Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/1138
2024/879
15 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/314 E., 2022/229 K.
KARAR: Davanın kabulüne
Taraflar arasındaki kazandırıcı zamanaşımına dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede muhdesatın aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; muhdesat aidiyetinin tespit talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemenin kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu Kaşyolu Köyü'nde bulunan taşınmazların davacı tarafından 50 55 senedir ev ve bahçe olarak kullanıldığını, davacıya babasından kaldığını, bu taşınmazların kadastro çalışmalarında köy boşluğu olarak bırakıldığını, üzerinde davacının bir kaç adet kerpiç ve taştan yapılı evi ve avlusu 8 adet ağacı ve su kuyusu olduğunu, bunların kadastro çalışmalarından önce de sonra da davacı tarafından kullanıldığını, hala kullanılmaya devam edildiğini, TMK'nın 713 gereğince taşınmazların davacı adına tescilini, dava konusu taşınmazların olduğu yere baraj yapılacağının öğrenildiğini, bu alanın sular altında kalacağını, kamulaştırma çalışmalarının başladığını, bu alan köy boşluğu olduğundan üzerindekilerin bedelini alamadığını, bu nedenle tapulama harici olan yaklaşık 1000 m²'lik yerin davacı adına tescilini, bu talebin reddedilmesi halinde taşınmaz üzerindeki muhdesatların davacı adına tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar Hazine, ... ve Gaziantep Büyükşehir Belediyesi vekilleri cevap dilekçelerinde ayrı ayrı davanın reddini istemişlerdir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece; davacının kullanımında bulunan 265 parsel tapu kaydının ... adına kayıtlı olduğu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişiler ve davacı tanıklarının beyanlarından, dava konusu taşınmaz üzerindeki evlerin yapımının, sondaj kuyusunun vurulmasının ve ağaçların dikilmesinin davacı tarafından yapıldığı, 30 35 yıldan bu yana davacı tarafından nizasız ve fasılasız kullanıldığı, taşınmazın davacının kullanımında olan yerlerin kısmen köy boşluğu olduğu ve imar ihya koşullarının oluşmadığı anlaşılmakla davacının davasının tescil yönünden reddine, taşınmaz üzerinde bulunan muhdesatların davacı tarafından yapıldığının tespitine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin 25.02.2016 tarih ve 2014/185 E., 2016/83 K. sayılı kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ile davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 06.02.2020 tarih ve 2016/12237 E., 2020/1046 K. sayılı ilâmında; "...davacıya ait olduğu belirtilen muhdesatların neler olduğu hükümde ayrıca ve açıkça belirtilmemiştir. Bu haliyle hüküm infaza elverişli görülmemiştir. Davacı kamulaştırma hukuki sebebine dayalı olarak muhdesat tespiti talebinde bulunmuşsa da Mahkemece dava konusu alanın kamulaştırma sahası içinde kalıp kalmadığı ilgili yerden sorulmamıştır. O halde Mahkemece dava konusu alanı gösterir fen bilirkişisine ait rapor ve kroki müzekkere eki yapılmak suretiyle bu alanın kamulaştırma sahasında kalıp kalmadığının sorulması gerektiğinde mahallinde kamulaştırma haritaları uygulanmak suretiyle fen bilirkişisi ile keşif yapılması ve sonucuna göre davacının muhdesatın tespiti davası açmasında güncel hukuki yararının olup olmadığını araştırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiği..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında 03.02.2022 tarihli ek rapor ve ekli krokisinde davaya konu muhdesatların bulunduğu alanların kamulaştırma sahası içerisinde kaldığı, bu haliyle de davacının hukuki yararının bulunduğu, davacının tapu iptali ve tescil talebinin reddine ilişkin kararın bozma konusu yapılmadığından aynı şekilde hüküm kurulduğu, muhdesatlar bakımından yapılan değerlendirmede; fen bilirkişisi Ahmet Kemik ve harita mühendisi ... tarafından müşterek tanzim olunan 18.05.2015 tarihli rapor ve krokisinde Gaziantep ili, ... ilçesi, ...Mahallesi, Köyiçi boşluğunda bulunan; (A), (B) ve (C) ile gösterilen alanda yer alan 21,23 m²’lik tek katlı kerpiç ev, 9,60 m²’lik mutfak(ocaklık), 35,77 m²’lik tek katlı ev, 22,57 m²’lik ambar, 58,88 m²’lik ahır, 3,10 m²’lik tuvalet, 36,00 m²’lik garaj, su kuyusu, 5 adet 20 25 yaşında dut ağacı, 1 adet 4 7 yaşında dut ağacının, Gaziantep ili, ...ilçesi, ... Mahallesi 265 parsel sayılı taşınmazda bulunan 34,14 m²’lik tek katlı yapının davacı tarafından meydana getirildiği ve davacıya ait olduğu, 30 35 yıldan bu yana davacı tarafından nizasız ve fasılasız kullanıldığı anlaşılmakla; az önce ayrıntılı belirtilen muhdesatların davacıya ait olduğunun tespitine, davacının tescil talebinin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Nedenleri
-
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının kötüniyetli olduğunu, dava konusu taşınmazların köy boşluğunda yer aldığı, Kamu Orta Malları Siciline kayıtlı olması nedeniyle davanın Hazine ile bir ilgisi bulunmadığını, müvekkili açısından davanın husumet yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, eksik incelemeyle hüküm kurulduğunu, tescil talebinin reddine, muhdesatın aidiyeti talebinin kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen; davacı tarafa AAÜT uyarınca 8.367,00 TL nispi vekalet ücretine hükmedilirken davalılar tarafına 2.864,33 TL vekalet ücretine hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin yasal hasım olması nedeniyle dava kabul edilse dahi yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde bırakılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Davalı ... Belediyesi vekili temyiz dilekçesinde; 6360 sayılı Yasa'nın geçici 1 inci maddesinin 13 üncü bendi uyarınca müvekkilinin eldeki davada taraf olamayacağını, yasal hasım olunmasına rağmen aleyhlerine harç, yargılama gideri ve avukatlık ücreti yükletilmiş olmasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, tapusuz taşınmazın tescili, mümkün olmaması halinde muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 106, 114/1 (h) maddeleri; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684, 713/1, 718 inci maddeleri; 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu’nun 19/son maddesi.
-
Değerlendirme
-
1975 yılında Gaziantep ili, Oğuzeli ilçesi, Kaşyolu köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında, dava konusu taşınmaz “köy boşluğu” vasfında olduğundan bahisle tescil harici bırakılmıştır.
-
18.05.2015 tarihli teknik bilirkişi raporunda (A), (B) ve (C) harfleri ile gösterilen dava konusu taşınmaz bölümünün “köy meydanı” niteliği ile sınırlandırılarak kamu orta malları siciline kaydedilen taşınmaz içerisinde kaldığı anlaşılmaktadır. DSİ 20. Bölge Müdürlüğünün 28.12.2021 tarihli yazısında, dava konusu taşınmaz bölümlerinin Doğanpınar Barajının tamamlanması halinde su altında kalacak yerlerden olduğu belirtilmiştir. 26.05.2004 tarih ve 5177 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 19 uncu maddesine eklenen ek fıkra hükmüne göre başkası adına tapulu veya tapusuz bir taşınmazın kamulaştırılması hâlinde taşınmazda malik olmayan ancak üzerindeki muhdesatı meydana getiren kişilere muhdesatın kamulaştırma bedelinin kendisine verilmesini sağlamak amacıyla tespit davası açma hakkı tanınmış ise de, Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki kamuya ait mera, yaylak, kışlak, genel harman yeri, orman, aktif dere yatağı vs. niteliğindeki taşınmazların özel mülkiyete konu olamayacakları ve bu taşınmazların zilyetlikle edinilemeyecekleri, bu nedenle bu nitelikteki taşınmazlar üzerinde meydana getirilen muhdesatlara da hukuken değer verilemeyeceği göz önünde bulundurulmaksızın Mahkemece (A), (B), (C) harfleri ile gösterilen dava konusu taşınmaz bölümü yönüyle davanın tümden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup hükmün değinilen yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Bozma nedenine göre sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına,
Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
15.02.2024 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Tespit davası, bir hususun kuşkuya yer bırakılmayacak şekilde ortaya konulmasına ihtiyaç olması halinde başvurulan bir dava türüdür. Tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (HMK m. 106/2) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir
Taşınmazın üzerindeki muhdesatın ekonomik menfaatinin taşınmazın malikinin dışındaki bir kişiye ait olması da mümkündür. Bu gibi durumlarda muhdesatın doğurduğu ekonomik menfaat, taşınmazdan bağımsız olarak mülk teşkil edebilir.
2942 sayılı Kanun'un 19 uncu maddesinin son fıkrasında başkası adına tapulu, sahipsiz ve/veya zilyedi tarafından iktisap edilmemiş yerin kamulaştırmasında binaların asgari levazım bedelinin, ağaçların ise 2942 sayılı Kanun'un 11 inci maddesi çerçevesinde takdir olunan bedelinin zilyedine ödeneceği belirtilmek suretiyle muhdesatın da kamulaştırılabileceği ifade edilmiştir. Yargıtayın uygulaması da bu yöndedir (AYM FERAMUZ YILDIRIM BAŞVURUSU)
2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'na 26.05.2004 tarihinde 5177 sayılı Kanun'un 35 inci maddesi ile eklenen son fıkra ile kamu şahıs ayrımı yapılmadan takdir edilen muhdesatın yasada belirlenen değerinin zilyedine ödeneceği belirtildiğine göre, davacının muhdesatın kendisi tarafından meydana getirildiğinin tespitini istemesinde hukuki yararı bulunmaktadır.
Kamulaştırma bedelinin tespiti davalarında, muhdesatın değerinin de belirlenmesi gerektiği Yargıtay 5.Hukuk Dairesinin yaygın kararlarında kabul edilmektedir. (Emsal: 26.05.2004 T 5177/ 35 Esas, 24.11.2022 T 8828/16885 Esas)
Yukarıda açıklanan gerekçe ile hükmün onanması gerektiğini düşündüğümden Sayın çoğunluğun bozma kararına iştirak etmiyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:23:54