Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/46

Karar No

2024/524

Karar Tarihi

25 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2021/196 E., 2022/2421 K.

BİRLEŞTİRİLEN ANKARA 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2019/371 ESAS SAYILI

DOSYASI;

BİRLEŞTİRİLEN ANKARA 25. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNİN 2019/416 ESAS SAYILI

DOSYASI;

KARAR: Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine

İLK DERECE MAHKEMESİ: Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2019/320 E., 2020/605 K.

Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir.

Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Davacılar ..., ... ve ... vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri dava dilekçesinde; müvekkillerinin dava konusu Ankara ili, Mamak ilçesi, ... İmar Mahallesi 36523 ada 11 parsel numaralı taşınmazda 118/793 hisseye sahip olduğunu, birlikte malik oldukları diğer bir hissedar tarafından bilgileri dışında 111/793 hissenin davalı ...'ya 24.05.2018 tarihinde 200.000,00 TL karşılığında satılarak devredildiğini, satış bedelinin muvazaalı olduğunu ve çok yüksek bedel gösterildiğini, taşınmazın satışla davalıya geçen 111/793 paya ait tapu kaydının önalım hakkı nedeniyle iptali ile müvekkilleri adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmişlerdir.

II. CEVAP

Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacıların ön alım hakkını kullanarak tapu iptali ve tescil talep etmekte haklı olduğu, satış bedeli ile tapu masraflarının depo edildiği anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların kabulüne; Ankara ili, Mamak ilçesi, ... İmar Mahallesi, 36523 ada 11 parsel sayılı taşınmazda 111 m² olan davalı ...'ya ait 111/793 hissenin tapu kaydının yasal ön alım hakkı nedeniyle iptaline, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, 11.06.1947 tarih ve 1947/5 Esas, 1947/18 Karar sayılı ilamı uyarınca davacı paydaşlar sayılarına göre payları ne oranda olursa olsun eşit olarak yararlanacaklarından 1/4 oranında olmak üzere, davalı ...'ya ait 111/793 hissenin asıl davanın davacısı ... adına 111/3172 hissesi, birleştirilen davanın davacısı ... adına 111/3172 hissesi, birleştirilen davanın davacısı ... adına 111/3172 hissesi, birleştirilen davanın davacısı ... adına 111/3172 hissesi olarak tapuya kayıt ve tesciline, karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacı tarafça depo edilen bedelin tüm getirileriyle birlikte davalı ...'ya ödenmesine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri ve İstinaf Aşamasındaki Süreç

  1. Davacılar ..., ... ve ... vekili istinaf dilekçesinde; birleştirilen Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2019/371 Esas sayılı dosya davacısı ...’ın davalının paydaş olduğunu 01.03.2019 tarihinde Tapu Müdürlüğünden temin ettiği tapu kaydından öğrendiğinden birleştirilen davanın 3 aylık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı için reddi gerektiğini, bilirkişi raporunun hükme esas almaya uygun olduğu belirtilmiş olmasına rağmen raporda taşınmazın satış tarihi ile tespit edilen değerinin hükme esas alınmamasının hatalı olduğunu, hissenin satış tarihinde tespit edilen bedelinin neredeyse iki katı bedele satın alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

  2. Birleştirilen Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/371 Esas sayılı dosya davacısı ... vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece, bilirkişi raporunun hükme esas almaya uygun olduğu belirtilmiş olmasına rağmen raporda taşınmazın satış tarihi ile tespit edilen değerinin hükme esas alınmamasının hatalı olduğunu, hissenin satış tarihinde tespit edilen bedelinin neredeyse iki katı bedele satın alınmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, mahkemece muvazaa konusu satış bedelinin gerçekten ödenip ödenmediği konusunda banka kayıtları araştırılmadan eksik inceleme ile karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

  3. Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacıların tamamının satıştan haberi olduğunu, üç aylık hak düşürücü süre içerisinde açılmayan davanın öncelikle süre yönünden reddi gerektiğini, satış tarihi ile dava tarihi arasında uzun bir süre geçtiğinden objektif değer artışı meydana geldiğini, taşınmazın değerinin yeniden takdir edilmesi gerektiğini belirterek belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile TMK’nın 733 üncü maddesi hükmüne göre satıcı ve alıcının satışı diğer paydaşlara noter aracılığıyla bildirme yükümlülüğü bulunduğu, davacının noter bildirimi yapılmadan bir vesile ile satışı öğrenmiş olmasının hak düşürücü süreyi başlatmayacağı, satış bildirimi yapılmadığından TMK’nın 733 üncü maddesine göre satış tarihinden itibaren 2 yıllık süre içerisinde açılan asıl dava ve birleşen davaların süresinde olduğu, davalının satışı ihtarla bildirmeyerek davanın geç açılmasına kendisi sebebiyet verdiğinden objektif değer artışı isteyemeyeceği gibi, senedin tarafı olduğundan satış bedelinde muvazaa iddiasında bulunmasının da mümkün olmadığı, davacılar dava konusu satış işleminin tarafı olmadığı için muvazaa iddiasında bulunabilirlerse de muvazaa iddiasını kanıtlamakla yükümlü oldukları, bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanması için keşif ve bilirkişi raporunun tek başına yeterli olmadığı, iddianın yan delillerle de desteklenmesi gerektiği, dava dilekçelerinde yemin deliline de dayanılmadığına göre, bedelde muvazaa iddiasının kanıtlanamadığından tapudaki satış bedelleri üzerinden hüküm kurulmasının yerinde olduğu anlaşıldığından asıl ve birleşen davaların kabulüne karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir durum bulunmadığından mahkeme kararına yönelik taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvuru isteminin ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar ..., ... ve ... vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Davacılar ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

  2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde bildirdiği sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 732, 733 ve 734 üncü maddeleri.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup özellikle Bölge Adliye Mahkemesince kanunun somut olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği anlaşıldığından, istinaf başvurularının reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiş, temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370'inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevapbirleştirilentemyizankaravı.kararımahkemesiasliyeonanmasınasayılıderecemahkemesininhukukdosyası

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim