Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/264

Karar No

2023/3841

Karar Tarihi

29 Mayıs 2023

MAHKEMESİ: Ceza Dairesi

SUÇLAR: Suçu ve suçluyu övmek

HÜKÜMLER: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Bayat (Çorum) Cumhuriyet Başsavcılığının 16.08.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında suçu ve suçluyu övmek suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 215 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle dava açılmıştır.

  2. Bayat (Çorum) Asliye Ceza Mahkemesinin 25.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında atılı suçtan, 5237 sayılı Kanun’un 215 inci maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

  3. Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 29.06.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

  4. Dairemizin 29.11.2022 tarihli 2021/16957 Esas, 2022/27854 Karar sayılı kararı ile, temyiz başvurusunda temyiz nedenlerini göstermediği anlaşılan sanığa, 5271 sayılı Kanun’un 295 inci maddesinin birinci fıkrasında öngörülen 7 günlük kanunî süre içerisinde temyiz nedenlerini gösteren ek dilekçe sunması, aksi halde temyiz talebinin reddedileceğine ilişkin ihtar içeren tebligat gönderilmesi ve sanığın sunması halinde ek temyiz dilekçesi de eklenerek incelenmek üzere dosyanın iadesinin sağlanması için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanığın temyiz isteği, paylaşımlarının kamu düzeni açısından açık ve yakın tehlike oluşturmadığına, buna dair araştırma ve tespit yapılmadığına, paylaşımında FETÖ liderini yüceltmeyip aksine "ilkokul mezunu" olan bu kişi tarafından insanların nasıl kandırılabildiklerine işaret ettiğine, paylaşım içeriğinin düşünce özgürlüğü kapsamında imalı anlatım içerdiğine, gerekçeli kararda yeterli izahat yapılmadan üst hadden ceza tayin edildiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Dava konusu olay; sanığın, kendisine ait olan facebook hesabından, 14.07.2019 ve 15.07.2019 tarihinde yaptığı darbe teşebbüsünü destekleyici mahiyette paylaşımlar ile, bir suç işleme kararının icrası kapsamında değişik zamanlarda aleni olarak suçu ve suçluyu övme suçunu işlediği iddiasına ilişkindir.

  2. 16.07.2019 tarihli ararştırma tutanağı ve 17.07.2019 tarihli araştırma raporuna göre, sanığa ait "Bayat Çorum" isimli hesaptan, 14.07.2019 tarihinde " ... 15 # Temmuz la hiçbir bağım yoktur. Askerlerin vahşice öldürüldüğü bir günü kutlamam. 15 Temmuz Darbesi kontrollü darbedir. ... 15 Temmuzu kutlamam, bu darbe askerime polisime sivil vatandaşlarımıza vatan evlatlarına yapılan bir darbedir. Asla 15 Temmuzu kutlamam. O darbede hayatlarını kaybeden şehitlerimizi rahmet şükranla anıyorum. ... 15 Temmuzun tek sorumlusu akp hükümeti ve recep tayyip Erdoğandır. ... Tazecik beyinlere zafer diye yutturacağınıza ilkokul mezunu fetullahın sizi nasıl kandırdığını anlatında ibret alsınlar, terliği F16'ya fırlatım düşürmeye çalışanların bayramı olan 15 Temmuz Tiyatrolar Haftası kutlu olsun" şeklinde ve 15.07.2019 tarihinde " ... 15 Temmuz kontrollü darbedir, ihanet projesidir. ... 15 Temmuz zafer bayramı diye ilan eden akp hükümeti gariban askerimi haince öldüren insanlar asıl akp hükümeti... " şeklinde ibareler yer alan paylaşımlar bulunmaktadır.

  3. Bayat (Çorum) Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/287 sayılı soruşturması kapsamında, sanık hakkında terör örgütünün veya amacının propagandasını yapmak suçundan, 16.08.2019 tarihli kovuşturmaya yer olmadığına dair ek karar verilmiştir.

