Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/14011
2023/3653
24 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: İftira
HÜKÜMLER: Mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile sanığın beraatine dair karar
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz eden katılan vekilinin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı, sanık müdafinin 05.03.2021 tarihli dilekçesinin ise temyiz niteliğinde olmayıp, temyize cevap dilekçesi olduğu yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı'nın, 2015/37674 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın, iftira suçundan cezalandırılması talep olunmuştur.
-
Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesinin, 2015/1474 Esas, 2018/1733 Karar sayılı kararı ile sanığın iftira suçundan, 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmolunan kısa süreli hapis cezasının
6000 TL adli para cezasına çevrilmesine karar verilmiştir.
- İlgili kararın sanık müdafii ve katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 tarihli, 2019/4120 Esas, 2021/314 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulü ile, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca sanığın beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan vekilinin temyiz sebepleri,
Sanığın eylemi ve suç kastı ile hareket ettiği sabit olmasına rağmen, gerekçesiz bir şekilde beraatine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, aralarında taşınmaz alım satımı nedeni ile husumet bulunan sanığın, işlenmediğini bildiği halde katılanın sahtecilik ve dolandırıcılık yaptığını belirterek şikayetçi olmak sureti ile katılan hakkında soruşturma açılmasına sebebiyet verdiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
Sanık müdafiinin 05.03.2021 tarihli dilekçesinin temyiz niteliğinde olmayıp, temyize cevap dilekçesi olduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin temyiz talebinde hasren yapılan incelemede;
A. Tebliğname Yönünden;
Ceza Genel Kurulu’nun 17.05.2022 gün ve 2020/248 Esas, 2022/359 Karar sayılı ilamı ve 5271 sayılı Kanunun 280/1 a maddesinde ''İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde "hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine'' duruşma açılmasına gerek olmadan karar verilebileceğinin düzenlenmiş olması ve aynı Kanunun 303 üncü maddenin birinci fıkrasının (a) bendinde ''olayın daha ziyade aydınlanması gerekmeden beraate veya davanın düşmesine ya da alt ve üst sınırı olmayan sabit bir cezaya hükmolunması gerekirse'' şeklinde yer alan düzenleme birlikte değerlendirildiğinde istinaf mahkemesince dosya üzerinden beraat kararı verilmesinde usul ve yasaya aykırılık olmadığından tebliğnamede yer alan bozma görüşüne iştirak olunmamıştır.
B. Katılan Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Katılan ile sanık arasında taşınmaz alım satım bedelinin ödenmesi konusunda husumet bulunduğu, katılanın, sanığın bedeli ödemediği gerekçesi ile sanık hakkında icra takibi başlattığı, bunun üzerine sanığın takibe itiraz etmesinin yanında ayrıca katılan hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık yaptığı iddiaları ile şikayetçi olduğu, katılan hakkında yapılan soruşturma sonucunda, olayın hukuki ihtilaf olduğu gerekçesi ile kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği olayda,
Sanığın iddialarının bir kısım vakıalara dayanması da dikkate alındığında eyleminin, suç işlemediğini bildiği kimseye suç isnadı biçiminde olmayıp, Anayasanın 74 üncü maddesinde düzenlenen Anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde B bendinde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 02.02.2021 tarihli, 2019/4120 Esas, 2021/314 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ankara 35. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:00:05