Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/1967

Karar No

2024/926

Karar Tarihi

19 Şubat 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/110 E., 2022/2189 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2017/406 E., 2020/305 K.

Taraflar arasındaki vasiyetnamenin açılıp okunması kararı ile, vasiyetnamenin ve veraset belgesinin tanınması ve tenfizi davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın, dahili davalı ... tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, dahili davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; vasiyet eden ...'in 28.04.2005 tarihinde vefat ettiğini, vasiyetnamenin Yunanistan Cumhuriyeti, Atina Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliğinin halka açık olarak yapılan 28.07.2005 tarihli toplantısında Savcı tarafından açılıp okunduğunu, mirasçılarca vasiyetnamenin iptaline yönelik dava açılmamış olup vasiyetname göz önünde bulundurularak çıkartılan Atina Asliye Hukuk Mahkemesinin 80/2007 Protokol No.lu, 1322/ 2006 dosya sayılı 6037/2006 Karar tespit sayılı veraset belgesi ile "...'in dul eşi ...varislerinin, vasiyet edenin bankalardaki bütün nakit parasal varlığını bıraktığı ilk davacı, ... (...) Konti soyundan olan, Yani ...'un dul eşi ...'ye, tüm taşınır ve taşınmaz mal varlıklarını bıraktığı ikinci davacı... kızı ..." olduğu karara bağlandığını, dava dilekçesi ekinde bulunan Yunanistan Cumhuriyeti Atina Asliye Hukuk Mahkemesi Sivil İtirazlar ve Belgeler Bölümünden verilen 508749/2017 No.lu belgeye göre olağan ve olağan dışı herhangi bir itiraz bulunmayan vasiyetnamenin kesinlik kazandığını, muris adına İstanbul ili, ... ilçesi, 30 ada 49 parsel sayılı ve İstanbul ili, ... ilçesi, 37 ada 21 parsel sayılı taşınmazlar bulunduğunu, bu nedenle murisin vasiyetnamesinde belirtmiş olduğu taşınmaz mal vasiyeti nedeniyle tapu ve resmi dairelerde gerekli işlemeleri yapabilmek için Türk Medeni Kanunu'nun ilgili hükümleri gereği, yabancı ülkede yapılan vasiyetnamenin ve buna dair verilen Yabancı Mahkeme Kararının tanıma ve tenfizi için davası açma zorunluluğu doğduğunu bildirerek davalarının kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

  1. Davalı ... vekili; davalı ...'nin muris ...’in kardeşi ...’nin oğlu Konstantinos ...’nin dul eşi olduğunu, murisin kardeşi ...'nin muristen önce 20.06.1976 tarihinde vefat ettiğini, davalının eşi ...'nin muris ...’ten önce 22.09.2000 tarihinde vefat ettiğini, bu nedenle davalının muris ...’in mirasçısı olmadığından davanın husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı vekilinin dava dilekçesinin sonuç kısmında; 02.10.2003 tarihli vasiyetnamenin, Atina Asliye Hukuk Mahkemesinin vasiyetnamenin okunmasına dair kararının, Atina Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen veraset belgesinin ayrı ayrı olarak tanınmasını ve tenfizini talep ettiğini, öncelikle her bir belgenin niteliğine göre tam olarak neyin (tanıma ve/veya tenfiz) talep edildiğinin açıkça belirtilmesi gerektiğini, zira her bir talep için takip edilmesi gereken usul ve uygulanacak mevzuatın farklı olduğunu, yabancı mahkeme tarafından verilen ve kesin hüküm niteliğinde olmayan veraset belgesine dayanarak tanıma veya tenfiz kararı verilemeyeceğini, 5718 sayılı MÖHUK'nun 43. maddesi, mirasa konu taşınmazlar bakımından münhasır yetki kuralı olarak kabul edildiğini, vasiyetnamenin tenfizi davalarının nispi harca tabi olduğunu, davacının dava konusu taşınmazın değerinin açıklaması ve eksik nispi harcının tamamlanması için kesin süre verilmesi, aksi takdirde davanın reddedilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.

