Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7174
2024/573
5 Şubat 2024
MAHKEMESİ: Adana Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/378 E., 2022/2839 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Mersin 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2016/270 E., 2020/131 K.
Taraflar arasındaki vasiyetnamenin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkillerinin ve davalının murisi ...'in 01.07.2015 tarihinde vefat ettiğini, murisin vefatı öncesi Mersin 6. Noterliğinin 104.05.2011 tarih ve 310931 yevmiye numaralı düzenleme şeklindeki vasiyetnamesini düzenlediğini, bu vasiyet ile murise ait 125 ada 4 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan akaryakıt istasyonu ile lokantanın davalıya bırakıldığını, vasiyetnamenin yapıldığı tarihte murisin tasarruf ehliyetinin bulunmadığını, davalı tarafından murisin yanıltıldığını ve vasiyetname yapmaya zorlandığını, bu sepelerler de murisin taşınmazı davalıya vasiyet ettiğini belirterek, dava konusu vasiyetnamenin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin hukuken geçerlilik şartlarına sahip olduğunu, vasiyetname tanzim edilmeden Mersin Devlet Hastanesinde ruh sağlığı uzmanı tarafından murisin tasarrufa ehil olduğunun tespit edidiğini, vasiyetnamenin noter ve tanıklar huzurunda yapıldığından murisin serbest iradesinin ürünü olduğunu, murisin davacılar tarafından değil müvekkili tarafından bakılıp gözetildiğini belirterek, haksız olarak açılan davanın reddini savunmuştur.
III.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.08.2016 tarihli ve 2016/270 Esas, 2020/131 Karar sayılı kararı ile "...Adli Tıp Kurumu 4 İhtisas Kurulunun 26.02.2020 tarihli raporunda vasiyetname tarihinde murisin... temyiz kudretini haiz ve tasarrufa ehil bulunduğunun tespit edildiği... davacının davasını ispat edemediği..." gerekçeleriyle "...davanın reddine..." karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda (III) numaralı bentte belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davacılar ..., ..., ..., ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuşlardır.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekilleri tarafından ayrı ayrı verilen aynı içerikli istinaf dilekçelerinde özetle; mahkemece yapılan değerlendirmenin eksik ve hatalı olduğunu, murisin 82 yaşında vefat ettiğini ve vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte 77 yaşında olduğunu, murisin uzun yıllar çeşitli rahatsızlıkları nedeniyle tedavi gördüğünü, murisin gerek yaşına bağlı olarak gerekse kullandığı sağlık sorunlarına bağlı ilaçların tesiri ile muhakeme yeteneğinin oldukça azaldığını, bu durumun tanıklarca ifade edildiğini, Adli Tıp Üst Kurulundan veya Adli Tıp Genel Kurulundan yeniden rapor aldırılmamış olmasının eksik ve hatalı inceleme olduğunu, murisin davalı tarafça yanıltıldığını ve vasiyetname düzenlemeye zorlandığını, bu hususların mahkemece değerlendirilmediğini, murisin vasiyetname tarihinde bir danışmana muhtaç olduğunu, yasal danışman olmaksızın yapılmış vasiyetname işlemi sırasında tam bir fiil ehliyetine sahip olduğunun kabul edilemeyeceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 05.12.2023 tarihli ve 2023/203 Esas, 2023/776 Karar sayılı kararı ile "...TMK’nın 504 üncü maddesinin birinci fıkrasına göre mirasbırakanın yanılma, aldatma, korkutma veya zorlama etkisi altında yaptığı ölüme bağlı tasarruf geçersizdir. Ancak, mirasbırakan yanıldığını veya aldatıldığını öğrendiği ya da korkutma veya zorlamanın etkisinden kurtulduğu günden başlayarak bir yıl içinde tasarruftan dönmediği takdirde tasarruf geçerli sayılır, denilmektedir... davaya konu vasiyetnamenin davalının telkin ve baskısı düzenlendiğini iddia edilmiştir. Dosyada dinlenilen tanık beyanları dikkate alındığında gerek vasiyetnamenin düzenlendiği tarihte iradesini bozacak nitelikte bir ikrahın etkisi altında bulunduğu, gerekse düzenlemeden sonra da bu etkinin sürdüğü kanıtlanabilmiş değildir. Kaldı ki; mirasbırakanın 04.05.2011 tarihinde düzenlediği ve vefat ettiği tarih olan 01.07.2015 tarihine kadarki dört yıllık sürede de vasiyetinden dönmediği, hatta vasiyetnameye konu taşınmazı 21.02.2014 tarihinde davalıya sattığı dikkate alındığında vasiyetinde ısrar ettiği görülmektedir...Adli Tıp 4. İhtisas Kurulu'nun raporunda vasiyet bırakanın vasiyetnamenin düzenlendiği 04.05.2011 tarihinde fiil ehliyetine haiz olduğu açıkça belirtilmektedir...murisin resmi şekilde noterde vasiyetname düzenlemesi karşısında, vasiyetnamenin şekil şartlarını taşıdığı da anlaşıldığından kanunda sınırlı sayılan vasiyetnamenin iptali koşullarının hiçbirisinin oluşmadığı anlaşılmaktadır..." gerekçeleriyle "... istinaf başvurularının esastan reddine..." karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesin yukarıda (IV.C) bendinde belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı ... vekili ile davacılar ..., ..., ..., ... vekili temyiz isteminde bulunmuşlardır.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekilleri ayrı ayrı verdikleri aynı içerikli temyiz dilekçelerinde, istinaf dilekçelerinde ileri sürülen nedenlere dayalı olarak Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava; ehliyetsizlik, yanılma ve zorlama hukuksal nedenine dayalı olarak açılmış vasiyetnamenin iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 115/2 inci, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 504, 542, 544, 557 ve 595 inci maddeleri
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilleri tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı ... vekili ile davacılar ..., ..., ..., ... vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
05.02.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:25:48