Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/15201
2023/3560
23 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Parada sahtecilik
HÜKÜMLER: Mahkumiyet
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2012 tarihli iddianamesiyle sanıklar ...
ve ...'ın parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
- Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarihli kararıyla sanıkların 3 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, hak yoksunluklarının uygulanmasına, suça konu sahte paranın müsaderesine ve T.C ... Bankasına gönderilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
- Sanık ...'ın temyiz istemi; atılı suçu işlemediğine ve beraatine karar verilmesi
gerektiğine ilişkindir.
- Sanık ... müdafiinin temyiz istemi bir sebebe dayanmamaktadır.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay arkadaş olan sanıkların güney illere sahte para bozdurmak için gidip katılana
sahte para verip para üstü almak suretiyle atılı suçu işledikleri iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Sanık ... hakkında incelemeye konu dosyanın Bakırköy 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 2013/309 Esas sayılı dosyasıyla birleştirilip birleştirilmeyeceğinin değerlendirilmesi istemiyle bozma yönünde görüş bildirilmiş ise de; Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 2016/8 1435 Esas 2019/624 Karar, 22.10.2019 tarihli kararında belirtildiği üzere, bahsi geçen dosyanın UYAP ortamından yapılan incelemesinde suç yerinin İstanbul Başakşehir olması, bu dosyadaki suç yerinin ise Antalya Elmalı olması ile olayın gelişimi itibarıyla yenilenen kastın fiili kesinti teşkil etmesi nedeniyle eylemlerin ayrı suç oluşturduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun'un (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrasında hapis cezası yanında adli para cezası da öngörüldüğü halde hükmedilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
- Oluş, tüm dosya kapsamına göre önceden arkadaş olan sanıkların RENT A CAR dan araç kiralayarak güney illere sahte para bozdurmak için gittikleri ve Antalya ... Bankası Şubesince düzenlenen rapora göre sahte ve aldatma kabiliyetini haiz olan bir adet sahte 200 EURO ile 20,00 TL lik akaryakıt alarak mazot aldıkları olayda sanıklar atılı suçlamayı kabul etmemiş ve birbirlerini tanımadıklarını beyan etmişler ise de aynı araçta olduklarına ilişkin tanık ve katılan beyanları ile önceden mesajlaşmaları ayrıca sanık ...'ın alınan savunmasında kendisinin ...'in işletmekte olduğu rent a car firmasında şöför olarak çalıştığını, araç kullanamayacak kişilere şöförlük hizmeti verdiğini diğer sanık ...'ı tanımadığını ve atılı suçu kabul etmediğini beyan ettiği, sanık ...'ın alınan ifadesinde diğer sanık ... ile aralarında alacak verecek meselesinden kaynaklanan husumet bulunduğunu bu nedenle sanık ...'ın dava konusu olaya kendisi karışmaması rağmen ismini verdiğini, atılı suçlamayı kabul etmediğini beyan etmiştir.
Olay tanığı Hüseyin'in kendisine 200 Euro veren kişinin ... olduğunu teşhis ettiği ayrıca Mahmut'un olay tarihinde aracın şöför mahallinden indiği ve yanında bir erkek şahsın daha olduğunu beyan ettiği anlaşılmıştır. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde; her iki sanığın daha önceden tanıştıklarının belli olduğu bu hususun dosya içinde bulunan mesaj içeriklerinden de anlaşıldığı, yine araç kiralama sözleşmesinde bulunan sözleşme ve senet incelendiğinde bunlardaki imzanın sanık ...'a ait olduğu ve bir işletmede şöför olarak çalışan kişinin araç kiralama sözleşmesine ve sözleşme ekinde bulunan senede imza atmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu dolayısıyla her iki sanığın birlikte hareket ederek isnat edilen parada sahtecilik suçunu işlediği anlaşıldığından sanık ... müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
- Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
B. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise;
Parada sahtecilik suçunun niteliği itibariyle kesintisiz suçlardan olması ve iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin yada suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluşması karşısında, sanığın 02.08.2009 tarihinde Silifke ilçesinde gerçekleşen sahte 200 EURO'yu tedavüle koyma eylemine ilişkin 23.03.2010 tarihli iddianame ile açılan kamu davasında, Silifke 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/128 Esas sayılı dosyasında sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve kararın temyiz edilmeden kesinleştiği, yine sanık hakkında incelemeye konu Elmalı Cumhuriyet Başsavcılığının 19.11.2012 tarihli iddianamesi ile suç tarihi 01.08.2009 olan sahte 200 EURO'yu piyasaya sürme eyleminden ötürü açılan kamu davasında Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarih ve 2012/240 Esas 2015/246 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği ve kararın işbu temyiz incelemesine konu edildiği anlaşılmaktadır. Açıklandığı üzere her iki eylem arasındaki kısa zaman aralığı, sanığın aynı nitelikteki paraları tedavüle sürmesi ve hukuki ve fiili kesinti koşullarının gerçekleşmediği gözetilerek; suç, iddianame ve karar tarihleri itibariyle incelemeye konu davanın mükerrer olduğu anlaşılmakla, Elmalı Ağır Ceza Mahkemesince 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin yedinci fıkrası uyarınca davanın reddine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı biçimde hüküm kurulması yasaya aykırıdır.
V. KARAR
A. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Elmalı Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2015 tarih, 2012/240 Esas ve 2015/246 Karar sayılı kararında sanık ... müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
B. Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelik incelemede ise;
Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenle 10.12.2015 tarih, 2012/240 Esas ve 2015/246 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:01:28