  4. Sanık savunmasında, cemaat ve tarikatlara karşı bir kişi olduğunu, 15 Temmuz darbesine ilişkin İyi Parti ve CHP tarafından sunulan yönergelerin reddedildiğini, halkın bu konuda aydınlatılamadığını, kendisinin de övgü içeren ifadeler olmadan, buna dair görüşlerini paylaştığını beyan etmiştir.

A. İlk Derece Mahkemesinin kabulü

Sanığın paylaşımlarının darbe girişiminin hemen ardından yapılması nedeniyle, sanığın suçu ve suçluyu övme suçunun sabit olduğu kabul edilerek sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin kabulü

İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, sanığın istinaf talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince, duruşmasız yapılan incelemede, sanığın zincirleme halde aleni nitelikte darbe teşebbüsünü destekleyici mahiyette paylaşımlarda bulunması gerekçesiyle, suçun unsurlarının oluştuğunun kabulü ile, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

  1. İfade özgürlüğü, 2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 26 ve Avrupa İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına dair Sözleşme'nin 10 uncu maddesi ile teminat altına alınmıştır.

İfade özgürlüğünün kullanımına meşru bir müdahale için;

a. Müdahalenin yasalarda öngörülmüş olması,

b. Ulusal güvenlik, toprak bütünlüğü, kamu emniyeti, kamu düzeninin sağlanması ve suçun işlenmesinin önlenmesi, sağlığın korunması, ahlakın, başkalarının şöhret ya da haklarının korunması, gizli tutulması kaydıyla alınmış bilgilerin açıklanmalarının engellenmesi ve yargı gücünün otorite ve tarafsızlığının sağlanmasına ilişkin değerlerden bir veya bir kaçını korumaya yönelik olmalıdır.

c. Müdahale, demokratik bir toplumda gerekli bulunmalıdır.

2709 sayılı Anayasa'nın 90 ıncı maddesinin son fıkrasına göre, “usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmalar kanun hükmündedir. Bunlar hakkında Anayasaya aykırılık iddiası ile Anayasa Mahkemesine başvurulamaz. Usulüne göre yürürlüğe konmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konularda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.”

Temel hak ve hürriyetlere ilişkin Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ne ekli protokoller Türkiye Büyük Millet Meclisince onaylanmıştır. Anayasal düzenleme karşısında, ifade özgürlüğüne ilişkin Avrupa Sözleşmesinin 10. maddesi bir iç düzenleme şekline dönüşmüştür.

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi de içtihatlarında, kişinin hakkı ile toplumun çıkarı ve özellikle kişinin temel ifade özgürlüğü hakkı ve demokratik toplumun terör örgütlerinin faaliyetlerine karşı kendini korumaya ilişkin meşru hakkı arasında bir denge kurulması ihtiyacını beraberinde getirdiğini ifade etmiştir. (Zana v. Türkiye).

İfade özgürlüğü, sadece memnuniyetle karşılanan, zararsız veya önemsiz sayılan, insanların kayıtsız kalabileceği bilgi ve fikirler için değil, aynı zamanda demokratik toplumu şekillendiren çoğulculuğun, hoşgörünün ve geniş fikirliliğin doğasında bulunan bir gereklilik olarak saldırgan, şok eden, rahatsızlık veren veya ayrılık yaratabilen fikirler içinde uygulanabilmelidir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde, sanığın paylaşımlarının, 15 Temmuz Demokrasi ve Millî Birlik Gününe ilişkin görüşlerini ve siyasi fikirlerini içerdiği, kullandığı ifadelerin bütünü nazara alındığında, ulusal güvenlik ve kamu düzeni açısından açık ve yakın bir tehlikeyi ortaya çıkarma ya da kamu barışını bozmaya elverişli olmadığı, terör örgütünün cebir, şiddet veya tehdit içeren yöntemlerini ve işlediği suçları meşru gösterecek veya övecek ya da teşvik edecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanunun 215 inci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen suçu ve suçluyu övme suçunun unsurlarını taşımadığı gözetilmeden beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi nedeniyle, kurulan hüküm isabetli bulunmamıştır.

  1. Kabule göre de;

Sanığın paylaşımlarının ne şekilde 5237 sayılı Kanunun 215 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında, işlenmiş olan bir suçu veya işlemiş olduğu suçtan dolayı bir kişiyi alenen övme suçunun unsurlarının oluştuğu hususu denetime olanak verecek biçimde gösterilip tartışılmadan yetersiz gerekçeyle mahkumiyet kararı verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesinin 29.06.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğnameye aykırı olarak, oy çokluğuyla BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca Bayat (Çorum) Asliye Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2023 tarihinde karar verildi.

KARŞI OY

Hakkında suçu ve suçluyu övme suçundan dava açılan sanık ...’le ilgili Bayat Asliye Ceza Mahkemesinin mahkumiyetine karar verdiği, Samsun Bölge Adliye Mahkemesinin sanığın istinaf başvurusunu esastan reddettiği; dosya içerisinden sanığın 15 Temmuz gecesi yapılan hain darbe girişimine karşı darbeyi gerçekleştirmeye çalışan terör örgütü FETÖ’nün başarısızlığa uğradıktan sonra kullandığı slogan olan “darbe tiyatrodur, kontrollü darbe” mesajlarını sosyal medya hesabından paylaştığı, darbeye direnen vatandaşları küçümseyerek “terliği F 16’ya fırlatıp düşürmeye çalışanların bayramı olan 15 Temmuz tiyatrolar haftası kutlu olsun” ayrıca “yaz kızım 15 Temmuzla hiçbir gönül bağım yoktur askerlerin vahşice öldürüldüğü bir günü kutlamam ben” yine darbeye maruz kalan hükümeti kastederek “kontrollü darbe yapan AKP hükümeti Tayip Erdoğandır daha ötesi yok” şeklinde mesajlar yazdığı ayrıca “bu ülkenin vatan hainleri AKP hükümeti Tayip Erdoğan daha ötesi yok” yine “yaratan Allah işte senin yalanını böyle konuşturur Tayip Erdoğan... işte terör örgütü PKK/FETÖ hepsi sensin” şeklinde mesajlar yazdığı tespit edilmiş sanık bu mesajları yazdığını kabul etmiştir.

FETÖ terör örgütü 15 Temmuz 2016 tarihinde darbe teşebbüsüne kalkışarak Gölbaşındaki Özel Harekat’ı bombalamış, ülkemizin çeşitli yerlerinde hain darbe girişimine karşı direniş gösteren asker, polis vatandaşlarımızın üzerine bomba atmakta ve direnişini kırmak için elinden geleni yapmış başarısız olunca da önce FETÖ lideri Fetullah Gülen darbenin tiyatro olduğunu ve kontrollü darbe beyanını kullanarak darbeye direnen vatandaşları küçümsemeye ve eylemi kendisinin gerçekleştirdiği gerçeğini gizlemeye çalışarak bütün terör örgütleri gibi propaganda faaliyetlerine girişmiştir.

Darbe, iktidarı zorla ele geçirmek isteyen kişilerin gerçek amacı hak etmedikleri halde meşru yönetimi devirerek yönetimi ele geçirmektir. Bunun için darbeye girişirken veya başardıktan sonra iktidarın meşruiyetini kaybettiğini, ülkemize de ayrıca meşru iktidarın Anayasanın kuruluş amaçlarından vazgeçtiğini ileri sürerler. Öyle ki 1961 yılında iki kez darbe teşebbüsünde bulunan ... o sırada Başbakan olan Atatürk’ün yakın silah arkadaşı ve ülkenin kurucu ilkelerini belirleyen isimlerden olan İsmet İnönü’nün dahi kuruluş felsefesinden ayrıldığını düşünerek kendisini devirmeye iki kez kalkışmıştır. Halbuki amaç sadece iktidar aygıtını hukuka aykırı olarak ele geçirmektir. İnsan Hakları Evrensel Beyannamesinin 21. maddesinde; (1) Herkesin, doğrudan ya da özgürce seçilmiş kişiler aracılığıyla ülkesinin kamu yönetimine katılma hakkı vardır.

