Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/5727
2024/3218
5 Haziran 2024
MAHKEMESİ: Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2019/193 E., 2021/193 K.
Birleştirilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/242 Esas
DAVA TARİHİ: 06.05.2013
KARAR: Kısmen kabul, kısmen reddi
Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi, kâl ve eski hale getirme, birleştirilen muhdesat aidiyetinin tespiti davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kabulü ile; davalıların dava konusu ... ilçesi, ... Köyü Eski 67 parsel (yeni 171 ada 2 parsel) numaralı taşınmaza müdahalelerinin önlenmesine, 26/11/2020 tarihli raporda belirtilen muhdesatlar yönünden davalılara hapis hakkı tanınmasına, 26/11/2020 tarihli bilirkişi raporunun karar eki sayılmasına, birleştirilen dava yönünden asıl davada hapis hakkı kurulmuş olmakla eda niteliğinde açılan bu davanın hukuki yarar yokluğu sebebi ile reddine karar verilmiştir.
Karar bir kısım davalılar ve katılma yolu ile davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların kayden paydaşı oldukları 726 parsel sayılı taşınmazın bir bölümünün davalılar tarafından narenciye bahçesi olarak kullanıldığını ileri sürerek el atmalarının önlenmesine, yıkıma ve taşınmazın eski haline getirilmesine karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
Bir kısım davalılar cevap dilekçesinde; taşınmazın eski maliki olan davacıların mirasbırakanından muhtar senedi ile satın alındığını, yapılan iyileştirmeler, ödemeler ile yapı bedellerinin iade edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin 11.11.2014 tarihli ve 2013/201 Esas, 2014/631 Karar sayılı kararı ile mahkemece, müdahalenin keşfen sabit olduğu ve hapis hakkı ile ilgili karşı dava açılmadığından el atmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, davalıların yapıları harici satıma dayanarak iyi niyetle yaptığı gerekçesiyle de yıkım talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
-
Mahkemenin 11.11.2014 tarihli kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
-
Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.02.2019 tarihli ve 2019/803 Esas, 2019/2006 Karar sayılı kararıyla; "dava konusu edilen yerin harici satış senetlerine konu edilen taşınmaz olup olmadığının veya o taşınmazdan gelip gelmediğinin saptanması, sonrasında ise dava dışı ...'ın davalılar mirasbırakanı olup olmadığının tespit edilmesi, hangi davalıların mirasbırakanlar arasında veya bizzat davacılar murisi ... ile yapılan harici satıma dayalı olarak taşınmazı kullandığı, hangilerinin taşınmaza iyileştirme ve yapı yaptıklarının ayrı ayrı belirlenmesi, harici satıma dayalı olarak kullanım ile yapı inşa ettiklerinin tespit edilmesi ve kullanılan alanın harici satış senedine konu olan taşınmaz olduğunun saptanması halinde, harici satış, yapı bedelleri ile faydalı ve zorunlu masraflar da belirlenerek yukarıdaki koşulları sağlayan davalılar lehine hapis hakkı tanınmak suretiyle elatmalarının önlenmesine karar verilmesi, aksi halde sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve araştırmaya dayalı yazılı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "dava konusu taşınmazın bir kısmının 26/10/2010 tarihinde davacılar adına hükmen tescil olduğu, davacılardan başka ... ... da müştereken malik olduğu, dava konusu taşınmazın 1984 85 yılından itibaren harici satış senedi ile davalıların elinde olduğu, davalıların dava konusu yerin mülkiyetinin kendilerine devir edileceği inancı ile taşınmaz üzerine ağaç dikip kullandıkları ve tasarruf ettikleri, ancak dava konusu yerin tapusunun ihtilaflı olması nedeniyle devir işleminin yapılmadığı, bunun üzerine dava konusu taşınmaza yapılan müdahalenin haksız olduğu gerekçesi ile iş bu davanın açıldığı, davalı tarafın dava konusu yerin tapu iptal ve tescil talebi veya üzerinde yapılan muhtesatların bedelinin tazmini talebinin olmadığı, bu yöndeki haklarını saklı tutulduğu, davacı tarafın da ecrimisil talebini saklı tuttuğu, dava konusu taşınmazın bilirkişi raporunda belirtilen şeklinde davalıların müdahalesinin sabit olduğu, mülkiyet hakkı kapsamında davacıların her hangi bir hakka dayanmaksızın taşınmazı kullanan davalıları müdahaleden men hususunda haklı oldukları ancak, davalıların dava konusu taşınmaz üzerinde muhdesat vücuda getirmelerinde iyi