Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
8. Ceza Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/4402
2023/10146
18 Aralık 2023
MAHKEMESİ: Asliye Ceza Mahkemesi
SAYISI: 2015/260 E., 2016/110 K.
SUÇ: Hakkı olmayan yere tecavüz
HÜKÜM: Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Bozma
Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
-
Marmara Cumhuriyet Başsavcılığının 02.11.2015 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi uyarınca ve Orman Kanunu'na muhalefet suçundan 6831 sayılı Kanun'un 93 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davaları açılmıştır.
-
Marmara Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan 5237 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları, 51 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ve 10.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hapis cezasının ertelenmesine ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Cumhuriyet savcısının temyiz istemi; sanığın hem katılana ait araziye hemde orman vasıflı araziye beton yol yaparak tecavüz ettiğinin anlaşılmasına karşın mahkemece eylemin tek suç kabul edilerek sadece hakkı olmayan yere tecavüz suçundan mahkumiyet hükmü kurulup 6831 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan ceza verilmemesinin yasaya aykırı olduğuna ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Dava konusu olay, sanığın evine ulaşmak için yapmış olduğu beton yolun katılana ait taşınmazla orman vasıflı taşınmaza tecavüz ettiği iddiasına ilişkindir.
IV. GEREKÇE
- Tüm dava dosyası kapsamında elde edilen delillerden sanığın yapmış olduğu beton yolun katılana ait taşınmaz ile orman vasıflı arazi içerisinde kaldığının bu nedenle iki mağdura yönelik eylem gerçekleşmiş olduğu için iki ayrı suç oluşturduğunun anlaşılmasına karşın eylemin bir bütün olarak değerlendirilip sadece hakkı olmayan yere tecavüz suçundan mahkumiyet hükmü kurulup, Orman Kanunu'na Muhalefet suçundan hüküm kurulmaması hukuka aykırı bulunmuştur.
Kabule ve uygulamaya göre de,
-
Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 5841 sayılı Kanun'un birinci maddesiyle değişik 5237 sayılı Kanun'un 154 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanık hakkında katılanın taşınmazına tecavüz suçunun aynı Kanun'un 73 üncü maddesi gereğince şikayete bağlı olması karşısında, 5271 sayılı Kanun'un 253 üncü ve 254 üncü maddeleri gereğince katılan ile sanık arasında uzlaşma girişiminde bulunulup sonucuna göre sanığın, hukuki durumunun tayin edilmesi gerekmesi nedeniyle karar hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Temel cezaların belirlenmesinde 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında yer alan ölçütler nazara alınmak ve aynı Kanun'un 3 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca, işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı olacak şekilde suçun işleniş biçimi, işlendiği yer ve zaman, suç konusunun önemi, meydana gelen zararın ağırlığı göz önünde bulundurularak sanık hakkında alt ve üst sınırlar arasında hukuka, vicdana ve hakkaniyete uygun bir ceza belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, temel ceza tayininde asgari hadden çok fazla uzaklaşılarak hüküm kurulması hukuka aykırı bulunmuştur.
-
Kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca anılan maddenin birinci fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmolunmayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Marmara Asliye Ceza Mahkemesinin, 12.05.2016 tarihli kararına yönelik Cumhuriyet savcısının temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 18.12.2023 tarihinde karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:39:48