Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2022/4082
2024/311
18 Ocak 2024
MAHKEMESİ: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2021/651 E., 2022/498 K.
KARAR: İstinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ: Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2015/171 E., 2020/636 K.
Taraflar arasındaki miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılar ile davalının baba bir kardeş olduklarını, babaları ...'un 07.09.1998 tarihinde öldüğünü, mirasçıları arasında düzenlenen Söke 3. Noterliğinin 05.10.1998 tarih ve 10543 yevmiye numaralı düzenleme şeklinde miras taksim sözleşmesi uyarınca 599 ve 698 parsel sayılı taşınmazların davacılara bırakıldığını, dava konusu taşınmazlar dışında miras kalan diğer taşınır ve taşınmaz malları taksim sözleşmesi uyarınca paylaştıklarını, ancak söz konusu iki tarlanın intikal sırasında tüm mirasçılar adına kayıtlı olarak kaldığını, daha sonra tapu kayıtlarına kamulaştırma şerhi konulduğunu, 698 parsel sayılı taşınmazın 7 parsele ayrıldığını belirterek miras taksim sözleşmesi uyarınca 599, 5038, 5043 ve 5044 parsel sayılı taşınmazlardaki davalı adına kayıtlı hisselerin tapu kayıtlarının iptali ile davacılar adına eşit paylı olarak tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, davaya konu taksim sözleşmesini davalının adeta imzalamak zorunda kaldığını, sözleşmenin hata, hile ve gabin sebepleriyle iptali gerektiğini, davacıların talebi ve baskısı nedeniyle babalarının vefatından daha 1 ay geçmeden tarafların iki defa miras taksim sözleşmesi yaptıklarını, tereke konusunda yanıltıldığını, değerli taşınmazların davacılar tarafından kendilerine bırakıldığını, miras taksim sözleşmesinin ancak elbirliğiyle mülkiyete konu taşınmazlarda yapılabileceğini, somut olayda ise taşınmazların daha taksim sözleşmesinin gereği yerine getirilmeden tapuda yapılan işlem ile hükümsüz kaldığını, taksim sözleşmesinin gereği yerine getirilmeden davacıların, devam eden diğer davalardaki beyan ve savunmaları ile tapudaki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüşmesini sağladıklarını, taksim sözleşmesinin hükümsüz bırakıldığını, sözleşmesinin uygulanması için tanınan 10 yıllık sürenin geçtiğini, ayrıca zamanaşımına uğradığını, bu nedenlerle taksim sözleşmesinin iptali ile davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraflar arasında düzenlenen Söke 3. Noterliğinin 05.10.1998 tarihli miras taksim sözleşmesine itibar edilerek, gabin, hata, hile, yanılma iddiaları yönünden 1 ve 5 yıllık hak düşürücü sürelerin geçtiği, dava konusu taşınmazlar üzerindeki fiili hakimiyetin davacıların elinde olması nedeniyle taksim sözleşmesine ilişkin zamanaşımı süresinin işlemeye başlamadığı; taşınmazların elbirliği mülkiyetinden paylı mülkiyete geçişinde davacıların miras taksim sözleşmesini lağvetmeye yönelik iradelerinin olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Cevap dilekçesindeki hususları tekrar ederek, terekeye dahil tüm taşınmazların bilgisi kendisine verilmeden sözleşmeyi imzaladığını, gabin nedeniyle sözleşmenin geçersiz sayılması gerektiğini, miras taksim sözleşmesinin ancak el birliği mülkiyetine konu taşınmazlarda yapılmasının mümkün olduğunu, taraflar arasındaki taksim sözleşmesine konu taşınmazların, daha miras taksim sözleşmesinin gereği yerine getirilmeden tapuda yapılan işlem ile hükümsüz hale geldiğini, taksim sözleşmesinin gereği yerine getirilmeden, davacıların, diğer mahkemelerde devam eden davalar sırasındaki beyan ve savunmaları ile tapuda taraflar arasında elbirliği mülkiyeti hükümlerine göre kayıtlı olan taşınmazların paylı mülkiyete dönüşmesini sağladıklarını, böylelikle taşınmazların miras malı olmaktan çıkıp miras taksim sözleşmesinin geçersiz hale geldiğini, yine kesinleşmiş mahkeme kararı ile de sabit olduğu üzere davacıların dava konusu taşınmazlarda fiili hakimiyetlerinin bulunmadığını, taksim sözleşmesinin uygulanması için öngörülen 10 yıllık zamanaşımı sürenin de geçtiğini, sırf davacıların ihmali ve sair nedenlerle yapmadıkları işlemler nedeniyle yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini belirterek kararın kaldırılması ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu miras taksim sözleşmesinin imzalanmasından sonra davacılar ve davalı tarafından dava konusu eski 698 parsel sayılı taşınmazın tamamını birlikte kullandıkları, lehlerine olağanüstü kazandırıcı zamanaşamı zilyetliği nedeniyle taşınmaz edinme koşullarının oluştuğu iddiasıyla dava dışı ... ve arkadaşları ile Hazine aleyhine dava açılması, yapılan yargılama sonucunda, taşınmazın... mirasçıları adına paylı olarak tesciline karar verilerek taşınmazın tamamının tapuda taraflar adına paylı mülkiyet hükümlerine göre tescilinin sağlanması; yine eski 599 parsel sayılı taşınmazdaki iştirak durumunun ise, 28.12.2001 tarihinde feshedilerek taşınmazda paylı mülkiyete geçilmesi karşısında, taraflar arasında daha önce düzenlenen ve davacıların davasına dayanak yaptığı 05.10.1998 tarihli miras taksim sözleşmesinin 03.03.2015 tarihinde açılan dava tarihi itibarıyla geçerliliğini devam ettirdiğini söyleme imkanı bulunmadığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Geçerli bir miras taksim sözleşmesi olduğunu, Bölge Adliye Mahkemesi kararında ret gerekçesi olarak gösterilen tapu iptali ve tescile yönelik Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2004/660 Esas sayılı dosyasında davacılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunu, murisin 40 yılı aşkın süredir devam eden zilyetliğine dayanıldığından tüm mirasçıları olarak dava açmaları gerektiğini, mahkemenin muris adına tescile karar vermesinin hukuken geçerli olmadığını, miras taksim sözleşmesinin yalnızca tarafları bağladığını, tapu iptali ve tescil hükmü ile paylı mülkiyet kurulduğundan taksim sözleşmesini lağvetme niyeti olarak kabul edilemeyeceğini, sözleşmenin bir kısım taşınmazlar yönünden uygulandıktan sonra davalının davanın reddini istemesinin hakkın kötüye kullanılması olduğunu ileri sürerek hükmün bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, miras taksim sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371 inci maddesi, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 676 ncı maddesi.
-
Değerlendirme
-
Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler, kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle,
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:29:13