Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6664
2024/643
7 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/243 E., 2022/610 K.
KARAR: Tarafların istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, İlk Derece Mahkemesince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne
İLK DERECE MAHKEMESİ: Pazar (Rize) 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/232 E., 2020/5 K.
Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı ve davalılardan ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının sair istinaf taleplerinin reddiyle, tarafların istinaf başvurusunun kabulüne, kararın HMK'nın 353/1 b.(2) maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin de hissedarı olduğu 32 parsel ve 3 parsel sayılı taşınmazlar hakkında Rize Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/401 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açıldığını, bu taşınmazlar üzerinde bulunan yapıların müvekkili tarafından yaptırıldığını, 32 parsel üzerindeki yapının müvekkili tarafından 50 60 yıl önce yaptırılıp o tarihten beri müvekkili tarafından malik sıfatıyla kullanıldığını, 3 parsel üzerindeki binanın yapımına ise 4 ay önce başladığını ileri sürerek muhdesatın müvekkiline ait olduğunun tespiti ile bu durumun ilgili tapu sicili beyanlar hanesine işlenmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Davalılardan Nazım, davanın reddini savunmuş, diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemecesinin yukarıda tarih ve numarası belirtilen kararı ile dava konusu 32 parsel sayılı taşınmazın üzerinde bulunan binanın dava tarihi itibariyle 84.919,47 TL değerinde, 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki binanın dava tarihi itibariyle 106.931,52 TL değerinde olduğu, muhdesatın aidiyetinin tespitine ilişkin taleplerde ispat yükünün genel kural gereği davacı üzerinde olduğu, dosya kapsamında mahalli bilirkişilerin ve tanıkların yeminli beyanları ile davalının kabul beyanı doğrultusunda 3 parsel sayılı taşınmaz üzerindeki muhdesatın davacı tarafından yaptırıldığı, 32 parsel sayılı taşınmaz bakımından ise muhdesatın davacı tarafından yaptırıldığının ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ve davalılardan ... vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; 32 parselde eski ev diye adlandırılan bölüm ile ilgili gerek mahalli kişilerin gerekse diğer tanıkların ifadeleri ile bu yerin davacıya ait olduğunun açık ve net şekilde ispat edildiğini, ayrıca hüküm kısmındaki yargılama gideri ve avukatlık ücretinde de maddi hatalar yapıldığını, davalılardan ...'un miras payından fazlasına afaki şekilde avukatlık ücretine hükmedilmesinin isabetsiz olduğunu, bu yanlışlıkların bir hesap hatası olduğunu, gerekçeli karar tebliğe çıkmadan uyap üzerinden öğrendikten hemen sonra yerel mahkemenin gerekçeli kararının 4 ve 5 inci maddelerinde düzeltme yapılmasının talep edildiğini ancak davacının tashih talebinin reddine karar verildiğini, Mahkemenin kısmen kabul ve kısmen reddine göre hüküm kısımındaki yargılama giderleri ve kalemleri hukuken hatalı ve yanlış hesapladığını, belirtilen ve re’sen gözetilecek sebeplerle kararının kaldırılmasına ve istinaf nedenleri doğrultusunda davanın kabulü ile yargılama giderlerinin miras payı oranında hesaplanarak davalılara hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın hüküm kısmının 5 inci maddesinde yer alan kısmını hatalı bulduklarından sadece bu kesim yönünden kararı istinaf ettiklerini, hükme esas gerekçesine ve diğer hüküm kısımlarına bir diyeceklerinin olmadığını, belirtilen nedenler ve olgular karşısında hükmün istinaf ettikleri kısım yönünden kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kabul kararının esasına ilişkin olarak istinaf yoluna gelinmediğinden hükmün kabule ilişkin kısmının kesinleştiği, davacı vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, kendisini vekille temsil eden davalı lehine vekalet ücreti takdir olunurken tapudaki payı yerine muhdesat bedelinin tamamı üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi ve yine kabul kararı yönünden ise davacı tarafından tapudaki payı düşülmeden muhdesatın tamamı üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle kararının kaldırılmasına ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki, aşamalardaki beyanlarını tekrarla davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m).Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m).22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, birarazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklindedikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez.
-
Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespitdavası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1 h, 115 m.)
-
Öğretide ve Yargıtay'ın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir.
-
Değerlendirme
-
Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Fazla yatırılan onama harcının davacı ...'a iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:20