Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/7465
2024/506
25 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/1454 E., 2022/1546 K.
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/546 E., 2022/392 K.
Taraflar arasındaki mirasın gerçek reddinin iradenin fesada uğratılması nedeniyle iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından duruşmalı temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma talebinin davanın niteliği gereği reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ile davalının ortak murisi olan ... ’nın maliki bulunduğu 3 adet taşınmazı davalıya satış suretiyle temlik ettiğini, ancak temlikin muvazaalı olduğunu, davacının bu durumu sonradan öğrendiğini, murisin ölümü üzerine yaptıkları konuşmada davalının murisin çok miktarda borcu bulunduğunu, mirası reddetmesi halinde bu borçlardan sorumlu olmayacağını söyleyerek davacının iradesini fesada uğrattığını, davacının yurt dışında yaşadığı için kardeşinin beyanına güvenerek mirasın reddi davası açarak mirası reddettiğini, ancak ret beyanında bulunurken murisin davalıya yaptığı yukarıda belirtilen muvazaalı tasarrufları bilmediğini belirterek davanın kabulü ile mirasın reddi hükmünün irade bozukluğu nedeniyle iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ortak murisleri ...’nın 07/09/2019 tarihinde öldüğünü, müvekkilinin 20/09/2019 tarihinde murisin mirasını reddettiğini, davacının ise ayrı olarak 09/10/2019 tarihli başvurusu sonucunda murisin mirasını reddettiğini, davalının davacının iddia ettiğinin aksine hiçbir şekilde davacıyı yönlendirmediğini, davacının murisin vefatından bir ay sonra ret beyanında bulunduğunu, kendi araştırma ve değerlendirmesini yaparak öz iradesi ile mirası reddetmesi için yeterli süre olduğunu, davacının kendi hür iradesi ile mirası reddettiğini, murisin şirket ortaklığından ... ve şahsi olarak pek çok borcu olduğunu ve bunun da herkes tarafından bilindiğini, davacının bu konuda yeterli araştırma yapmamasının kendi kusuru olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dinlenen tanık beyanları uyarınca murisin borca batık olduğunu davacının bildiği sabit ise de, borca batık halde olmasının davacının mirası reddetmesi için tek geçerli sebep olmadığı, davacının mirası reddetmesinde davalının da etkili olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ve mirasın reddine ilişkin hükmün iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Yerel mahkeme kararının zaman ve olağan akış açısından tutarsız ve kendi içerisinde çelişkili olduğunu, dinlettikleri tanık beyanlarına itibar edilmediğini, tanık ... 'ın beyanında bir çelişki bulunmadığını, tanık ... beyanlarının neden esas alınmadığının gerekçede açıklanmadığını, tanık ...’nın beyanlarının ise hatalı değerlendirildiğini, daha çelişkili olan tanık beyanının hükme dayanak alınarak detaylı tanık anlatımlarının ise gözardı edildiğini, mahkemece tespiti yapılacak hususun davalının aldatmaya yönelik davranışlarda bulunup bulunmadığı ve bu davranışların iğfal kabiliyetinin olup olmadığı noktasında toplandığını, davacının mirası reddetme tarihinin murisin vefatından bir ay sonra olup kendi araştırma ve değerlendirmesini yaparak öz idaresi ile mirası reddetmesi için yeterli süre olduğunu, hile, baskı, cebir gibi hususların ispat edilemediği halde varsayıldığını, hukuki savunma hakkının aleyhte yorumlanmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek hükmün kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının ret beyanı ile mirasın gerçek reddinin hukuki sonuçlarının doğduğu, iradesinin fesada uğratılması sonucu mirası reddettiğinin tüm dosya kapsamındaki delillerle davacı tarafından ispatlandığı gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
İstinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, mirasın gerçek reddi kararının iradenin fesada uğratılması nedeniyle iptali istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
Türk Medeni Kanunu'nun 605 inci maddesinin birinci fıkrası ve 606 ncı maddesi, Türk Borçlar Kanununun 30 uncu ve 36 ncı maddeleri.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy çokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Davacı, vekili aracılığı ile Giresun 2. Sulh Hukuk Mahkemesine verdiği dilekçesinde "...murisi babasından herhangi bir miras talep etmemekte.." şeklinde beyanda bulunduktan sonra mirasın gerçek reddi talebinde bulunmuştur. Tarafların amca çocuğu olan ve muris ile birlikte de çalıştığını beyan eden tanık ...'da 25.03.2022 tarihli oturumda yeminli olarak: "... de ölmeden önce hastaneye gelmişti, kendi aramızda borç meselelerinden konuşuyorduk, ben ...kendisine de amcamın borca batık olduğunu hastaneden söylemiştim, bu sebeple..., amcamın borç durumunu biliyordu, yine davalı ...'da bu durumu bilmekteydi..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Talimatla ifadesi alınan tanık ...'ın anlatımları da, tanık ...'nın beyanlarını doğrular niteliktedir.
Murisin borçlarının olduğu tüm dosya kapsamı ile de sabittir ve yeminli tanık anlatımına göre davacı da bu durumu bilmektedir. Bu durumda davalının, davacıya, babasının terekesinin borca batık olduğunu, mirasını reddetmesi gerektiğini söylemesi, davacının iradesini fesada uğratacak bir davranış olarak kabul edilemez. İradeyi fesada uğratan hallerin neler olduğu Türk Borçlar Kanunu'nun 30. ve devamı maddelerinde sayılmış olup, bunlar; yanılma, aldatma ve korkutmadır. Dosya içeriğine, tarafların iddialarına ve tanık anlatımlarına göre somut uyuşmazlıkta, iradenin fesada uğratılmasının kabulünü gerektirecek hiç bir delil bulunmamaktadır. Bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabulüne karar verilmesi ve bu kabul kararma karşı yapılan istinaf talebinin reddine ilişkin onama kararında sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:00