Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/6638

Karar No

2024/642

Karar Tarihi

7 Şubat 2024

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2022/887 E., 2022/1016 K.

KARAR: Usulden ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/62 E., 2022/127 K.

Taraflar arasındaki tapu iptali ve tescil ile mümkün olmazsa alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince tapu iptali ve tescil davasının davalı ... yönünden reddine, ... yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine; maddi tazminat davasının ... yönünden reddine, ... yönünden sözleşme ile ödendiği belirtilen 14.000,00 TL ile sınırlı olarak kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili; müvekkili ile davalılardan ... arasında yapılan sözleşme gereğince, tapuda diğer davalı ... adına kayıtlı taşınmazın esas itibarıyla ...’a ait olması nedeniyle 14/09/2015 tarihli "Daire Satış Sözleşmesi" başlıklı yazılı sözleşmeyi imzaladıklarını, müvekkilinin edimlerin bir kısmını yerine getirdiğini ancak davalı tarafın yerine getirmediğini ileri sürerek taraflar arasında imzalanan 14/09/2015 tarihli daire satış sözleşmesi başlıklı yazılı sözleşmenin gereğinin yapılmasına, davacı müvekkili tarafından yapılması gereken kalan ödemenin tespiti ve yapılması doğrultusunda davalı ... adına kayıtlı bulunan taşınmazın tapusunun iptali ile davacı müvekkil adına kayıt ve tesciline karar verilmesini istemiş, bilahare talebini tapu iptali ve tescil mümkün olmadığı takdirde yine taraflar arasındaki sözleşme esas alınarak davacı müvekkili tarafından dava konusu taşınmaz bedeli olarak davalıya ödenmiş bulunan 29.000,00 TL ödeme ile söz konusu taşınmaz için davacı müvekkili tarafından yapılan 6.000,00 TL'lik masrafın toplamı olan 35.000,00 TL maddi tazminatın, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacı müvekkiline ödenmesine karar verilmesi şeklinde ıslah etmiştir

II. CEVAP

Davalılar vekilleri, davanın reddini savunmuşlardır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; sözleşmede nakden ödendiği belirtilen 14.000,00 TL haricinde davacının yaptığını iddia ettiği ödemeyi ispatlayamadığı, davacının dava konusu taşınmaza yaptığını iddia ettiği masrafların bedelini ise davalı ...'den isteyemeyeceği, ...’in taşınmazın maliki olmayıp davacının yaptığını iddia ettiği masraflar dolayısıyla sebepsiz zenginleşmesi söz konusu olmadığı, tapu iptali ve tescil davasının davalı ... yönünden reddine, ... yönünden husumet yokluğu sebebiyle reddine; maddi tazminat davasının ... yönünden reddine, ... yönünden sözleşme ile ödendiği belirtilen 14.000,00 TL ile sınırlı olarak kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı müvekkilinin davalı müteahhit ile dava dilekçesi ekinde bulunan daire satış sözleşmesi imzalayarak diğer davalı ... üzerine tapuda kayıtlı bulunan dava konusu taşınmazı satın aldığını, bu doğrultuda davacı müvekkili ve eşinin dava konusu taşınmazı gezdiklerini ve sonrasında da taşınmaza taşındıklarını, davacı müvekkilinin bu şekilde işbu satın aldığı taşınmazda malik ve ev sahibi olarak 3 yıl oturduklarını, bu süre zarfında taşınmazın resmi kayıt maliki ...'e hiçbir kira ödemesi yapmadıklarını, öncelikle tapu iptali ve tescil talepleri yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf taleplerinin kabulü ile Mahkeme kararının ıslah dilekçeleri doğrultusunda tüm talepleri yönünden kabulüne karar verilmesi istemiyle istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının tapulu bir taşınmazı resmi şekil şartlarına uymaksızın satın aldığı yönündeki iddiasına itibar edilmeyerek tapu iptali ve tescil davası yönünden davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacının maddi tazminat talebinin dayanağını ise satış bedeli olarak ödediğini iddia ettiği tutar ve taşınmaza yaptığı masraf tutarının oluşturduğu, Mahkemece davalılardan ...'e yöneltilen tapu iptali ve tescil ile tazminat talepleri yönünden davanın ayrı ayrı reddine karar verilmesinde yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı ve davalı tarafından imzalanan 14/09/2015 tarihli daire satış sözleşmesinde satış bedeli olarak diğer davalı ...'e 14.000,00 TL nakit ödeme yapıldığı belirtilmiş olup bu bedel yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davacı tarafça dosyaya sunulan tahsilat makbuzlarında teslim edenin Erol ve Sebahattin Eski isimli şahıslar olduğu, tahsilat makbuzunun bedelin verilme nedenini iddia edildiği yönde kanıtlayıcı bir vasfının olmadığı, yazılı delil başlangıcı niteliği dahi taşımadığı, davalı tarafın açık muvafakati bulunmamakla davanın değeri itibariyle HMK’nin 200 üncü maddesi uyarınca alacağın tanık beyanıyla da ispatlanamayacağı, davacı tarafın yemin deliline de dayanmadığı, sözleşmede nakden ödendiği belirtilen 14.000,00 TL haricinde davacının yaptığını iddia ettiği ödemeyi ispatlayamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin yerinde bulunmayan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nin 353/1 b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki, istinaf başvurusundaki ve aşamalardaki beyanlarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, harici satıma dayalı tapu iptali ve tescil, mümkün olmadığı takdirde alacak istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. Tapulu taşınmazların satışı resmi şekil koşuluna tabi olup, haricen satışı TMK’nın 706, BK’nın 213 (6098 sayılı BK’nın 237 nci), 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 26 ve Noterlik Kanunu’nun 60 ve 89 uncu maddeleri gereğince geçersizdir.

  3. Kural olarak, 10.07.1940 tarih ve 2/77 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme ve 07.06.1939 tarih, 1936/31 Esas, 1939/47 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararlarına göre harici satışın hüküm ifade etmemesi durumunda taraflar verdiklerini geri alabilirler. Bilindiği üzere geçerli bir sebebe dayanmaksızın bir kişinin mal varlığından diğerinin mal varlığına kayan değerlerin eksiksiz iadesi denkleştirici adalet düşüncesine dayanır. Denkleştirici adalet ilkesi ise, haklı bir sebep olmaksızın başkasının mal varlığından istifade ederek kendi mal varlığını artıran kişinin elde ettiği bu kazanımı geri vermek zorunda olduğunu ve eski hale getirmede mal varlığında artış olan tarafın yükümlülüğünün bulunduğunu ifade eder.

  4. Ülkemizde yaşanan ve uzun yıllar boyu yüksek oranlarda seyreden enflasyon nedeni ile belli bir miktar paranın verildiği tarihteki alım gücü ile aynı miktar paranın aradan geçen zamana bağlı olarak iade günündeki alım gücünün farklı ve çok daha az olduğu bir gerçektir. Hukuken geçersiz sözleşmeler tasfiye edilirken, denkleştirici adalet kuralı göz ardı edilmemelidir. Davacının harici satış nedeniyle davalı yana bedel ödediğinin kanıtlanması halinde harici satış bedelinin denkleştirici adalet ilkesine göre tazmini gerekir.

  5. Değerlendirme

  6. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

  7. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile tapulu taşınmazın haricen satımına hukuki değer verilemeyeceği ve davacı tarafça yapıldığı iddia edilen ödemenin ispat edilen kısmıyla ilgili olarak verilen kısmen kabul kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

07.02.2024 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:20

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim