Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/1287
2023/1958
4 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR: İftira, tehdit
HÜKÜMLER: Mahkûmiyet
Sanık hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir oldukları, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
- Malatya Cumhuriyet Başsavcılığının, 2010/2648 Esas sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 267 inci maddesinin birinci fıkrası, ikinci fıkrası, 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 43 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talep olunmuştur.
2.Malatya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli, 2010/333 E, 2016/202 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında iftira suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 267 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, tehdit suçundan aynı kanun'un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaleti ile birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına, 58 inci maddesi uyarınca cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, şartlar oluşmadığından hakkında 5271 sayılı Kanun’un 231, 5237 sayılı Kanun’un 50 ve 51 inci maddeleri uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması, hapis cezasının ertelenmesi veya seçenek yaptırımlara çevrilmesi kurumlarının uygulanmasına yer olmadığına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri;
Dosyadaki delillerin nasıl toplandığının yeniden araştırılmasına ilişkindir
III. OLAY VE OLGULAR
-
Dava konusu olay, Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde tutuklu olarak yargılanan sanığın, duruşma bittikten sonra salondan çıkarılırken, mahkemenin başkan ve üyeleri olan katılan ve mağdurlara yönelik "eğer çıkarsam bunların kökünü kazımazsam" şeklinde tehditte bulunduğu, ayrıca 02.04.2010 tarihli dilekçe göndererek; 2003 yılında Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesinde davası olan babası ile katılan arasında parasal bazı sorunlar meydana geldiğini ifade ederek, katılana iftirada bulunduğu iddiasına ilişkindir.
-
Sanığın, duruşma bittikten sonra salondan çıkarılırken, mahkemenin başkan ve üyeleri olan katılan ve mağdurlara yönelik "eğer çıkarsam bunların kökünü kazımazsam" şeklinde sözler söylediğine dair Malatya 2 . Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/20 Esas Sayılı dava dosyasının 03.03.2010 tarihli duruşma tutanağı dosyada mevcuttur.
-
Sanığın 02.04.2010 tarihli ceza evi aracılı ile gönderdiği dilekçesinde "Mahkeme başkanı olan katılan ile babası arasında 2003 yılında oluşan bazı parasal sorunlar nedeni ile husumet oluştuğunu, ayrıca katılanın dosyanın karşı tarafı ile samimi ilişkisinin bulunduğunu, bu nedenle kendi dosyasında asılsız suçlamalarla yargılamaya devam ettiğini, baskı uygulayarak şahitlerin ifadelerini değiştirdiğini ve kendisine ceza verdiğini" belirtmiştir.
-
Sanığın katılan hakkındaki iddiaları üzerine Adalet Bakanlığı Hakimler Savcılar Yüksek Kurulu tarafından yapılan inceleme neticesinde Teftiş kurulu Başkanlığının 13.12.2010 tarihli inceleme ve soruşturma raporu ile soruşturmaya geçilmesine yer olmadığına dair görüş bildirilmiştir
-
Samsun Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 09.07.2015 tarihli raporu ile, sanığın işlediği fillerin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama, davranışlarını yönlendirme yeteneğinin gelişmiş olduğu tespit edilmiştir
-
Tanık Y.T beyanında " Malatya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin yazı işleri müdürü olarak görev yaptığını, katılanın iddia edildiği gibi incelemek için dosya istemesinin ya da dosya karşılığında para alınmasının söz konusu olmadığını" belirtmiştir.
Katılan beyanında "Sanık tarafından, duruşma sonrası heyet olarak tehdit edildiklerini ayrıca Malatya 1.Ağır Ceza Mahkemesinin bir dava dosyasında yargılanan sanığın amcası veya amca oğlunun tahliyesine aracılık ettiğinin, bu nedenle aralarında parasal sorunlar yaşandığının iddia edildiğini, oysa ki o tarihte henüz Malatya'da olmadığını, sanık tarafından şahsına iftira atıldığını" belirtmiştir
7.Sanık savcılık ifadesinde "Elbistan E Tipi Kapalı Ceza evinde hükümlü olarak bulunduğunu, katılan ile ilgili yazdığı dilekçede yer alan imzanın kendisine ait olduğunu, dilekçede yer alan hususları aynen tekrar ettiğini, şu anda Malatya 2 nci Ağır Ceza Mahkemesi reisi olan ... ile 2002 senesinden beri tanıştıklarını, müşteki ile tanışmalarına vesile olan olayın amcası ve amca oğlunun 2002 ila 2003 senesi yılları içerisinde üzerlerine atılı 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan yargılanmaları olduğunu, katılanın dosyayı incelediğini, bu işlemden sonra amcası ve amcasının oğlunun tahliye edildiğini, akabinde babasının teşekkür etmek için hazırlatmış olduğu hediye paketi ile katılanın yanına geldiğini, burada yapılan konuşmada katılanın 1. Ağır Ceza Mahkemesi başkanına söz verdiğini, para verilmesi gerektiğini söylediğini, babasının para vermeyeceğini söyleyerek rest çekmesi üzerine katılanın bozulduğunu ve aralarında husumet oluştuğunu, iftira kastının olmadığını" mahkemede alınan savunmasında ise "Duruşmada söylediği sözleri savunma yapmayan avukat tuttukları için abisine söylediğini ayrıca kimseye iftira atmadığını, kasıtlı şekilde mahkumiyetine karar verildiğini, ismi kullanılarak Adalet Bakanlığına dilekçe gönderildiğini öğrendiğini, bu dilekçeyi Malatya 1. Ağır Ceza Mahkemesi yazı işleri müdürünün gönderdiğini tespit ettiğini" beyan ederek suçlamayı kabul etmemiştir.
IV. GEREKÇE
A. İftira Suçundan Kurulan Hükme İlişkin ;
- Tebliğname Yönünden;
Malatya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli, 2010/333 E, 2016/202 Karar sayılı kararında, 5271 sayılı Kanun'un 230 uncu maddesine uygun olarak iddia, savunma, katılan beyanları ile delilleri belirtilmek suretiyle, atılı suçun işlendiğine dair ulaşılan kanaate yeterli gerekçe gösterilerek hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
- Sanığın Temyiz Talepleri Yönünden;
İftira suçunun oluşabilmesi için; yetkili makamlara ihbar veya şikayette bulunarak işlemediğini bildiği halde, hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılmasını ya da idari bir yaptırım uygulanmasını sağlamak için bir kimseye hukuka aykırı bir fiil isnat edilmesi gerekir.
Malatya 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 2009/20 Esas, 2010/129 Karar sayılı dosyasında yağma suçundan yargılanan sanığın, hakkında mahkumiyet kararı verildikten sonra göndermiş olduğu dilekçesinde "Mahkeme başkanı olan katılanın, başka bir mahkemedeki eski tarihli bir dosya ile ilgili kendilerine yardımcı olduğunu ancak bazı parasal sorunlar nedeni ile aralarında husumet başladığını, bu nedenle de kendi dosyasında taraflara ve şahitlere baskı yaparak ifadelerini değiştirdiğini ve haksız yere kendisine ceza verdiğini" iddia etmesi üzerine katılan hakkında idari soruşturma başlatıldığı olayda, sanığın iddialarının, Anayasanın 74 üncü maddesi ile garanti altına alınan "anayasal dilekçe şikayet hakkı sınırlarını aşar şekilde suç isnadı niteliğinde olduğu anlaşılmakla, mahkemenin kabulünde hukuka aykırılık görülmemiştir.
- Diğer Yönlerden;
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık
tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz sebepleri reddine ancak;
İftira suçunun maddi eser ve delillerini uydurarak işlenmesi halinde 5237 sayılı Kanun'un 267 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre cezanın yarı oranında artırılacağının düzenlenmiş olması karşısında, sanığın dilekçe vermek suretiyle katılan hakkında iddialarda bulunduğu olayda, şartları oluşmadığı halde ilgili madde uygulanmak suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini hukuka aykırı görülmüştür.
B.Tehdit Suçundan Kurulan Hükme İlişkin;
1.Sanığın Temyiz Talepleri Yönünden:
-
İftira suçu ile birlikte işlenmediği anlaşılan 5237 sayılı Kanun'un 106 ıncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alana tehdit suçunun, 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun'un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü maddesi ve maddeye eklenen fıkraya göre uzlaşma hükümlerinin yeniden düzenlenmesi ile uzlaştırma kapsamında olduğu anlaşılmakla, uzlaştırma işlemi yapılıp sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde
-
Uzlaşma sağlanamaması durumunda ise; Dairemizin 2020/2463 Esas sayılı dosyasında 01.10.2020 tarihli kararla, somut norm denetimi yoluyla iptal istemli başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 14.01.2021 gün ve 2020/81 Esas, 2021/4 sayılı Kararı ile, maddi ceza hukukuna ilişkin hükümler içeren basit yargılama usulünün "hükme bağlanmış dosyalarda" uygulanmasını engelleyen 5271 sayılı CMK.nın geçici 5. maddesinin (d) bendindeki "hükme bağlanmış" ibaresinin iptal edilmesi nedeniyle temyiz davasına konu dosyalarda lehe hükümler içeren 5271 sayılı Kanun'un 251 inci maddesinin üçüncü fıkrasının uygulanması imkanının doğması ve atılı suçun bu kapsamda olması karşısında, bu konuda mahkemesince yeniden değerlendirme yapılmasında hukuki zorunluluk bulunması hükmün sair yönleri incelenmeksizin bozulmasını gerektirmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, Malatya 2.Asliye Ceza Mahkemesinin, 14.04.2016 tarihli, 2010/333 Esas, 2016/202 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:05