Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/6954
2024/43
8 Ocak 2024
MAHKEMESİ: Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/1649 E., 2022/809 K.
KARAR: Davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına
İLK DERECE MAHKEMESİ: Batman 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2017/350 E., 2021/558 K.
Taraflar arasındaki muhdesatın tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalının istinaf başvurusunun esastan reddine, davacının istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ve katılma yolu ile davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, 126 parsel sayılı Hazine adına kayıtlı taşınmazın üzerinde bulunan bir kısım ağaçlar ve bir kısım inşaat yapılarının müvekkili tarafından ekildiğini ve inşa edildiğini belirterek, muhdesatın aidiyetinin tespitini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; herhangi bir hukuki ilişkiye dayanmaksızın taşınmazı kullanan davacının taşınmazda işgalci olduğunu, Yasa gereği Hazineye ait taşınmazlar üzerinde yapılan her türlü yapı ve tesislerin başka bir işleme gerek kalmaksızın Hazine adına intikal edeceğini, dava konusu yapı ve ağaçların yakın zamanda yapıldığını, açılan davanın haksız kazanç sağlama amacına yönelik olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.06.2021 tarihli ve 2017/350 Esas, 2021/558 Karar sayılı kararıyla; tanık ve mahalli bilirkişi beyanlarının birbiri ile örtüşür mahiyette olduğu, dava konusu meyve ağaçlarının davacı tarafından emek ve masrafı karşılanmak suretiyle dikildiği, meyve ağaçlarının halen var olduğu ve 17 18 yaşlarında olduğu gözetildiğinde, bu muhdesatın kamulaştırma ilanından çok önce yapılmış olduğu, öte yandan sökülüp götürülebilmesi mümkün olan yapılara yönelik muhdesatın tespiti davası açılmasında hukuki yarar olmadığı belirtilerek, davanın kısmen kabulüne, 52,48 m2 taş duvar, 24,28 m2 tek katlı yapı, 49 m2 yapı, 100 m2 su sondaj kuyusu, 77 m2 beton zemin, 12,02 m2 betorname havuz, 7,48 m2 WC'nin davacı tarafından meydana getirildiğinin ve tamamı 17 18 yaşlarında olan 44 adet nar ağacı, 14 adet incir ağacı, 4 adet şeftali ağacı, 14 adet dut ağacı, 7 adet ceviz ağacı, 5 adet kayısı ağacı, 1 adet ayva ağacı, 27 adet asma ağacı, 3 adet erik ağacının davacı tarafından dikildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 31,40 TL peşin harç, 3.731,50 TL tamamlama harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin (başkasına ait arazi üzerine yapılan muhdesatın tespiti istemine ilişkin olduğundan) davanın niteliği gereği davacı üzerinde bırakılmasına, davacı kendisini vekille temsil ettirmişse de davanın niteliği gereği lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince reddolunan kısım bakımından hükmolunan 4.080,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf başvurusunda; dava konusu taşınmaz içerisinde yer alan tandır, kümes, odunluk, tel çit ve çardak yönünden ret kararı verilmesinin mülkiyet hakkına aykırı olduğunu, keza bu taşınmazlar zemine sabitlenmiş olduğundan sökülmelerinin imkansız olduğunu, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, yapıların yaşlarının yüksek belirlendiğini, ziraat bilirkişi raporunun eksik olduğunu, müvekkili lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davalı vekili istinaf başvurusunda; davacının Hazine adına tapuya kayıtlı olan yer üzerinde hak iddiasında bulunamayacağını, işgalci olduğunu, davayı açmakta hukuki yararı bulunmadığını, 40 m2 evin afet evi olarak Devlet tarafından yapıldığını ve köylülere bedelsiz olarak verildiğini, afet evi ve WC yönünden davanın reddi gerektiğini, afet evinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı lehine intifa hakkı bulunmasına rağmen bu bakanlığın davaya dahil edilmeyerek hukuki dinlenilme hakkının elinden alındığını, davacının kamulaştırma kapsamında kaldığını bilerek muhdesatı yapmış olabileceğini, bilirkişi raporlarına itirazlarının dikkate alınmadığını, muhdesat bedellerinin hatalı ve fahiş belirlendiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporlarının tarafların itirazları değerlendirilerek tanzim edildiği, taraf, mahkeme ve kanun yolu denetimine açık ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, mahkemece yapılan değerlendirmede usul, yasa ve Yargıtay içtihatlarına uymayan bir yön bulunmadığı değerlendirilerek, tarafların esasa yönelik istinaf itirazlarının yerinde görülmediği, ancak vekil ile temsil olunan davacı lehine, davanın kabul edilen kısmı için muhtesatın değeri üzerinden hesaplanacak nispi vekâlet ücretine hükmedilmesi gerektiğinden, davacının yargılama gideri vekalet ücretine yönelik istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, 52,48 m2 taş duvar, 24,28 m2 tek katlı yapı, 49 m2 yapı, 100 m2 su sondaj kuyusu, 77 m2 beton zemin, 12,02 m2 betorname havuz, 7,48 m2 WC'nin davacı tarafından meydana getirildiğinin ve tamamı 17 18 yaşlarında olan 44 adet nar ağacı, 14 adet incir ağacı, 4 adet şeftali ağacı, 14 adet dut ağacı, 7 adet ceviz ağacı, 5 adet kayısı ağacı, 1 adet ayva ağacı, 27 adet asma ağacı, 3 adet erik ağacının davacı tarafından dikildiğinin tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine, davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 31,40 TL peşin harç, 3.731,50 TL tamamlama harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, davacıya aidiyeti mahkemece kabul edilen muhtesatların değeri üzerinden karar tarihi itibarıyla yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre hesaplanan 22.237,47 TL nispi vekâlet ücretinin davalı Hazineden alınarak davacıya verilmesine, davalı Hazine kendisini vekille temsil ettirdiğinden reddolunan kısım yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince belirlenen 5.100,00 TL maktu vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili, istinaf başvurusunda belirttiği gerekçeleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiş, ayrıca yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Davacı vekili; istinaf başvurusunda belirttiği gerekçeleri tekrar ederek, kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, muhdesatın tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 684 üncü, 718 inci, 724 üncü, 728 inci, 729 uncu ve 1012 inci maddeleri
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Harçlar Kanununun 13/j maddesi gereğince Hazine harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
08.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:31:33