Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2022/5291

Karar No

2024/376

Karar Tarihi

22 Ocak 2024

MAHKEMESİ: Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2019/2622 E., 2022/1114 K.

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2018/5 E., 2019/94 K.

Taraflar arasındaki miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ve davalıların baba bir kardeş olduklarını, tarafların babalarından kalan bir kısım taşınmazlar için davalı ile davacının aralarında 11.10.1984 ve 01.11.1980 tarihli satış sözleşmesi düzenlediklerini, bu sözleşmelere istinaden davalının taşınmazlardaki hisselerini davacıya bedeli karşılığında devrettiğini, müvekkilinin dava konusu taşınmazları 30 seneden beri ekip biçmek suretiyle kullanageldiğini ileri sürerek davaya konu edilen taşınmazlardaki davalıya ait payların iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı, davaya cevap vermemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Elbistan 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/339 Esas, 2013/399 Karar sayılı ilamı ile mirasbırakan ...'ın babası olmadığının tespit edilmesi ile davacı ... 'nın ...'ın miraçısı olmadığı, somut olayın 4721 sayılı Türk Medeni Kanun'un 677 nci maddesinin ikinci fıkrasına göre değerlendirilme yapılması gerektiği, dava konusu harici satış sözleşmesinin düzenlendiği tarihte yürürlükte olan 743 sayılı Türk Medeni Kanun'un 612 nci maddesinde harici şekilde düzenlenen miras payının devrine yönelik sözleşmelerin sadece mirasçıların birbirleriyle akdedeceği yazılı olmasının yeterli olduğu kabul edildiği, üçüncü kişiler ile ilgili yapılacak sözleşmede yazılı olmasının yeterli olduğunun belirtilmediği, dava konusu satış sözleşmesinin geçerlilik şartına uygun olmadığı, davacının sadece ödemiş olduğu bedelin kendisine iadesi yönünde talepte bulunabileceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 40 yılı aşkın süredir davacının zilyetliğinde olduğunu, taşınmazların bedelinin ödenerek satın alındığını, sözleşmelerin yapıldığı tarihte tarafların birbirlerinin kardeşi olduğu düşüncesiyle sözleşme yapıldığını, kaldı ki davacının mirasbırakanın oğlu olmadığına yönelik verilen kararın hukuka aykırı olarak verildiğini, DNA testi yapılmadığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/339 Esas, 2013/399 Karar sayılı ilamı ile davacının mirasbırakan ...'in oğlu olmadığına karar verildiği ve kararın kesinleştiği, dava tarihi itibariyle davacı ve davalının kardeş olmadıkları, dolayısıyla taraflar arasındaki sözleşmede davacının mirasçılara göre üçüncü kişi konumunda olduğu, Türk Medeni Kanunu'nun 677 nci maddesine göre bir mirasçının üçüncü kişiyle yapacağı böyle bir sözleşmenin geçerliliği Noterlikçe düzenlenmesi halinde geçerli olacağından dava konusu sözleşmenin geçersiz olduğu, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması istemi ile temyiz yasa yoluna başvurmuştur.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, miras payının devri sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi 612 nci maddesi şöyledir; "Miras haklarının temlikine mütaallik mirasçıların birbirleriyle akdedeceği mukaveleler ile hayatta bulunan ana yahut babanın müteveffa karı ve kocasından olan çocuklariyle bu çocuklara müteveffadan isabet eden hissenin temlikine mütaallik akdedecekleri mukavelenin, yazılı olması şarttır. Mirasçılardan biriyle hissesinin temlikine dair üçüncü bir şahıs arasında akdedilmiş olan mukavele üçüncü şahsa, taksime müdahale hakkı vermez. Üçüncü şahsın hakkı, ancak temlik eden mirasçıya ayrılan hissenin talebine münhasırdır."

  3. 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 11 inci maddesi şöyledir; "Akdin sıhhati, Kanun'da sarahat olmadıkça hiçbir şekle tabi değildir. Kanun'un emrettiği şeklin şumul ve tesiri derecesi hakkında başkaca bir hüküm tayin olunmamış ise akit, bu şekle riayet olunmadıkça sahih olmaz"

  4. Değerlendirme

  5. Dosya kapsamında; davacı ile davalı arasında 11.10.1984 ve 01.11.1980 tarihlerinde düzenlenen sözleşme içeriğine göre davalı, mirasbırakanı ...'tan intikal eden taşınmazlardaki miras hisselerini davacıya bedel karşılığında devretmiştir. Diğer yandan mirasbırakandan intikalen gelen taşınmazlarda elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrildiği, davacının ise mirasbırakan ...'ın mirasçısı olmadığı da anlaşılmaktadır. Dolayısıyla dava konusu sözleşmelerin niteliğinin düzenleme tarihi ile birlikte değerlendirildiğinde, 743 sayılı Türk Kanunu Medenisı'nin 612 nci maddesi kapsamında olduğu anlaşılmaktadır. Bu bağlamda uyuşmazlık 743 sayılı Türk Kanunu Medenisi'nin 612 nci maddesine göre geçerli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

  6. Dava konusu taşınmazlar tapulu taşınmazlar olmakla 743 sayılı Kanun'un 634 üncü maddesi gereği tapulu taşınmazların devrine ilişkin sözleşmelerde resmi şekil şartı bulunsa da taşınmazların tereke malı olması nedeniyle, uyuşmazlığın aynı Kanun'un 612 nci maddesine göre değerlendirilmesi gerekmektedir. 743 sayılı Kanun'un birinci cümlesinde mirasçıların terekede bulunan taşınmazlar hakkında düzenleyecekleri sözleşmelerin açıkça adi yazılı şekle tabi olacağını düzenlemiştir. Ancak madde lafzında terekeye üçüncü kişi konumunda olan, mirasçı olmayanlara ilişkin miras payının devrine yönelik sözleşmelerin ne şekilde düzenleneceğine ilişkin bir hüküm bulunmamaktadır. Hukukumuzda şekil serbesti kural olup, şekil şartı ancak kanunun açıkça öngördüğü hallerde kabul edilmiştir. Nitekim 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 11 inci maddesine göre kanunun öngördüğü şekil şartı geçerlilik şartı olup, 743 sayılı Kanun'un 612 nci maddesinde "resmi yazılı şekil" ilişkin bir düzenleme bulunmamaktadır. Keza, Kanun Koyucu 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu 677 nci maddesinin ikinci fıkrasına düzenleme getirilerek bu nitelikte sözleşmelerin noterlikçe yapılması geçerlilik şartına bağlamış olsa da 743 sayılı Kanun geçerlilik şartına ilişkin bir düzenlemeye yer vermemiştir.

3.743 sayılı Kanun'da bu hususta açıklık bulunmaması, mirasçılar ile terekeye üçüncü kişi konumunda olan kişiler arasında düzenlenecek sözleşmelerin resmi şekle tabi olacağı yorumunu çıkarmak 818 sayılı Borçlar Kanunu 11 inci maddesine ayrılık oluşturacağı gibi hakkaniyete de uygun düşmeyecektir. Nitekim aynı nitelikte sözleşmelerin mirasçılar arasında yapılması halinde adi yazılı şekle tabi tutulması ayrıcalık anlamına gelecektir. Dolayısıyla, miras payının üçüncü kişiye devrine ilişkin bu tür sözleşmelerde 743 sayılı Kanun'un 612 nci maddesi kapsamında adi yazılı şekil aranması gereklidir. (Şener Esat, Miras Hukuku, Ankara, s. 795) Bu itibarla, dava konusu sözleşmelerin geçersiz olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

22.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapistinafkarartemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:28:58

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim