Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1988
2023/6495
21 Eylül 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SAYISI: 2021/2242 E., 2022/2185 K.
SUÇ: İftira
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; karar tarihi itibari ile temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durum bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Sanık hakkında Dikili Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15.09.2020 tarihli iddianamesi ile iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 58 inci madde uyarınca cezalandırılması istemi ile dava açılmıştır.
-
Dikili Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.05.2021 tarihli kararı ile sanık hakkında yüklenen fiilin suç oluşturmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca beraat kararı verilmiştir.
-
Katılan vekilinin istinaf kanun yoluna başvurusu üzerine İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi tarafından yapılan incelemede Dikili Asliye Ceza Mahkemesi'nin vermiş olduğu beraat hükmü bozularak sanık hakkında; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddenin ikinci fıkrası delaletiyle 43 üncü maddenin birinci fıkrası ve 62 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılmasına, 53 üncü maddesinin uygulanmasına, sonuç cezanın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 51 inci maddesi uyarınca ertelenmesine hükmetmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin başvurusu üzerine dilekçesinde belirttiği temyiz nedenleri;
-
Eksik incelemeye,
-
Hatalı hukuki değerlendirmeye,
-
Cezanın hesabında hata yapılmasına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Sanığın ... Toplu Yapı Yönetim kurulu başkanlığına göreve geldiği 2014 senesinde aynı yapının üyesi olan ve katılanların da içinde bulunduğu bir kısım tarafından S.S. ... Site İşletme Kooperatifi kurulmuş, bu kuruluş kendi içinde katılanları sitenin yönetim kurulu olarak seçmiş ve böylece sitenin ortak alanlarının yönetimi konusunda iki yapılanma arasında ihtilaflar ortaya çıkmıştır.
-
Bu kapsamda sanığın dahil olmadığı 2014/196 sayılı ceza davasında müşteki ... site için site hesabından yaptığını iddia ettiği harcamalar nedeniyle ... Toplu Yapı üyelerince hakkında yapılan şikayet ile hırsızlık suçundan yargılanmış, yargılama sonucunda hırsızlık suçuna yönelik kastı olmadığı ve yeterli delilin de bulunmaması sebepleriyle hakkında 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi gereğince beraat hükmü kurulmuş ve bu karar kesinleşmiştir.
-
... Toplu Yapı Yönetim Kurulu sitenin yönetimindeki bu ikiliği gidermek amacıyla Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi'nde S.S. ... Site İşletme Yönetimi'ni davalı göstererek el atmanın önlenmesi davası açmışlar, mahkeme davacı lehine hüküm kurarak sitenin ortak alanlarının yönetimini kullanma yetkisine davacı yönetim kurulunun sahip olduğuna ve davalı kooperatif hakkında site için harcanan paranın sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalı yönetim kuruluna yasal faizi ile ödenmesi gerektiğine hükmetmiş; bu karar kesinleşmiştir.
-
Sanık ... site yönetimi için katılanların yaptığı harcamalarda katılanların paraya ulaştıkları sürece ilişkin hukuka aykırılık olduğu iddiası ile müşteki olduğu 2016/902 sayılı ceza dosyasında katılan ... ve ... hakkında özel belgede sahtecilik suçundan dolayı yapılan yargılamada mahkeme suçun kanuni unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca dosyanın sanıkları hakkında beraat hükmü vermiştir.
