Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/5784

Karar No

2024/998

Karar Tarihi

21 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2020/81 E., 2023/28 K.

KARAR: Davanın kabulüne

Taraflar arasında muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; ..., ... Mahallesi, ... mevkiinde bulunan Hazineye ait taşınmazın davacının işgalinde olup, söz konusu taşınmazı uzun zamandan beri ekip biçtiğini, çeşitli meyve ağaçları dikmek suretiyle taşınmazını ağaçlandırdığını, DSİ 92 nci Bölge Müdürlüğünün ... inşaatı nedeni ile kamulaştırma yaptığı halde bu arazi için herhangi bir işlem yapılmadığını ileri sürerek dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan meyve ağaçlarının aidiyetinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı ... ve Hazine vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.

III. MAHKEME KARARI

Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulü ile dava konusu Malatya İli, Doğanşehir İlçesi, ... (...) Mahallesi, ... mevkiinde fen bilirkişisi ...'ın 11/08/2015 tarihli raporunda A harfi ile gösterilen kısmın 5.871,70 m²'lik taşınmaz üzerinde bulunan ağaçların davacıya ait olduğunun tespitine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

  1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Maliye Hazinesi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

  2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; “…11.08.2015 tarihli fen bilirkişi raporuna göre, krokide A harfi ile gösterilen kısmın 5.871,70 metrekare olduğu, üzerinde çeşitli meyve ağaçları bulunduğu, dava konusu taşınmazın kadastro harici taşlık alanda kaldığının belirtildiği, Orman ve Su işlerinden gelen yazı cevabına göre, A harfiyle gösterilen 5.871,70 metrekarelik taşınmazın, 1.169,53 metrekarelik kısmının gölet inşaatı içinde kaldığının belirtildiği, buna ilişkin koordinatların gönderildiği, fakat davacının muhdesatlarının ne kadarının 1.169,53 metrekarelik kamulaştırma sahası içinde kaldığının tespitinin yapılmadığı; hükümde ve atıf yapılan fen bilirkişi raporunda tespitine karar verilen ağaçların cins, yaş ve sayılarının da belirtilmediği, Mahkemece öncelikle, yapıldığı öne sürülen kamulaştırma ile ilgili kayıt ve belgelerle, kamulaştırma haritası getirtilerek, dava konusu muhdesatların yer aldığı taşınmazın bulunduğu bölümün kamulaştırılıp kamulaştırılmadığının tespit edilmesi ve bu hususları gösterir teknik bilirkişiye uygulama ve denetime elverişli kroki düzenlettirilmesi, yine dava konusu (A) harfi ile gösterilen taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatın, ne kadarının kamulaştırma sahasında kaldığı konusunda duraksamaya meydan vermeyecek şekilde ağaçların yaşı, cinsi ve sayısı da belirtilmek suretiyle infaza ve denetime elverişli rapor düzenlettirilmesi, kamulaştırma ilamı sonrası dikildiği belirlenen ağaçların değerlendirme dışı bırakılması, bir kısım ağaçların muhdesat olarak kabul edilemeyeceğinin gözetilmesi, ondan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek elde edilecek sonuca göre dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatlar ile ilgili infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru görülmediği…” gerekçesiyle karar bozulmuş, davacı vekilinin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.

B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 17.01.2023 tarihli ve 2020/81 Esas, 2023/28 Karar sayılı kararıyla; davaya konu taşınmazın 1.169,53 metrekarelik kısmının kamulaştırma alanı içerisinde kaldığı, kamulaştırma alanı haricinde kalan taşınmazda 5 adet, 20 yaşlarında armut, 10 adet 18 20 yaşlarında elma, 1 adet 20 yaşlarında ceviz, 10 adet 18 20 yaşlarında kayısı ağacının muhdesat olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğunu, Hazineye ait arazideki muhdesata değer verilemeyeceğini, davacı tarafça harcın tamamlanmadığını, lehlerine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, kamulaştırma nedenine dayalı muhdesatın aidiyetinin tespiti talebine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m).Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m).22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, birarazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklindedikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.

  3. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespitdavası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1 h, 115 m.)

  4. Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.

  5. Değerlendirme

  6. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nin geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.

  7. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, bozma ilamında belirtildiği şekilde araştırma ve inceleme yapıldığı, kamulaştırma sahasında kalan muhdesata yönelik kabul kararı verildiği ve infaza uygun şekilde tesis edilen kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Hazine vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle davalı Maliye Hazinesi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

Karara karşı karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere,

21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

bozmadansürecikararcevapyargılamatemyizmahkemekararıvı.onanmasınasonrakibozma

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:22:59

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim