Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/7816
2023/3172
10 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: Tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme, 2863 sayılı Kanun'a muhalefet etme
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet, Beraat
Sanık ... hakkında tehlikeli maddeleri izinsiz olarak bulundurma veya el değiştirme suçundan kurulan hüküm yönünden, suçtan zarar görmeyen katılan Bakanlığın davaya katılma hakkı bulunmadığı ve mahkeme tarafından da katılma kararı verilmiş olmasının hükmü temyiz hakkı vermeyeceği tespit edilerek yapılan incelemede;
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Aliağa Cumhuriyet Başsavcılığının 11.04.2013 tarihli iddianamesi ile, sanıklar hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 174 üncü maddesinin birinci fıkrası ve sanık ... hakkında ayrıca 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu'na (2863 sayılı Kanun) muhalefet etme suçundan 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası, 5237 sayılı Kanun'un 53 ve 54 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebi ile dava açılmıştır.
-
Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli kararı ile sanık ... hakkında, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci ve dördüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ve 80,00 TL adli para ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, bu sanığın 2863 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçu ile sanık ...'nın tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçlarından, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği; sanık ...'nun 2863 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçu ile sanık ...'nın tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan verilen beraat kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
-
Sanık ... müdafinin temyiz isteği, sanığın 2863 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan beraat etmesi nedeniyle, vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine, tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçu yönünden ise, suçun unsurlarının oluşmadığına, eksik araştırma nedeni ve savunmaya itibar edilmeyerek savunma hakkının kısıtlandığına, sanık hakkında lehe hükümlerin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Dava konusu olay, istihbari çalışmalar sonucu, tarihi eser satmaya çalışan sanıklardan ...'nın dükkanında yapılan aramada, patlayıcı madde düzeneği, Akfil olarak beyan edilen madde, dört adet tarihi eser aramada kullanılan bakır çubuk ve Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamındaki kabartmalı bronz ağırlık ele geçirilmesi nedeniyle, sanıkların tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçunu ve sanık ...'nun ayrıca 2863 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçunu işledikleri iddiasına ilişkindir.
-
İlçe Emniyet Müdürlüğünün 14.05.2012 tarihli yazısında, sanıklar ile kimliği belirsiz bir erkek şahsın, tarihi eser konusunda pazarlık ettikleri, sanık ...'ın tarihi eser alıcısı olduğu istihbaratı bildirilmiştir.
-
14.05.2012 tarihli işyeri arama, el koyma yakalama ve teslim tutanağında, vestiyerde 20 adet uçlarında dinamit lokumu şeklinde hazırlanmış patlayıcı madde düzeneği, misafir koltukları arasında, üzerinde FRACT.AG ibaresi yazılı 5 kg ağırlığında Akfil olarak beyan edilen toz madde, dört adet tarihi eser aramada kullanılan bakır çubuk, bir adet bronz ağırlık, iki adet metal obje, bir adet tuğra motifi olan halkalı obje, bir adet taş obje bulunduğu belirtilmiştir.
-
Aliağa İlçe Emniyet Müdürlüğü Silah ve Patlayıcı Maddeler Büro Amirliği'nde görevli sivil memur ... tarafından düzenlenen 17.05.2013 tarihli rapor, İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 31.05.2012 tarihli KMY 2012/4628 sayılı raporu ile Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğünün 12.06.2012 tarihli raporunda, üzerinde 'Fract.Ag' ibaresi bulunan, 5 kg'lık orijinal ambalajındaki kimyasal
maddenin, kalsiyum hidroksit içerikli olduğu, kayalar ve beton bloklar üzerinde patlatma ve parçalama yapabilen bir tür kimyasal madde olduğu; mazot, amonyum ve klorat iyonları içeren el yapısı 20 adet malzemenin patlayıcı madde 20 adet malzemenin ise 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında kullanılmaya hazır, yapılış ve kullanış amacı itibariyle canlılar üzerinde öldürücü ve yaralayıcı, cansızlar üzerinde yakıcı, yıkıcı ve tahrip edici özelliğe sahip olduğu belirtilmiştir.
-
Türkiye Atom Enerjisi Kurumu Sarayköy Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi'nin 26.06.2014 tarihli ve 31739 sayılı yazı cevabında, "Fract.Ag yazan madde ve yeşil renkli plastik maddelerde ölçülebilir seviyenin üzerinde radyoaktivite tespit edilemediği bildirilmiştir.
-
Adli Tıp Kurumu 5. İhtisas Kurulunun 07.09.2015 tarihli ve 1501 sayılı yazısında, patlayıcı maddelerin kimyasal yapıları, formülasyonları, patlayıcılık kapasiteleri gibi özelliklerine göre değerlendirilmesi hususunun, üniversitelerin kimya fakültelerinin ilgili bölümlerinden, patlayıcılarla ilgili kamu kurum ya da kuruluşlarından görüş alınabileceği belirtilmiştir.