niyetli oldukları ve kötü niyetlerinin bulunmadığı, bu sebeple hapis hakkı taleplerinin hakkaniyete uygun olduğu anlaşılmakla, asıl dava yönünden iyi niyetli davalılar lehine hapis hakkı tanınmak suretiyle müdahalenin önlenmesine, her ne kadar birleştirilen dava ile muhdesat bedeli talep edilmiş ise de asıl davada hapis hakkına yönelik hüküm kurulmuş olmakla birleştirilen davada ayrıca davacının hukuki bir yararının olmadığı görülerek birleştirilen dosya yönünden davanın hukuki yarar yokluğundan reddine" karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde bir kısım davalılar vekili ve katılma yolu ile davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalılar ..., ..., ..., ... ve ... vekili; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı müvekkillerine yükletilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, iyiniyetli oldukları ve dava açılmasına sebebiyet verilmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
Katılma yolu ile davacılar vekili; asıl davada lehlerine nisbi yerine maktu vekalet ücreti hükmolunması, yargılama giderlerine düşük hükmolunmasının hatalı olduğunu; hapis hakkına konu tutarın hükümde belirtilmemesinin de hatalı olduğunu, birleştirilen davanın reddine karar verilmesinin yasaya uygun olduğunu ancak, nisbi yerine maktu vekalet ücretine hükmolunmasının hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki asıl dava el atmanın önlenmesi, kal ve eski hale getirme, birleştirilen dava muhdesat aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir.
- İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
- Değerlendirme
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişmeli, tarla nitelikli 57.478 m² büyüklüğündeki 726 parsel sayılı taşınmazın 23/96 paylar ile davacılar ..., ... ve Ömer'e, 180977/2758944 pay ile diğer davacı ...'e ait olduğu, davacılar dışında dava dışı ...'ın 1/24 pay ile ...'ın 5000/28739 pay ile paydaş oldukları, davalıların mülkiyetten kaynaklı bir haklarının bulunmadığı, davacılar mirasbırakanı ... tarafından düzenlendiği anlaşılan taşınmazın önceki parsel numarası olan 67 parsel sayılı taşınmaz üzerinden davalı ... ve davalıların mirasbırakanı ... lehine 01.11.1984 tarihli ve 11.01.1985 tarihli devir senetlerinin bulunduğu, 06.11.1989 tarihli belge ile ise mirasbırakan ... tarafından davacılardan ... ve ...'in de imzası bulunan davalı ... lehine zilyetlik devir sözleşmesi düzenlendiği, belgeye ek kroki uyarınca da haricen satılan bölümün gösterildiği, taşınmazın geldisi olan 67 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının 30.07.1966 tarihinde ... ... adına düzenlendiği ancak Asliye Hukuk Mahkemesinin 1964/76 Esas sayılı dosyası ile davalı olduğu gerekçesiyle malik hanesinin boş bırakıldığı, ... Kadastro Mahkemesinin 2010/5 Esas sayılı kararı ile taşınmazın dava dışı ... ve ... varisleri davacılar adlarına tesciline karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 26.10.2010 tarihinde kesinleştiği, 67 parsel sayılı taşınmazda gerçekleşen ifraz işlemi sonrasında dava konusu 726 parsel sayılı taşınmazın oluştuğu, yine dava konusu mahalde 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/A maddesi kapsamında yapılan yenileme çalışmaları sonucunda taşınmazın 171 ada 2 parsel sayılı taşınmaz olduğu, davacılardan ...'nin payını satış suretiyle devrettiği, mirasbırakan ...'ın 12.01.1989 tarihinde ölümüyle geriye mirasçı olarak davacı eşi ... ile davacı çocukları... ve ... kaldığı, dava konusu alan üzerinde bir kısım davalılara ait yapılar bulunduğu anlaşılmaktadır.
-
Güncel tapu kayıtlarına göre ise; dava konusu 2 parsel sayılı taşınmazın 5, 6 ve 7 parsel sayılı taşınmazlara ifraz olduğu, çekişme konusu yıkımı istenen ve el atılan kısmın hangi taşınmaz kapsamında kaldığının belirlenmediği, bu hali ile kararın infaz edilebilir olmadığı, yıkım talebi bulunduğundan mahkemece yıkım konusu alanın belirlenerek maliklerinin tespiti ve taraf teşkilinin sağlanması, sonrasında oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Kabule göre de, hapis hakkı bedelinin belirlenmesi gerekirken bedel belirlenmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi de isabetsizdir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin yatırılan harcın yatırana iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:14:47