Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/16829
2023/4022
31 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: İftira
HÜKÜM: Beraat
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Bursa Cumhuriyet Başsavcılığının 07.12.2012 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında iftira suçundan dava açılmıştır.
-
Bursa 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 04.03.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında iftira suçundan 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
-
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesinin 28.10.2019 tarihli kararında sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyete ilişkin hükmü kaldırarak yerine ''Sanığa isnat edilen iftira suçundan dolayı CMK 223/2 c maddesi gereğince suç işleme kastının bulunmaması gerekçesiyle beraatine,'' ibarelerinin eklenmesi suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz isteği;
A. Sanığın katılan hakkkında soruşturma ve kovuşturma başlatmak kastı ile hareket ettiğine,
B. Hukuk davasında alınan raporun eksik ve hatalı olduğuna,
C. Eylemin şikayet hakkı kapsamında değerlendirilemeyeceğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü
Dava konusu olay, sanığın 25.07.2007 vade tarihli 40.000 TL bedelli senedi tanzim edip imzalayarak borcuna karşılık olarak müştekiye vermesine rağmen, müştekinin, sözkonusu senedi tanzim edip imzalayarak sanık aleyhine icra takibi yaptığı iddiasına ilişkin olup, ilk derece mahkemesince, sanığın katılan hakkında soruşturma yapılmasına sebep olarak iftira suçunu işlediği gerekçesiyle 10 ay hapis cezası ile mahkumiyetine karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü
Sanığın başvurusunun suç işlemediğini bildiği kimseye suç atmak biçiminde değerlendirilemeyeceği, başvurusunun Anayasa'nın 74 üncü maddesinde düzenlenen dilekçe hakkının kullanılması kapsamında kaldığı gerekçesiyle sanığın iftira suçundan mahkumiyetine ilişkin bölüm tamamen çıkartılarak yerine ''...sanığın atılı suçtan beraatine, ...düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Tebliğname yönünden
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2021 tarihli tebliğnamesinde dosyada bulunan ve çelişen tek kişi tarafından düzenlenmiş iki farklı rapora dayalı hüküm kurulduğu ve bu çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu'ndan tekrar rapor alınması istenmiştir. Ancak; Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesince alınan 03.07.2012 tarihli rapora dayanak alınan belgelerin ''tebliğ mazbataları, dilekçe örnekleri, müşteki ifade tutanağı'' olduğu, huzurdaki dava dosyasında savcılık aşamasında alınan 06.12.2012 tarihli raporda ''sanığın kendi bileceği nedenlerle farklı tarih ve farklı yerlerde devamlı farklı imzalar kullandığı'', bu imzalardan bilhassa Bursa 16.Noterliğince düzenlenen vekaletnamedeki imza ile bononun üzerindeki imzalar arasında uygunluk bulunduğu tespit edilmiştir. 03.07.2012 tarihli raporda ise imza benzerliği tespit edilen 06.12.2012 tarihli kriminal uzmanının raporunda benzerliğe dayanak oluşturan ve inceleme konusu olan Bursa 16.Noterliğince düzenlenen vekaletname, 03.07.2012 tarihli raporda inceleme konusu yapılmamıştır. Bu itibarla iki farklı grofolojik incelemeye konu edilen ve sanığın eli ürünü olan dayanak belgeler farklı belgeler olduğundan söz edilen iki ayrı grofolojik inceleme raporunun çelişkili olduğundan da sözedilemeyecektir.
B. Katılan vekilinin temyizi yönünden
1.İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
03.07.2012 tarihli grofoloji ve sahtecilik uzmanınca hazırlanan rapor,06.12.2012 tarihli kriminal uzmanının raporu, sanık ve katılan beyanları ile dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, sanığın, işlemediğini bildiği halde hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını sağlamak amacıyla katılana hukuka aykırı fiiller isnat etmek suretiyle şikayette bulunduğu anlaşıldığından, unsurları oluşan atılı iftira suçundan mahkumiyeti yerine yazılı şekilde beraat kararı verilmesi nedeniyle kurulan hüküm hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7.Ceza Dairesinin 28.10.2019 tarihli kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye farklı gerekçe ile uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 31.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 16:56:33