Sanık savunmasında, mağdurun kendisinin yanına gelip aracına oturduğunu, kirvesi Selim Yıldız'a olan borcunu ödemediği için birkaç tokat attığını, öğle saatlerinden itibaren alkol almaya başladığı için gece yaşananları hatırlamadığını beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
-
Sanığın eyleminin, tehdit kullanmak suretiyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu kabul edilmesine rağmen, önce 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, daha sonra 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası tatbik olunmak suretiyle kademeli uygulama yapılması, ceza miktarı itibarıyla sonuca etkili olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
-
Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.04.2011 tarihli ve 2010/6 208 Esas, 2011/64 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, suçun unsurunu teşkil eden zorunlu hareketlerin dışına çıkarak, kaçmayı sağlamaya yönelik olmayacak şekilde, araç içinde etkisiz hale getirilen mağdurun alıkonulmasının ardından sanık tarafından dövülerek basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığının anlaşılması karşısında, koşulları oluşmamasına rağmen, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde düzenlenen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılamamıştır.
-
Mağdur aşamalarda, sanığın aracı ile yanında durup, "arabaya bin, binmez isen kafanı kırarım" diyerek tehdidi ile araca bindiğini, ... plajını geçene kadar araçla gidip durduklarını, "sen Mitçilik yapıyorsun, iki gündür yanıma gelerek konuştuklarımızı polislere anlatıyorsun" diyerek darp ettiğini, üzerinde dinleme cihazı olduğunu söyleyip, boxeri kalana kadar soyunmasını sağladığını, sonrasında geri döneceklerini söyleyerek araca binmesini istediğini, ... Mahallesine geldiklerinde, Selçuk Aslan isimli kişinin yanına gidip tartışmaya başladıklarını, bunu fırsat bilip kaçtığını beyan etmiştir.
-
Müşteki de, geç saatlerde eve dönen oğlunun üzerinde giysilerinin olmadığını görüp sorduğunda, düştüğünü söylediğini, inanmadığını ancak üstelemediğini, sabah ağrıları nedeniyle doktora götürdüğünde oğlunun olayı anlattığını beyan etmiştir.
-
Olaylar ve olgular bölümündeki tespitler ve mağdur ile müştekinin istikrarlı anlatımları, bu anlatımlarla uyumlu doktor raporları, sanık savunması ve tüm dosya kapsamına göre, sanığın tehdit ile aracına bindirdiği çocuk olan mağduru, götürdüğü yerde dövüp, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralayarak, cebir ve tehditle hürriyetinden yoksun kıldığı, mağduru aldığı yere ve güvenli bir yere bırakma iradesini gösterdikten sonra, ancak soruşturma başlamadan önce, mağdur ile birlikte ikamet ettikleri mahalleye geldiği sırada yaşadığı tartışma sırasında mağdurun olay yerinden kaçarak kurtulduğu anlaşılan olayda, mahkeme kabul ve uygulamasında, (1) ve (2) numaralı bentlerde belirtilenler dışında bir isabetsizlik bulunmamış, sanık müdafiinin sübuta yönelik temyiz itirazları yönünden hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
-
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Tunceli 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 08.03.2023 tarihli kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 12.10.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:19:42