Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3400

Karar No

2024/3410

Karar Tarihi

12 Haziran 2024

MAHKEMESİ: Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/132 E., 2023/280 K.

DAVA TARİHİ: 01.11.2021

KARAR: Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ: Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2021/637 E., 2022/246 K.

Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ve davalının kardeş olduklarını, tarafların murislerinin ölümü üzerine, kalan mirasın tamamının mirasçıları arasında rızaen paylaşıldığını, paylaşım sonucunda dava konusu olan 135 ada 12 parselde kayıtlı olan taşınmaz ile dava dışı 144 ada 55 parselde kayıtlı olan taşınmazın davacı müvekkili ile davalı kardeşi ...'e bırakıldığını, davalı ve davacı arasında 08/09/2017 tarihinde ... Köyü Karar Defteri'ne "4" No.lu karar olarak inanç sözleşmesi yaptıklarını, inanç sözleşmesi uyarınca her iki taşınmaza da yarı yarıya malik olacaklarına ancak kanun gereği tapular bölünemediği için 135 ada 12 parselin mülkiyetinin davalıda, 144 ada 55 parselin mülkiyetinin davacıda kalacağına karar verdiklerini, bu anlaşmanın taraflar, tanıklar ve köy muhtarı tarafından imzalandığını, söz konusu anlaşmadan sonra müvekkilinin dava konusu 135 ada 12 parsele bir ev yaptığını, ancak davalının, ne sözlü ne de yazılı anlaşmaya uymadığını, bu nedenle müvekkilinin kendi payının tapuya tescili için dava açmak zorunda kaldığını belirterek, tapuda 135 ada 12 parselde kayıtlı olan taşınmazın davalı ... adına kayıtlı olan tapusunun 1/2 payının iptali ile iptal edilen bu 1/2 payın davacı ... adına tapuya tesciline, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II. CEVAP

Davalı, cevap dilekçesi sunmamıştır.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının adına kayıtlı olan taşınmazı kayden satış yolu ile iktisap ettiği, dava konusu taşınmaz ile dava dışı 144 ada 55 parsel sayılı taşınmazların tapulu olduğu, her ne kadar davacı tarafça taraflar arasında bir inanç sözleşmesi yapıldığı iddia edilmiş ise de taraflar arasında yapılan bir inançlı işlem mevcut olmadığı, taraflar arasında akdedilip köy karar defterine geçirilen sözleşmenin taşınmazlar tapulu olduğundan hukuken bir değer atfedilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanları tekrarlayarak, keşif mahallinde dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının da iddialarını doğruladığını, mahkeme gerekçesinin hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, taraflar arasında bir satış sözleşmesi bulunmadığını, arada bir taksim sözleşmesinin bulunduğunu, taraflar arasında bir inançlı işlem bulunmasa dahi tüm mirasçılar arasında yapılan miras taksim anlaşması geçerli olduğundan bu anlaşma gereği dava konusu 135 ada 12 parsel sayılı taşınmazın yarısının tapusunun iptali ve davacı adına tescilinin gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inanç sözleşmesi çerçevesinde yapılan incelemeye ilişkin İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf dilekçesinde inançlı işlem olmadığı taktirde miras taksim anlaşması nedeniyle tapu iptal ve tescil talep edilmiş ise de, dava dilekçesinde bu yönde talep olmadığı, terditli talep bulunmadığı, dava dilekçesinde yemin deliline dayanılmış ve yemin hatırlatılmadan karar verilmiş ise de bu hususun istinaf konusu edilmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrarlayarak kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, inançlı işleme dayalı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

  2. İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarih ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca; ancak yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.

  3. Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.

  4. Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 sayılı Kanun’un 188 inci maddesi ile 225 nci maddesi v.d) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması hâlinde hâkimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09.12.2015 tarih ve 2014/14 516 Esas, 2015/2838 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.

  5. İnanç sözleşmesinden doğan davalar için özel bir zamanaşımı süresi öngörülmediğinden 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı) 125 inci maddesi hükmü gereğince inanç sözleşmesinden kaynaklanan davalarda zamanaşımı süresi on yıl olarak kabul edilmektedir.

  6. 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanununda toprağın korunması, geliştirilmesi, tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi ve bölünmelerinin önlenmesi, tarımsal arazi ve yeter gelirli tarımsal arazilerin çevre öncelikli sürdürülebilir kalkınma ilkesine uygun olarak planlı kullanımını sağlayacak usul ve esasları belirlemek amacıyla yeniden bazı düzenlemeler yapılmıştır.

  7. Kanunun “Tarım arazilerinin sınıflandırılması, asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin belirlenmesi” başlıklı 8. maddesi gereğince tarım arazileri; doğal özellikleri ve ülke tarımındaki önemine göre, nitelikleri mutlak tarım arazileri, özel ürün arazileri, dikili tarım arazileri ve marjinal tarım arazileri olarak sınıflandırılmıştır.

  8. Yapılan düzenlemelerle, asgari tarımsal arazi büyüklüğüne erişmiş tarımsal arazilerin bölünemez eşya niteliği kazanmış olacağı,

  9. Asgari tarımsal arazi büyüklüğünün mutlak tarım arazileri, marjinal tarım arazileri ve özel ürün arazilerinde 2 hektar, dikili tarım arazilerinde 0,5 hektar, örtü altı tarımı yapılan arazilerde 0,3 hektardan küçük belirlenemeyeceği, ifraz edilemeyeceği, hisselendirilemeyeceği, Hazine taşınmazlarının satış işlemleri hariç olmak üzere pay ve paydaş adedinin artırılamayacağı hüküm altına alınmıştır.

  10. Bu nedenle birlikte mülkiyetin söz konusu olduğu tarım arazilerinin asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altında ifrazı, dolayısıyla satışı mümkün değildir. Ancak, bu nitelikteki arazilerde asgari tarımsal arazi büyüklüklerinin altındaki yüzölçümlerine karşılık gelen mevcut payların bölünmeden üçüncü kişilere satışına bir engel bulunmamaktadır.

  11. Tarım arazisinin hangi sınıfa girdiğinin Tarım ve Köyişleri Bakanlığı Tarım İl veya İlçe Müdürlüklerinden sorulmak suretiyle veya ilgilisi tarafından alınacak yazı ile belgelendirilmesi gerekir.

  12. Değerlendirme

  13. Dosyadaki bilgi ve belgelerden dava konusu 135 ada 12 parsel sayılı taşınmazın tamamı tarafların murisi anneleri ... adına kayıtlı iken ... bizzat hissesinin tamamını 38.500,00 TL bedelle 07.09.2017 tarihli 1939 yevmiye numaralı satış işlemi ile davalı ...’e sattığı, taşınmazın tamamının ... adına kayıtlı olduğu; dava dışı 144 ada 55 parsel sayılı taşınmazın tamamı muris ... ... adına kayıtlı iken 11.01.2017 tarihli 91 yevmiye numaralı satış suretiyle pay temliki işlemi ile ... mirasçılarına intikal yapıldığı mirasçıların her biri 07.09.2017 tarihli 1940 yevmiye numaralı işlemle elbirliği halindeki hisselerinin tamamını bedeli karşılığında ...’e temlik ettiği taşınmazın tamamının ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır.

  14. 08.09.2017 tarihli, 4 numaralı köy karar defteri incelendiğinde ... oğulları ... ve ...’in babalarından intikal eden 144 ada 55 parsel ve 135 ada 12 parsel sayılı taşınmazların tapuları müstakil olmasına rağmen kanun gereği bölünemediği için her iki taşınmazında yüzde elli oranında müşterek olduğunun yazıldığı belgenin taraflar, tanıklar ve köy muhtarı tarafından imzalandığı söz konusu belgenin inanç sözleşmesi niteliğinde yazılı bir belge olduğu açıktır.

  15. Diğer taraftan bilindiği üzere TBK m. 97 birlikte ifa kuralı gereğince davacı kendi edimini ifa etmeden karşı tarafın ediminin ifasını isteyemeyeceğinden birlikte ifa kuralının gözetilmesi gerektiği kuşkusuzdur.

  16. Ayrıca dava konusu 135 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile davacının ediminin konusu olan dava dışı 144 ada 55 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında fındık bahçesi vasfında olup 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu gereğince paylı mülkiyete çevrilip çevrilemeyeceğinin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması gerekmektedir.

Ne var ki mahkemece anılan hususlarda araştırma ve inceleme yapılmamıştır.

  1. Hâl böyle olunca dava konusu 135 ada 12 parsel sayılı taşınmaz ile davacının ediminin konusu olan dava dışı 144 ada 55 parsel sayılı taşınmazların 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu hükümleri uyarınca paylı mülkiyete konu olup olamayacağının araştırılması ve birlikte ifa kuralı gözetilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ve yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

  1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,

  2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

12.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

kararistinafcevaptemyizkaldırılmasınavı.kararımahkemesiderecebozulmasınaortadan

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:14:34

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim