Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5061
2023/3014
9 Mayıs 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Beraat
6284 sayılı Ailenin Korunması ve Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesine Dair Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre, Bakanlığın çocuğa karşı işlenen kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, davaya katılma ve hükmü temyiz hakkı bulunduğundan, Bakanlık vekili tarafından sunulan 31.12.2019 tarihli katılma talepli dilekçesinde ve 13.03.2020 tarihli temyiz istemli dilekçede açıkça katılma iradesinin ortaya konulduğu anlaşılmakla, 2019/6 Esas sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme kararı ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin ikinci fıkrası gözetilerek, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının(Bakanlık) davaya katılmasına ve vekilinin de katılan vekili olarak kabulüne karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Mardin Cumhuriyet Başsavcılığının 14.05.2019 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
-
Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.05.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi, beşinci fıkrası, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik ..., sanık müdafii ile katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı(Bakanlık) vekilinin istinaf başvurularının kabulüyle, sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin (a) bendi uyarınca beraatine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Bakanlık vekilinin temyiz isteği,
-
Tüm deliller değerlendirildiğinde, sanık hakkında verilen beraat kararının kaldırılması gerektiğine,
-
Sanık hakkında en üst hadden ceza verilmesi gerektiğine,
-
Katılan kurum lehine vekalet ücretine hükmolunmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre,
-
Dava konusu olay; sanığın, olay günü okula gitmek için sokakta kardeşini beklemekte olan mağdurenin yanına gelerek, kolundan tutup çekiştirmesine, mağdurenin bağırması üzerine kolunu çizip, göğüslerine dokunduktan sonra bırakıp kaçmasına ilişkindir.
-
Mardin Devlet Hastanesinin 04.10.2016 tarihli raporunda, mağduredeki mevcut yaralanmaların basit tıbbi müdahaleyle giderilebilir olduğu bildirilmiştir.
-
Kolluk tarafından düzenlenen 05.10.2016 tarihli görüntü izleme tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
-
Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 29.03.2019 tarihli raporda, sanığın cezai sorumluluğunu etkileyecek bir akıl hastalığı ve zeka geriliğinin saptanmadığı, sanığın bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu bildirilmiştir.
IV. GEREKÇE
- Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine yönelik temyiz itirazı yönünden,
T.C. Anayasasının 41 inci maddesine göre ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevi Devlete aittir.
Aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin ikinci fıkrası gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği
anlaşılmış ise de, Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkindir.
5271 sayılı Kanun'un 237 nci ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı gözetilerek yapılan değerlendirmede, katılan Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı vekilinin vekalet ücreti hükmedilmesi gerektiğine dair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
- Mağdurenin aşamalardaki istikrarlı beyanlarında, sanığın yanına geldikten sonra, kolundan tutarak çekmeye başladığını, kendisine gelmesini söylediğini, sokağın karanlık noktasına doğru götürmeye çalıştığını, bunun üzerine korkarak ağlamaya başlayıp yardım istediğini, sanığın kapı sesini duyması üzerine paniğe kapılarak kolunu tırmalayıp göğüslerine dokunduktan sonra uzaklaştığını ifade ettiği, tanık C.Ö.'nün aşamalarda, kardeşi olan mağdureyi ağlar vaziyette gördüğünü ve sorması üzerine olayı kendisine anlattığını beyan ettiği, Mardin Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 04.10.2016 tarihli raporda, mağdurenin sol ön kol arka yüzünde 10 15 cm sıyrık, sol el bileğinde 2x2 cm'lik ekimoz olduğunun belirtilmesi suretiyle iddianın doğrulandığı anlaşılmakla, sanığın mağdureye yönelik cinsel istismar eyleminden önce, onu kolundan tutarak sokağın başka bir noktasına götürmek istediği, mağdurenin direnerek karşı koyması ve kapı sesinin gelmesi nedeniyle paniğe kapılan sanığın mağdurenin kolunu tırmalayıp, göğüslerine dokunduktan sonra eylemini tamamlayamadan uzaklaştığı, mağdureye yönelik alıkoyma eyleminin cinsel istismar eyleminden önce, ayrı hareketler şeklinde gerçekleştiği gözetilerek, sanık hakkında ilk derece mahkemesince atılı suçtan verilen mahkumiyet hükmüne yönelik istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hükmün düzeltilerek sanığın beraatine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde (2) numaralı bentte açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 26.02.2020 tarihli kararının 5271 sayılı Kanun'un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Teblignameye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 09.05.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:07:52