Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/2332
2024/701
8 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2015/327 E., 2022/453 K.
KARAR: Davanın reddi
Taraflar arasında görülen alacak davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 6. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; dava konusu binayı satın aldığını, davalıya binanın ikinci normal katı ve çatı katı hariç bodrum, zemin ve 1 inci katların 01.01.2000 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiraya verildiğini, binanın geri kalan bölümlerinde kendi işi ile iştigal ettiğini, kendisinin davalı kiracı ile yaşadığı bazı sorunlar nedeniyle taşınmazdan 01.01.2010 tarihinde taşınmak zorunda kaldığını, daha sonra kiracı tarafından binaya girişinin engellendiğini ve binada boşalan yerleri kiraya veremediğini ileri sürerek 19.01.2011 27.02.2013 tarihleri arası dönemde uğramış olduğu zararın tazminine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, görevsizlik kararı verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 6. Hukuk Dairesince; “...davanın kira sözleşmesi ile kiraya verilen yerler haricindeki dairelerin kullanılmasına engel olunmasından kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklanmadığı, davanın Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmasında bir usulsüzlük bulunmadığı, Mahkemece işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmesinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 08.12.2022 tarihli ve 2015/327 Esas, 2022/453 Karar sayılı kararıyla; ecrimisil talep edilen 19.01.2011 27.02.2013 tarihleri arasındaki dönemlerin Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2014/222 Esas sayılı dosyasında talep edilen 16.06.2008 21.05.2012 tarihleri arasındaki dönemler ile kısmen çakıştığı, yargılama devam ederken yapılan keşif sonucu belirlenen ecrimisil bedelinin davacı hesabına yatırıldığı, süre ve tespit edilen bedele davacı tarafça itirazda bulunulmadığı gibi davanın yenilenmemiş olma durumları göz önüne alındığında 21.05.2012 27.02.2013 dönemleri için işgal tazminatının 33.310,65 TL olarak hesap edildiği, Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinde talep edilen, bilirkişi raporu ile tespit edilen ve davacı hesabına yatırılan ecrimisil bedelinin 16.06.2008 21.05.2012 tarihleri arasındaki döneme ilişkin 141.667,19 TL olduğu, ecrimisil bedelinin 03.05.2019 tarihinde davacı hesabına yatırıldığı, bu dönemin Mahkemenin 2017/453 Esas sayılı dosyasına konu 01.01.2010 19.01.2011 döneminin tamamını kapsadığı, her iki mahkeme kararında talep edilen dönemlerin mükerrer olduğu, 21.05.2012 27.02.2013 tarihleri arasındaki dönem için hesaplanan 33.310,65 TL ecrimisil bedelinin, Mahkemenin 2017/453 Esas sayılı dava dosyası ile belirlenen ve kesinleşen 42.233,85 TL'den düşük olduğu gibi mükerrer olarak yapılan bu ödemenin mahsubu halinde davacı tarafın ecrimisil alacağının kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma sonrası alınan ilk raporla ek rapor arasında çelişki bulunduğunu, bilirkişice ek raporda belirtilen hususların hatalı olduğunu, talep edilen dönemlerin faklı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, ecrimisil talebine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötü niyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nun 25.02.2004 gün ve 2004/1 120 96 sayılı kararı).
-
25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtay'ın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
-
Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
-
Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
-
Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
-
İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
-
Değerlendirme
-
Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
08.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:24:51