Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2020/5031
2023/2475
25 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ: Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Ceza verilmesine yer olmadığına
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Araç Cumhuriyet Başsavcılığının 22.04.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, üçüncü fıkrasının (f) bendi ve 32 nci maddesi uyarınca cezalandırılması ve hakkında akıl hastalarına özgü güvenlik tedbirlerinin uygulanması talep edilmiştir.
-
Araç Asliye Ceza Mahkemesinin 21.01.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığı ve sanığın 5237 sayılı Kanun'un 57 nci maddesi uyarınca bir sağlık kurumunda koruma ve tedavi altına alınması kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
-
Cumhuriyet savcısının temyiz isteği, sanığın cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığı konusunda Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiğine, Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden alınan ve sadece sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesi kapsamında kaldığını belirten rapor ile yetinilerek sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
-
Sanık müdafiinin temyiz isteği ise, suçun unsurlarının oluşmadığına ve beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Dava konusu olay, sanığın, kızkardeşi olan müştekinin evine giderek kucağına aldığı 3 yaşındaki yeğeni olan mağdur çocuğu, kendisinin çocuğu olduğunu söyleyip götürmeye çalıştığı, müştekinin bağırması üzerine komşular tarafından mağdur çocuğun sanığın kucağından alındığı iddiasına ilişkindir.
-
Görevlilerce düzenlenen 31.01.2015 tarihli tutanakta, yapılan ihbar üzerine olay yerine giden görevlilerce akli dengesi yerinde olmayan ...'ün çevredeki şahıslar tarafından sakinleştirilmeye çalışıldığı görülmüş, şahıs babasına teslim edildikten sonra görüşülen müşteki ..., kardeşi olan ...'ün, kendi çocuğu olduğunu söyleyerek 3 yaşındaki çocuğunu aldığını ve geri vermek istemediğini, komşularının çocuğu kardeşinin elinden aldıklarını beyan ettiği ifade edilmiştir.
-
Görevlilerce düzenlenen 31.01.2015 tarihli adli muayene raporunda, mağdur çocuğun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
-
Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 10.03.2015 tarihli sağlık kurulu raporunda, psikotik bozukluk tanısı konulan sanığın, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından, işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını tam olarak algılayamayacağı, bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azaldığı ve 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrasından istifade edebileceği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
Hükmün, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 141 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 5271 sayılı Kanun'un 34 üncü ve 230 uncu maddeleri uyarınca, Yargıtay denetimine olanak sağlayacak biçimde açık olması ve Yargıtay'ın bu işlevini yerine getirebilmesi için, kararın dayandığı tüm kanıtların, bu kanıtlara göre mahkemenin ulaştığı sonuçların, iddia, savunma ve dosyadaki diğer belgelere ilişkin değerlendirmeler ile sanığa yüklenen suçun unsurlarının nelerden ibaret olduğunun açık olarak gerekçeye yansıtılması ve 5271 sayılı Kanun'un 232 nci maddesinde yazılı hususları kapsaması gerekir. Bu bağlamda, yargılama yapılıp toplanacak delillere göre, isnat edilen suçun sabit olmaması halinde beraat, sabit olması halinde ise, 5237 sayılı Kanun'un 32 nci maddesinin birinci fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 57 nci maddesinin birinci fıkrasına göre güvenlik
tedbiri uygulanmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek herhangi bir delil değerlendirmesi yapılmaksızın mevcut rapora istinaden sanığın cezai sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle gerekçesiz olarak ceza verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi hukuka aykırı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Araç Asliye Ceza Mahkemesinin, 21.01.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün sair yönleri incelenmeksizin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 25.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:14:08