Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2021/16665
2023/1908
4 Nisan 2023
MAHKEMESİ: Ceza Dairesi
SUÇ: Cebir tehdit veya hile kullanarak kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM: Mahkumiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığının 27.04.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi ve 43 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.
-
Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.04.2018 tarihli kararı ile sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 29 uncu maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 7 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
-
Çerkezköy 2. Asliye Mahkemesinin 26.04.2018 tarihli kararının sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin 25.03.2019 tarihli kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesinin 26.04.2018 tarihli kararının kaldırılarak 5237 sayılı Kanun'un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 29 uncu maddesi uyarınca 3 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına, beraat kararı verilmesi gerektiğine, 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesinde belirtilen etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ve aynı Kanun'un 62 nci maddesindeki indirimin uygulanmadığına ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
-
Dava konusu olay, sanığın, kız arkadaşı ile aynı işyerinde çalışan müşteki ...'in kız arkadaşına küfrettiği gerekçesiyle katılan ...'na ait işyerine giderek kapıyı kapatıp elindeki satırla kovaladığı müştekiyi yaraladığı, katılanı ve müştekiyi tehdit edip dışarıya çıkmalarına engel olduğu iddiasına ilişkindir.
-
Natural Life adlı işyerine ait kamera görüntülerinin incelenmesine ilişkin 29.07.2015 tarihli tutanakta özetle, ...'ın elinde satırla işyeri önüne gelerek ...'i ittirip işyerinin içerisine girdikleri, peşinden gittiği ...'in bacağına satırı saplayarak yaraladığı, dışarı çıkan ...'i tekrar işyeri içerisine ittirerek kapıyı kapattığı ve tekrar satırla ...'i kovaladığı ve üzerine yürüdüğü, kız arkadaşının fenalaşması üzerine onu dışarı çıkarttığı, ...'in kapıyı kilitlemesi üzerine tekrar gelerek kapıyı zorladığı, sivil polislerin gelmesi üzerine ... ile dışarıda konuştukları, polisler gidince tekrar içeri girerek işyeri sahibi Gülcan Kadıoğlu ile tartıştığı, bir süre sonra da işyerinden ayrıldığı belirtilmiştir.
-
Görevlilerce düzenlenen 21.07.2015 tarihli adli muayene raporunda müştekinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığı belirtilmiştir.
-
Müşteki ...'in zorla getirme kararına rağmen beyanları alınamadığından dinlenmesinden vazgeçilmiş, katılan ... ise sanığın tehdit edip kendisine kemerle vurduğunu beyan etmiştir.
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü;
Olay yeri görüntülerinden anlaşıldığı üzere sanığın eyleminde tehlikenin boyutu, suçun işleniş biçimi gözetilerek alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm tesis edilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü;
Sanık hakkında olay yeri görüntüleri ile sanığın elinde satırla şikayetçileri dükkan içine alıp kapıyı kapattığı ve içeride yaralama ve tehdit eylemlerini gerçekleştirdiği sabit görülmüş, alt sınırdan uzaklaşmayı gerektirir nedenler bulunmadığından alt sınırdan ceza tayin edilmiştir.
IV. GEREKÇE
-
Mahkemece, hapis cezasının miktarı dikkate alınarak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesi ve 51 inci maddesi ile 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrasının uygulanmasına yer olmadığına karar verildiğinden lehe hükümlerin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
-
Sanığın işyerine ait kapıyı kapattıktan sonra müştekiyi darp ederek basit tıbbi müdahaleyle giderilebilecek şekilde yaralanmasına neden olduğu anlaşılmıştır. 5237 sayılı Kanun'un 110 uncu maddesindeki etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma şartları oluşmadığından sanığın bu hususa ilişkin temyiz sebebi yerinde görülmemiştir.
-
Sanığın tutanaklar yansıyan olumsuz kişiliğine göre 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrasında belirtilen takdiri indirim nedenlerinin uygulanmamasında isabetsizlik görülmemiştir.
-
Olaylar ve olgular bölümünde belirtilen tutanak, adli muayene raporu ile tüm dava dosyası kapsamındaki deliller birlikte değerlendirildiğinde, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine yönelik Mahkemenin suçun sübutu ve kabulünde isabetsizlik görülmemiş olup yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin, 25.03.2019 tarihli kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrası ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Çerkezköy 2. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 17:19:05