  2. Davalı Nikolaos Kontis vekili; davalı ...'in, muris ...’in kardeşi ...’nin torunu olduğunu, davacı vekilinin dava dilekçesinin sonuç kısmında; 02.10.2003 tarihli vasiyetnamenin, Atina Asliye Hukuk Mahkemesinin vasiyetnamenin okunmasına dair kararının, Atina Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen veraset belgesinin ayrı ayrı olarak tanınmasını ve tenfizini talep ettiğini, öncelikle her bir belgenin niteliğine göre tam olarak neyin (tanıma ve/veya tenfiz) talep edildiğinin açıkça belirtilmesi gerektiğini, zira her bir talep için takip edilmesi gereken usul ve uygulanacak mevzuatın farklı olduğunu, dava konusu vasiyetnamenin Türkiye’deki taşınmazların intikaline ilişkin olduğunu, 5718 sayılı MÖHUK'nun 20. ve 43. maddelerine göre Türk Mahkemelerinin münhasır yetkili olduğunu ve yabancı mahkeme tarafından verilen ve kesin hüküm niteliğinde olmayan veraset belgesine dayanarak tanıma veya tenfiz kararı verilemeyeceğini, vasiyetnamenin tenfizi davalarının nispi harca tabi olduğunu, davacının dava konusu taşınmazın değerinin açıklaması ve eksik nispi harcının tamamlanması için kesin süre verilmesi, aksi takdirde davanın reddedilmesi gerektiğini bildirerek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; mahkemenin, tanıma ve tenfizine karar verilmesi istenen kararlardan biri olan veraset belgesi verilmesi için açılan hasımsız dava olduğu, çekişmesiz yargı alanına girdiği, ilam niteliğinde olmadığı gerekçeleriyle tanınma ve tenfiz isteminin reddi istenmiş ise de, veraset (mirasçılık belgesi) kararının tanınmasına ilişkin davaya Türk Mahkemelerinde bakılabileceği, 6100 sayılı Kanun'un 382 nci maddesine göre veraset işlerinin çekişmesiz yargı işi olduğu, aynı Kanun'un 383 üncü maddesinde ise çekişmesiz yargı işlerinde görevli mahkemenin aksine bir düzenleme bulunmadığı sürece Sulh Hukuk Mahkemesi olduğunun belirlendiği, yabancı mahkeme kararının tanınmasına yönelik görevin Asliye Hukuk Mahkemesine ait olduğu, Asliye Hukuk Mahkemesinin görevinin asıl olduğu, yasada sayılan istisnalar dışında Sulh Hukuk Mahkemesinin görevli olmadığı, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerektiği, bu sebeple davalılar vekilinin bu yöndeki itirazının kabul edilmediği, 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkındaki Yasa gereğince yabancı mahkemelerin hukuk davalarına ilişkin olarak verdikleri ve o devletin kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların tenfızi ve tanınmasına ilişkin davalarda; tenfiz dilekçesine, yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesinin; ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesinin zorunlu olduğu, bu belgelerde eksiklik bulunması halinde yargılama sırasında tamamlanmasının mümkün olduğu, 05.10.1961 tarihli Lahey Sözleşmesinin 3. ve 4. maddelerinde tanımlanan şekilde ilamın aslına uygun olduğunun teyidi için onay şerhinin belgenin verildiği devletin yetkili makamlarınca karara işletilmesi, bundan sonra tercümenin orada bulunan Türk yetkili makamlarınca tasdikinin sağlanması gerektiği, eldeki dosyada davacı tarafından davaya konu edilen Yunanistan Cumhuriyeti Noteri ... tarafından hazırlanan 02.12.2003 tarih 2673/2003 sayılı düzenleme şeklindeki vasiyetnamenin ve Yunanistan Cumhuriyeti Atina Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliğinin protokol no:4097, cilt:2754, sayı:6 sayılı ilamı ile açılıp okunan vasiyetnamenin okunması kararının ve Atina Asliye Hukuk Mahkemesi 80/2007 protokol no, 1322/2006 dosya sayılı 6037/2006 Karar sayılı veraset belgesinin tanınması ve tenfizine, davalı ... yönünden husumet yokluğu nedeni ile reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Dahili davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın ortadan kaldırılmasına ve tekrar karar verilmek üzere mahkemesine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile muris ...'e ait Yunanistan Cumhuriyeti Noteri... tarafından hazırlanan 02.10.2003 tarih ve 2673/2003 sayılı "Düzenleme Şeklindeki Vasiyetname" Yunanistan Cumhuriyeti, Atina Asliye Hukuk Mahkemesi Hakimliği’nin Pr.No.4097 Cilt No:2754, Sayı 6, halka açık olarak yapılan 28.07.2005 tarihli toplantısında açılıp okunduğundan mahkemece yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmediği, her ne kadar kararın tenfizine şeklinde de hüküm kurulmuşsa da, kararın içeriği nazara alındığında tenfiz hüküm ifade etmeyeceğinden bu hususa değinilmekle yetinildiği belirtilerek başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarla kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, yabancı mahkeme tarafından verilen vasiyetnamenin açılıp okunması ve veraset belgesinin tanınması ve tenfizi istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 50 ila 59 uncu maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Vasiyetname ve vasiyetnamenin açılıp okunması kararı yönünden yapılan incelemede;

a. 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunu'nun 50 nci maddesine göre; "(1) Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlıdır. (2) Yabancı mahkemelerin ceza ilâmlarında yer alan kişisel haklarla ilgili hükümler hakkında da tenfiz kararı istenebilir." 51 inci maddesinde; "(1) Tenfiz kararları hakkında görevli mahkeme Asliye Mahkemesidir. (2) Bu kararlar kendisine karşı tenfiz istenen kişinin Türkiye'deki yerleşim yeri, yoksa sâkin olduğu yer mahkemesinden, Türkiye'de yerleşim yeri veya sâkin olduğu bir yer mevcut değilse Ankara, İstanbul veya İzmir mahkemelerinden birinden istenebilir."

b. 5718 sayılı MÖHUK 50 59 maddeleri tanıma ve tenfiz kurumlarını düzenlemekte olup buna göre yabancı mahkeme ilâmının kesin delil veya kesin hüküm olarak kabul edilebilmesi yabancı ilâmın tenfiz şartlarını taşıdığının mahkemece tespitine bağlı tutulmuş ve yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak verilmiş ve o devlet kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilâmların Türkiye'de icra olunabilmesi yetkili Türk mahkemesi tarafından tenfiz kararı verilmesine bağlanmıştır. Buna göre yabancı mahkeme kararının verildiği devlet ile Türkiye arasında mütekabiliyet bulunmalı, ilam Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuya ilişkin olmalı, davalının savunma haklarına uygun davranılarak verilen hüküm Türk kamu düzenine açıkça aykırı bulunmamalıdır.

c. Türk Milletlerarası Özel Hukukunda, yabancı mahkemelerin hukuk davalarına ilişkin olarak verdikleri ve o devletin kanunlarına göre kesinleşmiş bulunan ilamların tenfizi ve tanınmasına ilişkin davalarda; tenfız dilekçesine, yabancı mahkeme ilamının o ülke makamlarınca usulen onanmış aslı veya ilamı veren yargı organı tarafından onanmış örneği ve onanmış tercümesinin; ilamın kesinleştiğini gösteren ve o ülke makamlarınca usulen onanmış yazı veya belge ile onanmış tercümesinin eklenmesi zorunludur.

d. Öte yandan; Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında Türk Hukuku'nun uygulanacağı (2675 sayılı MÖHUK'nun 22/1.maddesi, 5718 sayılı Kanun'un 25, 42, 50. maddeleri); yabancı uyruklu gerçek kişilerin karşılıklı olmak ve kanuni sınırlamalara uyulmak şartıyla Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde taşınmaz edinebilecekleri (2644 sayılı Tapu Kanunu'nun 35. maddesi); kanuni miras yoluyla edinmede de aynı koşul ve sınırlamalar aranacağı gözetilmelidir.

e. Tüm bu açıklamalar ışığında; davaya konu vasiyetnamenin yabancı mahkemede açılıp okunduğu ve vasiyetnameye bir itiraz olmadığına dair tutanak tutularak kesinleştirildiği anlaşılmakla; yukarıda açıklanan kurallar çerçevesinde tanıma kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemişse de; vasiyetnamenin Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında olduğundan bahisle tenfizinin de kabul edilmesi, 2675 sayılı MÖHUK'un 22/1 inci maddesi, 5718 sayılı Kanunun 25, 42, 50 inci maddeleri gereğince Türkiye'de bulunan taşınmazlar hakkında münhasıran Türk Hukukunun uygulanacağı hükmüne aykırı olmuştur.

f. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının vasiyetname ve vasiyetnamenin açılıp okunmasının tanınması ve tenfizine ilişkin kısım yönünden hükümde yer alan tenfiz ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilerek onanması gerekir.

  1. Veraset Belgesi yönünden yapılan incelemede;

Yukarıda "a. b. ve c." paragraflarında yapılan açıklamalar ışığında; yabancı mahkeme tarafından verilmiş mirasçılık belgesinin kesin hüküm kuvveti bulunmadığından tenfizine ve tanınmasına karar verilemeyeceği gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bu kısım yönünden bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebepleler;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının "V C 3." numaralı bölümün "1.a.b.c.d.e." paragraflarında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “TENFİZİNE"” ibaresinin hükümden çıkarılmak suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, "V C 3" numaralı bölümün "2." numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

19.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevapdüzeltilerektemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesionanmasına“tenfizine"”derecemöhukortadanbozulmasına

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:40

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim