Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/93

Karar No

2024/512

Karar Tarihi

25 Ocak 2024

MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2020/1808 E., 2022/2220 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/771 E., 2019/716 K.

Taraflar arasındaki tapu kaydındaki beyanın terkini istemli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili, dava dilekçesinde; tapulama çalışmaları sonucunda 236 parsel sayılı taşınmazın zilyetliğe dayalı olarak müvekkiline ait olduğunu, Gaziosmanpaşa Sulh Hukuk Mahkemesinin 1982/264 Esas ve 1982/39 Karar sayılı kararı ile taşınmaz değeri hesaplanmadan tapu fazlası gerekçesi ile 4215 m²'lik kısmının davalı Hazineye aidiyetine karar verildiğini, aslında bu kararın görevsiz mahkemeden alındığı, Tapu Kanunu'na göre infaz kabiliyeti bulunmadığından bu güne kadar sadece dosyada belirtme olarak kaldığını, ilamın infazına ilişkin süre içerisinde yasal bir tescil işleminin yapılmadığını, bunun sonucunda tapu sicilinin de usulüne uygun olarak oluşturulmadığını, taşınmaz üzerindeki haklarının kullanılmasında sorunlar çıktığını ve tescilin infazı için 35 yılı aşkın bir süre geçmekle ilamın infazının davalı Hazine tarafından istenebilme durumunun kalmadığını belirterek sicildeki "Gaziosmanpaşa Sulh Hukuk Mahkemesinin 1982/264 Esas ve 1982/39 Karar sayılı ilamına istinaden bu taşınmazın 4215 m²’lik kısmı Hazineye aittir" belirtmesinin kaldırılmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili, cevap dilekçesinde; iddiaların gerçeği yansıtmadığını, Gaziosmanpaşa Sulh Hukuk Hakimliğinin 1982/264 Esas sayılı kararının temyiz incelemesinden geçerek kesinleşmesi sebebiyle kesin hüküm itirazlarını bulunduğunu, taşınmaza ilişkin yargılamalarda ilam zamanaşımının mümkün olmadığını ve davacının iyi niyetinden söz edilemeyeceğini belirterek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Gaziosmanpaşa 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 14.11.2019 tarihli ve 2018/771 Esas, 2019/716 Karar sayılı kararında belirtilen "...davaya konu 236 parsel sayılı taşınmazdaki 4215 m² yüzölçümlü kısmın Hazine adına tesciline karar verildiği, mahkeme kararına dayalı olarak tescil dışı mülkiyet kazanım halinin söz konusu olduğu, artık bir zamanaşımından söz edilmesinin mümkün olmadığı, taşınmazın mülkiyetine ve taşınmaz üzerindeki ayni haklara ilişkin ilamların zamanaşımına tabi olmadığı, taşınır mallar üzerindeki ayni hakların da zamanaşamına uğramayacağı, Hazinenin 236 parsel sayılı taşınmazdaki 4215 m² yüzölçümlü kısmın mülkiyetini mahkeme kararı ile kazandığından ve taşınmaz mülkiyetine ilişkin ilamların zamanaşımına uğramayacağından davacının zamanaşımı nedeniyle beyanlar hanesindeki beyanın terkini isteminin reddine karar vermek gerektiği..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 06.10.2022 tarihli ve 2020/1808 Esas, 2022/2220 Karar sayılı kararında belirtilen "...dava konusu terkini istenen şerhe ilişkin dayanak belgenin mahkeme ilamı olduğu, kararın kesinleşmiş onaylı örneği temin edilememiş ise de tapu sicil müdürlüğünden de aynı ilamın gönderildiği, davalı vekilinin beyanı gereğince hükmün kesinleştiğinin beyan edildiği, ilamın henüz infaz edilmediği, davacıya ait taşınmazın tapu sicilinde 18.000 m² olarak kayıtlı olduğu, şerh kapsamında 4215 m²'lik kısmının parselden ayrılarak Hazine adına tescilinin yapılmadığı, bu işlemin davacı ya da davalı tarafından ilgili mercilere başvuru yapılarak yerine getirilmesi gerektiği, kaldı ki taşınmazın aynına ilişkin ilamların zamanaşımına tabi olmadığı, bu nedenlerle taşınmazın tapu kaydında yazılı olan dava konusu şerhin gerektirdiği işlemin yapılmasına kadar şerhin terkininin mümkün olmadığı, kararın usul ve yasaya uygun olduğu..." gerekçesiyle istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

  1. Dava konusu taşınmazda sulh hukuk mahkemesinden alınan ve usulüne uygun olarak yargılama yapılmamış olan dosyada verilen kararın infaz edilmediğini,

  2. Hükmün infaz kabiliyetinin bulunmadığını,

  3. Eldeki davanın açılmasında hukuki yararın bulunduğunu,

  4. Mahkemece eksik araştırma ve inceleme sonucunda hüküm tesis edildiğini,

  5. Eldeki dosyada kadastro fen bilirkişisinden ilamın infazının tamamlanıp tamamlanmadığına yönelik olmak üzere davada hüküm kurmak için yeterli görüşün alınmadığını,

  6. Kararın hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, tapu kaydındaki beyanın terkini istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1027 nci maddesi ile Tapu Sicil Tüzüğü 72/1 inci maddesi.

  1. Değerlendirme

  2. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:00

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim