Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/397
2024/829
14 Şubat 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/2618 E., 2022/2308 K.
KARAR: Davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 14. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2006/374 E., 2021/102 K.
Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince Kartal Belediyesi yönünden davanın husumetten reddine, davalı Maliye Hazinesi yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacı ...'in hak sahibi zilyet sıfatıyla, davacı ...'un ise hak sahibi ...'in mirasçısı olma sıfatıyla davacı olduklarını, İstanbul, ... Mahallesi, ... Caddesi'ne cephe, 2932 ada 1, 2, 3, 11, 12 ve 13 parsellerle çevrili ve tapu dışı olan taşınmazın ihya edilerek 20 yıldan fazla süredir malik sıfatıyla nizasız ve fasılasız olarak davacılar tarafından kullanıldığını, İstanbul Büyükşehir Beledisi tarafından 2003 senesi içerisinde yapılan muaraza sonucu davacıların zilyetliklerinin tespiti ve korunması amacıyla açılan davada mahkemece zilyetliğin korunmasına karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini belirterek tapu dışı olan alanın olağanüstü zamanaşımı nedeni ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
-
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu yerin orman vasfının olup olmadığının araştırılması gerektiğini, davacıların zilyetlik koşullarını sağlamadıklarını, tescili istenilen yerin imar planında yeşil alan olarak ayrıldığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Davalı ... Belediyesi cevap dilekçesinde; dava konusu yerin 21.03.1984 tarihinde Soğanlık 2 numaralı gecekondu önleme bölgesi planında park ve rekreasyon alanında kaldığını, kazandırıcı zamanaşımı yolu ile edinilecek bir taşınmaz olmadığını, tapu dışı bir alan olmadığı ileri sürülerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
-
Feri müdahil İstanbul Büyükşehir Belediyesi vekili; belediye encümeni tarafından 04.02.2003 tarihli kararı ile park yapılmak amacıyla gecekonduların kaldırılmasına karar verildiğini, kamu orta mallarının kazandırıcı zamanaşımı ile kazanılamayacağını ileri sürerek davaya davalı sıfatı ile müdahalelerine izin verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu taşınmazın davacılar tarafından 20 yılı aşkın süredir kullanıldığı, dava konusu taşınmazın tapulama harici bırakıldığı, dava konusu boş alanın 21.03.1984 tasdik tarihli Soğanlık 2 No.lu Gecekondu Önleme Bölgesi Planında Park ve Rekreasyon alanında kaldığı, bu hususta AİHM Pine Valley Developments Ltd/İrlanda davasında imar planına dayalı beklentilerinin meşru beklenti ve dolayısıyla mülk kapsamında değerlendirildiği, davacının imar planı yapılmadan önce başlayan ve taşınmazın komşu taşınmazlarının konut alanları olması nedeniyle mülk edinme amaçlı zilyetlinin korunması gerektiği, hava fotoğraflarında dava konusu taşınmazın 1972 yılından beri muhdesat bulundurmak sureti ile çevresi ile birlikte konut alanı olarak kullanıldığı, davacının kullanımına müdahale edilmediği, davacı tarafından zilyetliğe iyi niyetli olarak devam edildiği gerekçeleriyle Kartal Belediyesi yönünden husumet nedeniyle reddine, davanın davalılardan Maliye Hazinesi yönünden kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Hazine vekili ve davalı ... Belediyesi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
-
Davalı Hazine vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu yerin tescil harici devletin hüküm ve tasarrufu altında olan yerlerden olduğunu, kazandırıcı zamanaşımı ile tescil edilemeyeceğini, DOP kesintisi ile oluşan yeşil alanda kaldığı, dava konusu edilen yerin Hazine adına tescil edilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılması istenilmiştir.
-
Davalı ... Belediyesi vekili istinaf dilekçesinde özetle; 1062 ada 1 parselin 1982 yılında Hazine adına tescil edildiği ve 1972 yılında zilyet olan davacıların zilyetliğinin sona erdiği, 1062 ada 2 parselin ise 1949 yılında Hazine adına tescil edildiği, tescili istenilen yerlerin tescil harici bırakılan yerlerden olmadığı, dava ile ilgisiz AİHM kararı gerekçe gösterilerek davanın kabul edildiği belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki belgelerden taşınmazın öncesinin kadastro çalışmaları ile oluşan tapulu yer olduğu, tescil harici bırakılan yerlerden olmadığı, bir an için taşınmazın tescil harici bırakılan yerlerden olduğu kabul edilse dahi 21.03.1984 tarihinde onaylanan 1/1000 ölçekli İmar Planı tarihine kadar 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 17 nci maddesi gereğince olağanüstü zilyetlikle kazanım için süre koşulunun gerçekleşmediği, diğer yandan tescil talebine esas davaya konu taşınmazın evveliyatının tapulu taşınmaz olduğu, bu halde davaya tapu iptali ve tescil davası olarak devam edilmesinin gerektiği durumda ise; Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesi uyarınca, kadastro tespitinin kesinleşmesinden itibaren 10 yıl geçtikten sonra "kadastrodan önceki nedenlere" dayanılarak dava açılamayacağı, davacıların kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı talepte bulunduğuna göre tutanağın kesinleştiği tarihten eldeki dava tarihine kadar on yıldan fazla süre geçtiği, hak düşürücü sürenin de dolduğu gerekçeleriyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak yeniden esas hakkında davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacıların taşınmazda 1972 yılından bu yana zilyet olduklarının raporlarda tespit edildiğini, imar planları ile mülkiyet edinmenin engellenemeyeceğini, 2000'li yılların başına kadar imar planlarının uygulamasına geçilmediğini, Sulh Hukuk Mahkemesince davacıların zilyetliğinin üstün kılındığını, taşınmazın tescil harici bırakılma nedeninin kurumlardan sorulmadığını, DOP şüyulandırma cetvelinin getirilmediğini ve taşınmazın ne kadarının kapsadığının belirlenmediğini, yapı kayıt belgesi ile imar barışı kapsamında başvuru yapıldığını, harcının ödendiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, imar ihya ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedenine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 713 üncü maddesinin birinci fıkrası.
-
3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 14 ve 17 nci maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama, ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle dava konusu yerin evveliyatının 1061 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlar olduğu, bu taşınmazların kadastro tespiti ile Hazine adına tescil edildiği, 09.09.1987 tarihli imar uygulaması ile park alanı olarak tescil harici bırakıldığı, dosyada 4721 sayılı Kanunu'nun 713 üncü maddesinin birinci fıkrası ile 3402 sayılı Kanunu' nun 14 ve 17 nci maddelerindeki şartların oluşmadığının anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:09