Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6192
2024/75
9 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/359 E., 2022/1180 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Düzce 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2018/190 E., 2021/369 K.
Taraflar arasındaki asıl davada vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkisi, birleştirilen davada vasiyetnamenin iptali istenmesinden dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
Kararın asıl davada davacı vekili ve birleştirilen davada davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili ve birleştirilen davada davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Asıl davada davacı vekili dava dilekçesinde; davacının murisi ...'in Düzce 1. Noterliğinin 12.10.2017 tarihli vasiyetnamesi ile tüm malvarlığını torunu olan davalı ...'e bıraktığını, muris ...'in vasiyetname tarihinde hukuki işlem yapma ehliyetine sahip olmadığını, murisin iradesinin davalı tarafından alternatif tıp adı verilen bir takım ilaçlar ile sakatlandığını, vasiyetnamenin aldatma, yanılma neticesinde yapıldığını ve vasiyetnamenin düzenlenmesinde kanunun aradığı şekil kurallarına uyulmadığını belirterek vasiyetnamenin iptaline, aksi taktirde saklı payı aşan vasiyetnamenin tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.
- Birleştirilen davada davacı ... dava dilekçesinde; murisin işlem tarihinde temyiz kudretinden yoksun olduğunu, murisin kısıtlanması için dava açıldığını vasiyetnamenin bu davadan 2 ay sonra düzenlendiğini, vasiyetnamenin yasanın aradığı koşullara uygun düzenlenmediğini belirterek, vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde; murisin vasiyetname düzenlendiği tarihte akıl sağlığının yerinde olduğunu, davacıların anneleriyle ilgilenmediğini, murise bakmadıklarını, murisin kendisine bakan davalıya mirasını özgür iradesiyle bıraktığını, iddiaların asılsız olduğunu, delillendirilmediğini ileri sürerek asıl ve birleştirilen davaların reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul Adli Tıp Kurumu 4. İhtisas Kurulunca düzenlenen rapor uyarınca muris ...'in vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte fiil ehliyetini haiz olduğu, murisin okuma yazma bilmediğine yönelik iddia yönünden murisin taraf olduğu resmî senet örneklerinin celbedilip incelendiği ve murisin 3 ayrı resmî senette imzasının ve okudum yazısının bulunduğu, murisin okuma yazma bildiği, vasiyetnamenin iptalini gerektirir noksanlığın bulunmadığı, tenkis istemi yönünden yapılan incelemede ise murisin vefatı ile terekesine dahil olan taşınmazların 09.02.2018 tarihinde murisin mirasçıları olan asıl dava davacısı ile birleştirilen dava davacısına intikal ettirildiği, vasiyetname alacaklısı tarafından açılmış bir vasiyetnamenin tenfizi davasının bulunmadığı, bu açından asıl dava davacısının tenkis isteminde hukuki yararının bulunmadığı gerekçeleriyle asıl davada vasiyetnamenin iptali talebinin reddine, davacının tenkis talebinin hukuki yarar yokluğu nedeniyle usulden reddine, birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile birleştirilen davada davacı istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
-
Asıl davada davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; murisin kısıtlanması yönünde dava devam ederken murisin öldüğünü, vasiyetnamenin bu dava devam ederken düzenlendiğini, murisin fiil ehliyetinin bulunmadığını, Adli Tıp Kurumundan gelen rapora itirazlarının dikkate alınmadığını, saklı payları ihlal edilmesine rağmen hukuki yarar yokluğundan tenkis taleplerinin reddinin hatalı olduğunu belirterek kaldırılmasını istemiştir.
-
Birleştirilen davada davacı istinaf dilekçesinde özetle; murisin akli melekelerinin yerinde olmadığını, okur yazar olmadığını, davalının alternatif tıp ile uğraştığını, murise ilaçlar vererek vasiyetnamenin kandırılarak yaptırıldığını, Adli Tıp Kurumundan gelen rapora itirazların dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile murisin vasiyetnamenin tanzim tarihi itibarıyla fiil ehliyetinin bulunduğu, davacılar tarafından murise davalı tarafından baskı yapılarak vasiyetname düzenlettirildiği iddiasının ise usulüne uygun delillerle ispatlanamadığı, yine vasiyetnamenin usulüne uygun tanzim edildiği, asıl davada davacının vasiyetnamenin tenkis talepleri yönünden ise vasiyet eden murisin mirasçıları dava konusu taşınmazı tapuda intikal ile kendi adlarına kayıt ettirdiklerinden asıl davada davacı tarafından dava açılmasında hukuki yararı bulunmadığı, vasiyetnamenin tenfizi davası da açılmadığından tenkisi gerektiren bir tasarruf bulunmadığı, tenkis davasının açılmasında hukuki yararın bulunmadığı gerekçeleriyle asıl davada davacı vekili ile birleştirilen davada davacının istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacı vekili ile birleştirilen davada davacı temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
-
Asıl davada davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; murisin ölmeden önce davalı ile aynı evde yaşadığını, davalının alternatif tıp ile uğraştığını ve murisi etkisi altına aldığını, adli tıp kurumundan gelen raporun yetersiz olduğunu, raporda 12.10.2017 tarihli murise yapılan MMT 23 testinin dikkate alınmadığını, murisin okuma yazma bilmediğini, vasiyetnamenin şekle aykırı düzenlendiğini, tenkis yönünde verilen kararın hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Birleştirilen davada davacı temyiz dilekçesinde özetle; adli tıp kurumundan rapor alınmış ise de murisin vesayet altına alındığını, murisin okuma ve yazmasının bulunmadığını, davalının murise işkence yaptığını, murise zorla ve tehditle işlemler yaptırdığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, asıl davada vasiyetname düzenlenme sırasında murisin tasarruf ehliyetinin bulunmadığı, vasiyetnamenin yanılma, aldatma ve zorlama sonucunda yapıldığı ile vasiyetnamenin kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapıldığı nedenlerine dayalı vasiyetnamenin iptali ve olmadığı takdirde vasiyetnamenin tenkisi; birleştirilen davada vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557, 558, 559, 560 ıncı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 557 nci maddesinde vasiyetnamenin iptali davasının sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup bunlar; tasarrufun miras bırakanın tasarruf ehliyetinin bulunmadığı bir sırada yapılmış olması; tasarrufun yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama sonucunda yapılmış olması; tasarrufun içeriği, bağlandığı koşullar veya yüklemelerin hukuka veya ahlâka aykırı olması; tasarrufun kanunda öngörülen şekillere uyulmadan yapılmış olmasıdır. Somut olayda, vasiyetnamenin iptal sebeplerinin asıl ve birleştirilen davada davacılar tarafından ispat edilemediği ve tenkis davasının, ancak saklı paylarının karşılığını alamayan mirasçılar tarafından açılabileceği anlaşılmakla asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup asıl davada davacı vekili ve birleştirilen davada davacı tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine; kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:06