-
Arkeolog bilirkişisi Prof. Dr. Ergün Laflı tarafından düzenlenen 31.05.2012 tarihli bilirkişi raporu ile üç arkeolog tarafından düzenlenen 15/05/2012 tarihli bilirkişi raporunda, incelemeye gönderilen beş adet eşyadan sadece, kabartmalı bronz ağırlığın 2863 sayılı Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kanunu kapsamında kültür varlığı olduğu, alınıp, satılmasının, bulundurulmasının, bulunduğu yerden çıkarılmasının yasak olduğu belirtilmiştir.
-
Tanık ..., sanık ...'in işyerinde olan tarihi eser gibi olan eşyaların 5 6 yıldır depoda gelişi güzel yerde durduğunu, sanığın onları tarladan bulduğunu söylediğini beyan etmiştir.
-
Tanık ..., olay günü sanık ...'ın elindeki poşeti işyerine bıraktığını, sanık ...'in işyerinde olan tarihi eser gibi olan eşyaların uzun süredir gelişi güzel yerde durduğunu, sanığın onları tarladan bulduğunu söylediğini beyan etmiştir.
-
Tanık ..., masanın üzerinde açıkta süs eşyası olarak gördüğü eşyalar dışında başkaca bilgi ve görgüsünün olmadığını beyan etmiştir.
-
Sanık ... savunmasında, patlayıcı olduğu belirtilen maddelerin kendisine ait olduğunu, diğer suç eşyalarının kendisine ait olmadığını beyan ederek atılı suçlamaları reddetmiştir.
12.Sanık ... savunmasında, ele geçirilen toz halinde maddenin, sanık ...'na ait olduğunu beyan ederek atılı suçlamayı inkar etmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hükümde, şikayetçi Bakanlık vekilinin temyizine yönelik;
Yargılama konusu suç yönünden şikayetçi Bakanlığın suçtan zarar gören sıfatının bulunmadığı, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına, suçtan doğrudan zarar görmemesi nedeniyle katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ile yetkisinin bulunmadığı, mahkemece katılma hakkı verilmesinin de davaya katılma ve temyiz hakkı vermeyeceği, hükmün, karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin birinci fıkrası gereği re’sen temyize de tabi olmadığı anlaşılmakla, şikayetçi Bakanlık vekilinin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.
B. Sanık ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hükme yönelik;
- Tebliğname yönünden:
İzmir Kriminal Polis Laboratuvarının 31.05.2012 tarihli KMY 2012/4628 sayılı raporu ile Bomba İmha ve İnceleme Şube Müdürlüğünün 12.06.2012 tarihli raporuna göre; raporda tarif edilen kalsiyum hidroksit içerikli kimyasal maddenin kullanım amacı ile mazot, amonyum ve klorat iyonları içeren, içindeki patlayıcı maddeyi patlatmak amacıyla elektrik kablosu ve ince çelik rezistans teli kullanılan 20 adet malzemenin, uzaktan kablo kontrolüyle, kablo uçlarına akım vererek patlatılmak üzere hazırlandığının belirlenmesi karşısında, ele geçen maddelerin 5237 sayılı Kanun'un 174 üncü maddesinin birinci fıkrası kapsamında patlayıcı, yakıcı, aşındırıcı, yaralayıcı madde niteliğinde olduğu ve önemsiz tür ve miktarda olmadığı anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
- Sanık müdafinin temyizi yönünden;
Olay ve olgular bölümündeki tespitler, ele geçirilen maddenin niteliği ve miktarı, sanık savunması ile tüm dava dosyası birlikte değerlendirildiğinde, sanığın müsnet suçu işlediği anlaşıldığından, mahkemenin kabul ve uygulamasında isabetsizlik görülmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafinin yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.
C. Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçundan kurulan hükme yönelik;
-
Sanığın yargılama konusu eylemi için, 2863 sayılı Kanun'un 67 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşılmıştır.
-
5237 sayılı Kanun’un 67 nci maddesinin ikinci fıkrasının (d) bendi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin sanığın 04.07.2013 tarihli sorgu tarihi olduğu ve bu tarihten temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu belirlenmiştir.
V. KARAR
A. Sanık ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hükme yönelik;
Gerekçe bölümünün (A) bendinde açıklanan nedenlerle, şikayetçi Bakanlık vekilinin vekilinin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanık ... hakkında tehlikeli maddelerin izinsiz olarak bulundurulması veya el değiştirmesi suçundan kurulan hükme yönelik;
Gerekçe bölümünün (B) bendinde açıklanan nedenlerle, Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli sayılı kararında sanık müdafi tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ile dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
C. Sanık ... hakkında 2863 sayılı Kanun'a muhalefet etme suçundan kurulan hükme yönelik;
Gerekçe bölümünün (C) bendinde açıklanan nedenlerle, Aliağa 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2016 tarihli kararına yönelik sanık müdafi ve katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğnameye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:06:27