Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

8. Ceza Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2021/1771

Karar No

2023/1970

Karar Tarihi

4 Nisan 2023

MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi

SUÇ: İftira

HÜKÜM: Beraat

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

  1. Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 12.10.2015 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 267 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca sanık hakkında iftira suçundan dava açılmıştır.

  2. Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/806 Esas, 2016/287 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Katılan vekili temyiz isteği; yasal şikayet hakkının kullanımı söz konusu olmadığı, eylemin hukuki değerlendirilmesinde yanılgıya düşüldüğü, savcılığa suç duyurusunda bulunarak atılı suçun yetkili makamlara şikayette bulunma unsurunun gerçekletiği ve isnad nedeniyle de soruşturma yapılmasının sağlandığı, eylemin iftira suçunun unsurlarını tam olarak içerdiği ve benzerine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

  1. Dava konusu olay TBMM 23. Dönem Cumhuriyet Halk Partisi Konya milletvekili olan sanık ... tarafından, Türkiye Cumhuriyeti 60 ıncı hükümeti Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına itirazen düzenlenen Fezleke'nin TBMM'ye, Başbakanlıkta 16 ay süre ile bekletilerek geç intikal ettirildiği iddiasında bulunduğu, soruşturma izninin reddine dair karar sanık tarafından itiraz edildiği, Danıştay 1. Daire Başkanlığının 03.03.2010 tarihli kararı ile itirazın reddine karar verildiği, böylece sanığın iftira suçunu işlediği iddiasını ilişkindir.

  2. Katılan vekili 14.10.2010 havale tarihli dilekçe ile sanık tarafından iftira ve hakarette bulunulduğundan bahisle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulmuştur.

  3. Sanık 20.08.2009 tarihli Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına Recep Tayyip Erdoğan ve katılan ... hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan suç duyurusunda bulunmuş, dilekçesinde 14.01.2000 tarihinde Recep Tayyip Erdoğan'ın yaptığı konuşma nedeniyle hakkında suç ve suçluyu övmek, halkı kin ve düşmanlığa tahrik etmek suçundan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 04.04.2007 tarihli kararıyla soruşturmaya yer olmadığına karar verildiği, itiraz üzerine karar kaldırılarak Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 17.03.2008 tarihli fezleke ile başbakan hakkında 5237 sayılı Kanun'un 215 nci maddesinin birinci fıkrası ve 216 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca fezleke düzenlenerek evrak 21.03.2008 tarihinde Adalet bakanlığına intikal ettiği, Adalet Bakanlığının ise 26.03.2008 tarihinde fezlekeyi Başbakanlığa gönderdiği, Başbakanlığın ise tekemmül etmiş olan fezlekeyi 16 aya kadar beklettikten sonra evrakın 21.07.2009 tarihinde TBMM'ye ulaştığını, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı ve Adalet Bakanlığının üstlerine düşen görevi aksatmadan yerine getirdiğini, fezlekeyi zamanında Başbakanlığa ulaştırdığı, geciktirilmeden savsaklanmadan sürüncemede bırakılmadan anayasal muhatap durumunda olan TBMM Başkanlığına gönderilmesi gereken bir fezleke söz konusu olduğu, fezlekenin 16 ay kadar bekletildikten sonra 21.07.2009 tarihinde TBMM Başkanlığına ulaştırıldığı, en hafif deyimiyle Başbakanın kanunsuz emir niteliğindeki eylem ve işlemine, başbakanlık müsteşarının da iştirak ettiği, Türkiye Cumhuriyetinin 1numaralı bürokratı olan diğer şüpheli başbakanlık müsteşarı, başbakanın kendisine doğrudan ya da dolaylı olarak verdiği kanunsuz talimatın gereğini yaptığı ya da kendince durumdan vazife çıkardığını, şüpheli Recep Tayyip Erdoğan başbakan olmaktan doğan görev ve yetkisini açıkça kötüye kullandığı, 16 ay boyunca yoğun suç kastı altında gerçekleşen bir eylem söz konusu olduğu, Başbakanlık makamı ve görevinin kişisel veya siyasi çıkar için kullanıldığı, bu eylemlere diğer şüphelinin de iştirak ettiği, fezlekeyi Başbakanlıkta 16 ay sümen altı eden ve bu suretle yoğun suç kastı altında görevlerini kötüye kullanan şüpheliler hakkında 5237 sayılı Kanun'un 257 nci maddesinin birinci fıkrasına muhalefetten dava açılmasını talep ettiği anlaşılmıştır.

  4. TC Başbakanlık Teftiş Kurulu Başkanlığının 30.12.2009 tarih ve TKB 020.02/154 sayılı Başbakanlık makamına hitaben teftiş kurulu başkanı tarafından gönderilen yazıda fezleke ile ilgili zamanaşımı süresinin işlememesi nedeniyle kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan bir husus bulunmadığı dolayısıyla görevin gereklerine aykırı davranılmadığı, görevi kötüye kullanma suçunun unsurlarının oluşmadığı gerekçesiyle başbakanlık müsteşarı ... hakkında CHP Konya Milletvekili ... tarafından verilen 20.08.2009 tarihli dilekçe ve eklerine konu iddiaya ilişkin olarak soruşturma izni verilmemesi istendiği, soruşturma izni verilmemesi kararına sanık tarafından itirazda bulunulduğu, Danıştay 1. Dairesinin 03.03.2010 tarih ve 2010/182 365 sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği görülmüştür.

  5. 30.11.2010 tarihli sanık hakkında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen fezleke Türkiye Büyük Millet Meclisine gönderildiği, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanlığı 22.07.2015 tarihli yazı ile 07.06.2015 tarihinde yapılan 25 inci yasama dönemi milletvekili genel seçimi ile üyelik sıfatı sona eren 24 üncü yasama dönemi milletvekillerinin yasama donulmazlıklarının kaldırılmasına dair dosyaları Başbakanlığa, Başbakanlığın 28.07.2015 tarihli yazısı ile Adalet Bakanlığına gönderildiği anlaşılmıştır.

  6. Adalet Bakanlığı 04.09.2015 tarihli yazı ile sanığın 07.06.2015 tarihinde yapılan 25 inci dönem milletvekili genel seçimlerinde milletvekili seçilememesi nedeniyle yasama dokunulmazlığı bulunmadığından, yasama dokunulmazlığının kaldırılması talebine dair soruşturma evrakı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilerek hakkında iftira suçundan dava açılmıştır.

IV. GEREKÇE

  1. İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.

Bu itibarla; sanığın suç duyurusuna konu evrakın makul süreyi geçecek şekilde gönderilmesi nedeniyle görevi kötüye kullanma suçundan suç duyurusunda bulunduğu, isnada ilişkin istenen soruşturma izninde milletvekillerinin yasama dokunulmazlığı nedeniyle fezleke ile ilgili zamanaşımı süresinin işlemediği, kişilerin mağduriyetine veya kamunun zararına neden olan ya da kişilere haksız bir kazanç sağlayan bir husus bulunmadığı dolayısıyla görevin gereklerine aykırı davranılmadığı gerekçesiyle soruşturma izni verilmemesine karar verilen olayda, eyleminin, suç işlemediğini bildiği kimselere suç isnadı biçiminde olmayıp, Anayasanın 74 üncü maddesinde düzenlenen anayasal şikayet hakkını kullanma niteliğinde bulunduğu anlaşılmakla, yasal unsurları itibariyle oluşmayan suçtan verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamıştır.

  1. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

V. KARAR

Gerekçeli karara başlığında suç tarihinin 20.08.2009 yerine 14.10.2010 olarak yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası kabul edilmiştir.

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Ankara 20. Asliye Ceza Mahkemesinin, 05.04.2016 tarihli ve 2015/806 Esas, 2016/287 Karar sayılı kararında katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

karariftiratemyizhukukîtevdiinev.süreçolgularonanmasınasebeplerigerekçe

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:05

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim