Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/18026
2023/587
16 Şubat 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/232 E., 2016/324 K.
SUÇLAR: İftira, kasten yaralama
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 ... maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 ... maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Araç Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2015 tarihli iddianamesiyle sanık ... hakkında mağdur ...'ya yönelik iftira suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin birinci fıkrası; sanık ... ... hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 54 üncü maddesinin birinci fıkrası; sanık ... hakkında iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin birinci fıkrası; sanıklar ... ve ... hakkında mağdur ... ...'e yönelik kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 37 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları istemi ile dava açılmıştır.
-
Araç Asliye Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararı ile, sanık ...'nın iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası, 58 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine; sanık ... ...'ün iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanık ...'ün iftira suçundan 5237 sayılı Kanun'un 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına; sanıklar ... ve ...'nın kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ayrı ayrı 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Sanık ...'nın temyiz isteği, hakkında erteleme veya beraat kararı verilmesi gerektiğine ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir.
-
Sanıklar ... ..., ..., ..., ...'ün temyiz istekleri somut bir nedene dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Dava konusu olay, sanıklar ... ve ...'ün anneleri olan mağdur sanık ... ...'ü elleri ile darp etmek suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladıkları ve sanıklar ..., ... ... ve ...'ün kolluk görevlilerine verdikleri beyanlarda, gerçeğe aykırı olarak mağdur ...'nın sanık ...'yı bıçak ile yaraladığını söyleyerek iftira suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
-
Dava dosyası içerisinde bulunan 10.04.2015 tarihli olay tutanağında, mağdur sanık ... ...'ün şikayeti üzerine başlatılan soruşturma kapsamında evinde yapılan incelemede, camlardan birinin kırık olduğu ve mağdurun beyanında geçen eşyaların ... ön kısmına atılmış olduklarının tespit edildiği görülmüştür.
-
Dava dosyası içerisinde bulunan 10.04.2015 tarihli adli muayane raporlarında, mağdur sanıklar ... ... ve ...'nın basit tıbbi müdahale ile yaralandıklarının tespit edildiği görülmüştür.
-
Dava dosyası içerisinde bulunan 11.04.2015 tarihli ihbar ve olay tutanaklarında, hastane görevlisi olduğunu söyleyen bir şahsın Çay Mahallesinde yaralı bir şahsın olduğunu beyan etmesi üzerine, ... isimli şahsın yaralı bir şekilde hastaneye kaldırıldığının tespit edilmiş olduğu, aynı tarihli muhafaza altına alma tutanağında ise olayda kullanıldığı değerlendirilen 12 cm uzunluğunda bıçağın muhafaza altına alındığı anlaşılmıştır.
-
Araç Cumhuriyet Başsavcılığının 01.07.2015 tarihli ek kovuşturmaya yer olmadığı kararı ile mağdur ... hakkında silahla yaralama suçundan kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiği görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Mahkemece emanette kayıtlı eşyaların akıbeti hususunda bir karar verilmemiş ise de, bu konuda mahallinde her zaman karar verilebilmesinin mümkün olduğu görülmüştür.
A. Sanıklar ... ve ... ... Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Tüm dava dosyası kapsamına göre, sanık ... soruşturma aşamasında müşteki sıfatı ile alınan beyanında, mağdur ... ile aralarında tartışma yaşandığı ve mağdurun kendisini bıçak ile göğüs kısmından yaraladığını beyan etmiştir.
Sanık ... ..., soruşturma aşamasında bilgisine başvurulan kişi olarak verdiği beyanında, mağdur ...'nın sanık ...'i bıçak ile göğüs kısmından yaraladığını beyan etmiştir.
Soruşturma aşamasında bilgilerine başvurulan, taraflar ile husumetleri olmayan ve komşu oldukları anlaşılan tanıklar A.T., F.P., H.A., S.D. beyanlarında, sanık ...'nın elindeki bıçak ile tişörtünü yırtarak göğsünü bıçak ile çizdiğini beyan etmişlerdir.
