Karar Detayı

Yapay Zeka Destekli

Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin

Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.

Ücretsiz Dene

Karar Bilgileri

Mahkeme

7. Hukuk Dairesi

Daire / Kategori

Yargıtay Kararı

Esas No

2023/3949

Karar No

2024/3277

Karar Tarihi

6 Haziran 2024

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi

SAYISI: 2023/891 E., 2023/1098 K.

DAVA TARİHİ: 08.11.2021

İLK DERECE MAHKEMESİ: Çorum 2. Asliye Hukuk Mahkemesi

SAYISI: 2022/225 E., 2022/415 K.

Taraflar arasındaki ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, 4216 ada 5 parsel sayılı taşınmazda hissedar olduğunu, dava dışı hissedarların davalı şirkete 13.04.2020 tarihinde 112 m2'lik 1124/10560 hissesini 168.000 TL bedelle ve taşınmazdaki 103 m2'lik 107/1100 hissesini 07.07.2021 tarihinde 195.168 TL bedelle sattığını, kendisine bildirim yapılmadığını, ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, davalı adına tapuda kayıtlı payların iptali ile müvekkili davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hak düşürücü süreden sonra açıldığını, davacının ilk satışın yapıldığı 13.04.2020 tarihi itibari ile dava konusu taşınmazda pay sahibi olmayıp davacının babası ...'in ilk satışın yapıldığı tarihi itibari ile paydaş sıfatını haiz olduğunu, dava dışı ...'in vefat etmesi üzerine davacının miras yolu ile taşınmazda pay sahibi olduğunu, satış yapıldığı tarih itibari ile paydaş sıfatını haiz olmayan davacının bu davayı açmakta hukuki yararının olmadığını, fiili taksim bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının murisi ...'in 4216 ada 5 parsel sayılı taşınmazda hisse sahibi olduğu ve 10.05.2021 tarihinde öldüğü, ölümüyle muris ... adına kayıtlı 16319/105600 payın elbirliği mülkiyeti şeklinde 16.07.2021 tarihinde mirasçıları adına intikalen tescil edildiği, daha sonra 27.09.2021 tarihinde elbirliği mülkiyeti sona erdirilerek 16319/422400 payın davacı adına tapuya tescil edildiği, davalının önalım davasına konu hisseleri 13.04.2020 ve 07.07.2021 tarihlerinde satış yolu ile iktisap ettiği, TMK'nın 705 inci maddesi gereğince taşınmaz mülkiyetinin kazanılması tescille olur ise de; miras halinde mülkiyet tescilden önce kazanıldığından muris ...'in 10.05.2021 tarihinde ölümü ile taşınmazdaki 16319/105600 payın mülkiyetinin miras yoluyla intikalen davacı ve dava dışı mirasçılarına geçtiği, davacının aktif dava ehliyetinin bulunduğu, fiili taksimin kabul edilebilmesi için dava konusu taşınmaz üzerinde davalıya pay satan satıcıların ve önalım hakkını kullanan davacının ayrı ayrı kullandıkları yerlerin bulunması gerektiği, yine imar parselleri oluştuktan sonra imar uygulaması öncesi kadastral parsellerdeki fiili kullanım durumunun sonuca etkili olmadığı ve fiili kullanımın varlığının dava konusu imar parseli bazında değerlendirilmesi gerektiği, davacının kullandığı yerin bulunmadığının dosya kapsamıyla sabit olduğu, davacı, dava konusu taşınmazda hissedar olduğundan ön alım hakkına sahip olduğu, davayı süresinde açtığı, davacının tapudaki satış bedelinde muvazaa iddiası olmadığından, tapuda gösterilen değer ve ön alım bedelinin ön inceleme tarihi olan 10.02.2022 tarihinden, ön alım bedelinin vadeli mevduat hesabına aktarılma tarihi olan 22.05.2022 tarihine kadar nemalandırılması halinde ulaşacağı bedeli depo ettiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davalı vekili istinaf dilekçesinde; yasal ön alım hakkının miras yoluyla geçmeyeceğini, somut olayda satış anı itibariyle davacının şahsına ait bir paylı mülkiyet söz konusu olmadığını, taşınmaz üzerinde imar uygulamasından önce gecekondu şeklinde yapılaşmalar olup herkesin kullandığı alanın fiilen belirli olduğunu, herkes kendi gecekondu yapısını kullandığını, yerel mahkeme tarafından fiili taksime dair hiçbir araştırma yapılmadığını, belediye ve abonelik kayıtlarının toplatılmadığını, davacılara ait davadan önceki 02.08.2021 tarihli emlak vergisi bildirimine göre; 4216 ada 5 parsel sayılı taşınmaz davacı ve öncesinde murisi adına mesken olarak kayıtlı olduğunu, inşaat bitim tarihi 01.01.1944, iktisap tarihi 03.09.2013 ve davacı murisinin beyan kabul tarihinin ise 23.10.2013 olduğunu, davacının murisi ölene dek ilgili taşınmazı fiilen kullandığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

  1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptal ve tescil davası istemine ilişkindir.

  1. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 732, 733,734 üncü maddeleri.

  1. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

  1. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

10 Milyon+ Karar Arasında Arayın

Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.

Ücretsiz Başla

Anahtar Kelimeler

cevapkararistinaftemyizvı.kararımahkemesionanmasınaderece

Kaynak: karar_yargitay

Taranan Tarih: 25.01.2026 15:14:47

Ücretsiz Üyelik

Profesyonel Hukuk AraçlarınaHemen Erişin

Ücretsiz üye olun, benzer kararları keşfedin, dosyaları indirin ve AI hukuk asistanı ile kararları analiz edin.

Gelişmiş Arama

10M+ karar arasında akıllı arama

AI Asistan

Kaynak atıflı hukuki cevaplar

İndirme

DOCX ve PDF formatında kaydet

Benzer Kararlar

AI ile otomatik eşleşen kararlar

Kredi kartı gerektirmez10M+ kararAnında erişim