Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/6862
2023/3073
9 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 11.09.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında yaralama, cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin birinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri, 43 üncü maddesi ve 53 üncü ve 86/2, 86/3 c maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
-
İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında cebir, tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (b) ve (c) bentleri, 110'uncu maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği;
1.Atılı suçu işlemediğine,
- Mağduru alıkoymadığına,
Vesaire ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1.Dava konusu olay, sanığın müşteki ... ve ...'ı ...'e ait binanın önünde görmesi üzerine ...'a saldırarak yumruklaması ve kollarından tutarak zorla yirmi metre kadar uzakta bulunan simit sarayına götürerek bir saat kadar mekanda alıkoyması, bu sürede konuşmaları, konuşma bittikten sonra sanık ve müştekinin simit sarayından ayrılmalarına ilişkindir.
-
İstanbul Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 26.02.2014 tarihli raporunda, mağdurun üst dudak orta hatta iç mukozada 1x1 cm abrazyon ve ekimoz olduğu tespit edilmiş, basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olduğu belirtilmiştir.
-
Sanık savunmalarında, ... ve ...'ı binanın önünde görünce konuşmak için yanlarına gittiğini, kendilerini simit sarayına konuşmak için davet ettiğini, simit sarayına gittiklerini, çay içip konuştuklarını, sonra ayrıldıklarını ifade etmek suretiyle, üzerine atılı suçu işlemediğini beyan etmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın üzerine atılı suçu bir kamu görevlisine görevinden dolayı işlemesi ve birden fazla kişi ile birlikte işlemesi karşısında, Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 3 üncü ve 61 inci maddeleri gereği temel ceza belirlenirken, aynı kanunun 109 uncu maddesinin 3 üncü fıkrasının (b) ve (c) bentlerindeki birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği nazara alınarak, temel hapis cezasının alt sınırdan uzaklaşmak suretiyle tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Olayın gerçekleşme şekli sanığın katılan ...'ı darp etmesi, sonrasında simit sarayına zor kullanarak götürmesi, burada bir süre konuştuktan sonra sanığın müştekiye bir eylemi olmadan bırakması, müştekinin olay yerinden ayrılması şeklinde gerçekleştiği için Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 110 maddesinin uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden tebliğnamedeki eleştiriye iştirak edilmemiştir.
Katılanın aşamalardaki istikrarlı beyanları, tanık ifadeleri, adli muayene raporu ve tüm dava dosyasındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın diğer temyiz sebepleri de yerinde görülmemekle, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır .
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul 17. Asliye Ceza Mahkemesinin, 07.04.2016 tarihli ve 2015/447 Esas, 2016/162 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:10