Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/9148
2023/4361
7 Haziran 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Kanun'a aykırılık, görevi yaptırmamak için direnme
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Gaziosmanpaşa Cumhuriyet Başsavcılığının 22.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık, görevi yaptırmamak için direnme suçlarından dava açılmıştır.
-
Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan 10 ay hapis ve 500,00 TL adli para cezası; silahla görevi yaptırmamak için direnme suçundan 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
-
Polis memurlarının ifadelerinin çelişkili olduğuna,
-
Olay sırasında polis memurlarının sivil olması nedeniyle sanığın yanıldığına, yağmacı zannederek ateş etmesi nedeniyle suçun yasal unsurlarının oluşmadığına,
-
Eylem nedeniyle hiç kimsenin canına ve malına zarar gelmediğine,
-
Tayin edilen cezanın fazla olduğuna, ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Dava konusu olay, uyuşturucu madde ticareti şüphesi ile durdurulmak istenen sanığın, yakalanmasını engellemek amacıyla üzerinde taşıdığı ruhsatsız tabanca ile polis memurlarına ateş etmek suretiyle hem 6136 sayılı Kanun'a aykırı davrandığı hem de görevi yaptırmamak için direndiği iddiasına ilişkindir.
-
18.01.2014 tarihli tutanak ile ... Bulvarı üzerinde terk edilmiş boş inşaat arazisinde uyuşturucu madde ticareti yapıldığına dair duyum alınması üzerine kolluk görevlilerince bahse konu yere gidildiğinde daha önceden tanınan ve uyuşturucu madde ticareti yapan sanığın, sağ elinde tabanca olduğunun fark edilmesi üzerine silahı atması yönündeki uyarıları dikkate almayıp kolluk görevlilerini hedef alarak ateş etmeye başladığı, görevlilerce karşılık verildiği, ancak şahsın yakalanamayıp kaçtığı belirlenmiştir.
-
İstanbul Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 01.07.2015 tarihli raporu ile olay yeri inceleme raporuna göre inşaat alanına girişte ele geçirilen beş adet mermi kovanından dördünün tek bir silahtan, birinin ise başka bir ateşli silahtan atılmış olduğu, ele geçen dört adet kovanın 29.06.2015 tarihinde H.T.M. isimli şahsın işyerinden ele geçen, ruhsatsız ve 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz ateşli silahlardan olduğu belirlenen tabancadan atılmış olduklarının tespit edilmiştir.
-
Sanık savunmasında, olay günü bahse konu yerde uyuşturucu madde almak için beklediği sırada en başta polis olduğunu anlamadığı kişilerin bir el ateş etmesi sonucu kendisinin de savunma amaçlı üzerindeki kurusıkı tabanca ile 2 3 el ateş ederek karşılık verdiğini ifade etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik
Görev yaptırmamak için direnme suçunun birden fazla polis memuruna karşı işlendiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi hükümleri gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz nedeni yapılmamıştır.
-
5237 sayılı Kanun'un 265 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu oluşturan fiil “Kamu görevlisine karşı, görevini yapmasını engellemek amacıyla, cebir veya tehdit kullanılması” şeklinde tanımlanmış olup cebir ve/veya tehdit hareketinin varlığı durumunda, bu hareketlerin dış dünyada meydana getirdiği değişiklik dışında ayrıca bir neticenin oluşması ve bu itibarla nedensellik bağının araştırılmasına gerek olmadığından, eylem nedeniyle hiç kimsenin canına ve malına zarar gelmediğine yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
-
Görevi yaptırmamak için direnme suçunun oluşumu için önemli olan diğer bir husus da cebir veya tehdidin mağdur kamu görevlisine yönelik olması gerekliliğidir. 18.01.2014 tarihli olay tutanağında, uyuşturucu madde ticaretinden dolayı hakkında yakalama işlemi yapılacağı sırada sanığın görevlilerin arkasından pozisyon alarak sessiz ve sakin bir şekilde sağ elinde bulunan siyah renkli tabanca ile görevlileri hedef aldığının fark edildiği sırada siper alınarak sanığa yüksek sesle "Dur at elindeki silahı polis" şeklinde bağırıldığı halde sanığın uyarılara aldırış etmeden görevlileri hedef alarak ateş etmeye başladığının belirtilmesine göre, sanığın yağmacı olduğu zannıyla ateş ettiğine ilişkin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
-
Kolluk tutanağı, sanığın ikrarı ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın tabanca ile olay tarihinde uyuşturucu madde ticareti şüphesinden dolayı yakalama işlemini gerçekleştirmek için uyarılarda bulunan polis memurlarına ateş etmek suretiyle üzerine atılı suçu işlediğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. 6136 Sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik
Anayasa Mahkemesinin 02.08.2022 tarihli ve 31911 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 21.04.2022 tarihli ve 2020/87 Esas, 2022/44 sayılı kararı ile; 5271 sayılı Kanun'un 17.10.2019 tarihli ve 7188 sayılı Kanun'un 31 inci maddesiyle eklenen geçici 5 inci maddesinin (d) bendinde yer alan "...kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış..." ibaresinin "...seri muhakeme usulü..." yönünden 2709 sayılı T.C. Anayasası'na aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş olması ve yargılama konusu suçun seri muhakeme usulüne tabi olması karşısında, sanık hakkında 5271 sayılı Kanun'un 250 nci maddesinde düzenlenen seri muhakeme usulünün uygulanabilmesi için yerel mahkemece dosyanın Cumhuriyet Başsavcılığına tevdi edilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle sanık hakkında kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
A. Görevi yaptırmamak için direnme suçundan kurulan hükme yönelik
Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararında sanık müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükümün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. 6136 sayılı Kanun'a aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik
Gerekçenin (B) bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle başkaca yönleri incelenmeyen Gaziosmanpaşa 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 07.06.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:53:03