-
Sanık ... Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen ve kesinleşen 2014/306 esas sayılı dosya kararını yeni delil addederek ve yöneticisi olduğu ... Toplu Yapı Yönetim kurulu üyelerinin talebi üzerine, bu yönetim kurulu üyelerinin Dikili PTT Bankta ... no'lu posta çeki hesabına yatırdıkları aidat ve gider katkı paylarını yetkilileri aldatarak çektikleri gerekçesiyle katılanlar hakkında 16.10.2019 tarihinde Dikili Cumhuriyet Başsavcılığına müracaat ederek şikayetçi olmuş, savcılık hukuki ihtilaf olduğu gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar vermiş, sanığın bu karara itirazı karşısında Bergama Sulh Ceza Hakimliği itirazı kabul ederek savcılığın verdiği kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı kaldırmış ancak devam eden soruşturma neticesinde konuyla ilgili önceden verilmiş ve kesinleşmiş yargı kararları olduğu gerekçesi ile ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı verilmiş olup bunun üzerine katılanların şikayeti ile iftira suçundan dolayı sanık hakkında soruşturma açılmıştır.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
İddia, sanık savunması, katılanların beyanı, adli sicil kayıtları, kovuşturmaya yer olmadığına dair karar, mübrez tüm tutanaklar ve belgeler ile tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; her ne kadar sanık ... hakkında katılanlara yönelik Cumhuriyet Başsavcılığına şikayet dilekçesi vererek daha önce aynı olay neden ile yargılanıp beraat ettikleri ve yine başka bir soruşturma kapsamında da kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğinden bahisle yeniden şikayette bulunması dolayısı ile iftira suçundan cezalandırılması amacı ile kamu davası açılmış ise de; katılanlar hakkında şikayet olunan olay nedeni ile beraat kararı verilmesi, şikayette bulunan şahsın diğer tarafın suçu işlemediğini bildiği anlamına gelmeyeceği, katılanlar hakkında söz konusu olayda delil yetersizliği nedeni ile beraat verildiği, önceden kesinleşmiş bulunan bir yargı kararı bulunmasının yeniden şikayette bulunulmasına engel teşkil etmeyeceği, bu bakımdan yargı makamlarının her durumda kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve beraat kararı verebileceği dikkate alınarak sanığın üzerine atılı iftira suçunun yasal unsurları oluşmadığından Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223 üncü maddesinin birinci fıkrası ve aynı maddenin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Somut olayda sanık ... hakkındaki delillerin bütün olarak değerlendirilmesinde; "katılanlar ile müşteki hakkında Dikili Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2014/196 Esas ve 2015/624 Karar ile 2016/906 Esas ve 2017/112 Karar sayılı dosyaları ve Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/306 Esas sayılı dosyası ile sanığın iddialarına ilişkin yapılan yargılama neticesinde her iki mahkeme tarafından da lehlerine karar verildiği, isnat edilen suçu işlediklerine dair delil olmadığı belirtilmesine ve bu kararların kesinleşmesine rağmen sanığın, katılanların yargılandığı aynı konu ve aynı olay hakkında, haklarında soruşturma yapılması için 16.10.2019 tarihinde Dikili Cumhuriyet Başsavcılığı'na müracaat ederek, aynı eylem ile katılanlara yönelik iftira suçunu zincirleme şekilde işlediği delillerin mahiyeti ve ispat gücü itibariyle dairemizce sabit kabul edilmiş, sanığın kendisini suçtan kurtarmaya yönelik olduğu değerlendirilen beyanlarına itibar edilmemiştir" gerekçesi ile sanık hakkında mahkûmiyet kararı verilmiştir.
III. GEREKÇE
-
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikâyette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesinin gerektiği, aksi halde şikayet ve beyanların, 2709 sayılı T.C. Anayasa'sının 74 üncü maddesinde yer alan anayasal şikayet ve dilekçe verme hakkı kapsamında kalıp iftira suçu oluşmayacaktır.
-
Bölge Adliye Mahkemesi'nin gerekçeli kararına esas aldığı Dikili Asliye Ceza Mahkemesi'nin vermiş olduğu 2014/196 Esas sayılı dosyada sanık ...'in dosya ile bir ilgisi bulunmadığı halde gerekçeli kararda bu dosya ile ilgisinin kabul edildiği, yine Bölge Adliye Mahkemesi'nin gerekçeli kararına esas aldığı Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/306 Esas sayılı dosyasının sanığın aleyhine değil lehine sonuçlanmış olması, şikayet konusu olan hukuk davalarında haklı çıkan ve menfaatlerini korumakla görevli olduğu kooperatif adına hareket eden sanığın eylemi Anayasa'nın 74 üncü maddesinde düzenlenen şikayet ve dilekçe hakkı kapsamında kaldığı bu nedenle eyleminde hukuka uygunluk nedeni bulunduğu gözetilerek 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca beraat kararı vermesi gerekirken yazılı şekilde mahkûmiyet kararı vermesi hukuka uygun bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan nedenlerle İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesi'nin, 30.06.2022 tarihli ve 2021/2242 Esas, 2022/2185 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden, hükmün, 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Dikili 2. Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.09.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:31:19