Tanıklardan A.Ç. soruşturma sırasında verdiği beyanında sanık ...'ın ''... böyle kendini kes, ...'nin üzerine atarız'' dediğini beyan etmiştir. Yargılama aşamasında alınan beyanında da kolluk beyanının doğru olduğunu ifade ettiği görülmüştür.
Yargılama aşamasında dinlenen tanıklar H.A. ve A.Ç. kolluk aşamasında verdikleri beyanları tekrar etmişlerdir.
Dava dosyası kapsamı, 01.07.2015 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair karar ve tanık beyanlarına göre, sanıkların işlemediğini bildikleri halde, hakkında silahla yaralama suçundan soruşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla mağdur ...'ye yönelik iftira suçunu işledikleri, tanık A.Ç.'nin beyanı da dikkate alındığında, sanık ...'ın sanık ... ile eylemin başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiği anlaşıldığından, sanıkların cezalandırılmalarına ilişkin mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Sanık ...'nın adli sicil kaydı incelendiğinde, suç tarihinden önce 3 ... fazla hapis cezasına ilişkin mahkumiyet kararları bulunduğu ve bu ilamların erteleme kararı verilmesine yasal engel oluşturduğu anlaşıldığından, sanığın erteleme kararı verilmesine yönelik temyiz itirazı yerinde görülmemiştir.
Sanıkların sair temyiz itirazları yönünden ise,
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıkların yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
B. Sanık ... Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Sanıklardan ...'nın şikayeti üzerine mağdur ... hakkında silahla yaralama suçundan yürütülen soruşturma sırasında, sanık ...'ün kolluk aşamasında bilgisine başvurulan sıfatı ile beyanının alındığı görülmüştür.
Sanık ... kolluk beyanında, mağdur ...'nin sanık ...'i yere yatırıp tişörtünü yırttığını ve göğsünü çizdiğini beyan etmiştir.
Tüm dava dosyası kapsamı ve tanık beyanlarına göre, mağdur ... hakkında silahla yaralama suçundan yürütülen soruşturmanın sanık ...'in şikayeti ile başladığı, sanık ...'ün soruşturmanın başlamasından sonra kolluk tarafından bilgisine başvurulduğu, sanık ... ile fikir ve eylem birliği içerisinde ve iftira kastı ile hareket ettiğine dair delil bulunmadığı, sanık ...'ün yemin verdirmeye yetkili makam önünde ifadesinin alınmaması nedeniyle, üzerine atılı eylemin yalan tanıklık suçunu da oluşturmayacağı anlaşıldığından, yüklenen suçtan beraatine karar verilmesi yerine mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 ... ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununa 17.10.2019 tarih ve 7188 sayılı Kanunun 31 ... maddesiyle eklenen geçici 5 ... maddesinin "01.01.2020 tarihi itibariyle... hükme bağlanmış ve kesinleşmiş dosyalarda .... basit yargılama usulü uygulanmaz" bölümündeki "hükme bağlanmış" ibaresinin Anayasa'nın 38 ... maddesine aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiştir.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 38. maddesinde suçun kanuniliği ve cezanın kanuniliği güvence altına alınmıştır. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 7/1 ... maddesinde de aynı güvencelere yer verilerek "lehe kanunun uygulanması ilkesi" benimsenmiştir.
Maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı Kanun'un geçici 5 ... maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin basit yargılama usulü yönünden Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 ... maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılması zorunluluğu olduğundan, sanıklar hakkında basit yargılama usulüne ilişkin hükümler yönünden değerlendirme yapılmak üzere kasten yaralama suçundan kurulan hükümlerin bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
V. KARAR
A. Sanıklar ... ve ... ... Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Araç Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/232 Esas, 2016/324 Karar sayılı kararında sanıklar tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... Hakkında İftira Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle Araç Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/232 Esas, 2016/324 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
C. Sanıklar ... ve ... Hakkında Kasten Yaralama Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde (C) bendinde açıklanan nedenle Araç Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.05.2016 tarihli ve 2015/232 Esas, 2016/324 Karar sayılı kararına yönelik sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden sair yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 ... maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.02.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:33:03