(2)Herkes ülkesinin kamu hizmetlerinden eşit olarak yararlanma hakkına sahiptir.

(3) Halkın iradesi, hükümet erkinin temelidir; bu irade, gizli ya da buna denk bir yöntemle yapılacak ve genel ve eşit oy verme yoluyla gerçekleşecek olan dönemsel ve dürüst seçimle belirir. Ülkemizde de serbest seçimlerle gelen iktidarlara 27 Mayıs 1960’dan itibaren darbeler gerçekleştirilmiş, trajikomik olan ise 1924 Anayasasına göre iktidar olan partiyi deviren cuntacılar söz konusu iktidarın Anayasayı ihlal ettiğini söyleyerek kendi elleriyle 1924 Anayasasını ilga etmişlerdir.

15 Temmuz 2016 darbesini başaramayan FETÖ örgütü ve darbenin başarılmasını isteyen darbenin gerçekleşmesini isteyenler bu isteklerini açıkça dile getirmekten çekindiklerinden halkın direnişini küçümsemek amacıyla müebbet cezayı gerektiren suç olan darbeye direnişi küçümsemeye ve darbeye direnen halkımızı aşağılamak amacıyla çeşitli sloganlar üretmişlerdir. Söz konusu ve bu amaçla sanık tarafından yazıldığı anlaşılan sosyal medya mesajlarının amacı suç olan darbeyi övmek fiilini oluşturmaktadır.

Sanığın yukarıda saydığımız kendisinin de kabul ettiği sosyal medyadan aleni olarak yaptığı paylaşımlarda darbeye direnişi küçümseyerek darbe suçunu övdüğü aşikardır. Ayrıca sanık hakkında paylaştığı paylaşımlar nedeniyle oluştuğunu düşündüğümüz ve işlem yapılmayan Cumhurbaşkanına hakaret suçundan zamanaşımı süresi içinde işlem yapılması mümkündür.

Yakın tehlike;

Suçu ve suçluyu övmek suçunun oluşması için kamu düzeni açısından eylemin yakın tehlike oluşturması bakımından irdelendiğinde;

Tarihimizde Buçuktepe vakasından başlamak üzere yönetimde olan 36 Osmanlı Padişahından 12’si darbelerle indirilmiş olup; Cumhuriyet dönemimizde ise 27 Mayıs 1960 yılından itibaren başlayan ve 1961 yılında ... tarafından iki kez 1970 yılında 9 Martta akim kalan ve 12 Martta gerçekleşen darbe, 12 Eylül 1980, 28 Şubat 1997, 27 Nisan ve 15 Temmuz darbe girişimleri dikkate alındığında ülkemizde darbe tehlikesinin halen yakın olduğu bu tür darbe suçuna karşı söylemlerin yakın tehlike kriteri açısından suç sayılması gerektiği ayrıca 27 Mayıs döneminde yönetime gelen Milli Birlik Komitesi cuntasının görevdeyken bile oluşan silahlı kuvvetler cuntasının ve ordu içinde tespit edilemeyen cuntaların varlığı gözönüne alındığında atılı suçun oluştuğu Cumhurbaşkanına hakaret suçundan da sanık hakkında zamanaşımı süresinde işlem yapılması gerektiği düşüncesiyle sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayız. 29.05.2023

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

pkkfetökararövmektemyizhukukîtevdiinesüreçv.olgularsuçugerekçesebeplerivebozulmasınakarşısuçluyu

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 16:58:38

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim