Karar Detayı
Hukuk Asistanı ile Kararları Analiz Edin
Bu karara ve binlerce benzer karara sorunuzu sorun. Kaynak atıflı detaylı yanıtlar alın.
Karar Bilgileri
7. Hukuk Dairesi
Yargıtay Kararı
2023/3763
2024/3083
30 Mayıs 2024
MAHKEMESİ: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi
SAYISI: 2022/3010 E., 2023/466 K.
DAVA TARİHİ: 10.01.2020
KARAR: Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ: Gaziosmanpaşa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI: 2020/19 E., 2022/18 K.
Taraflar arasındaki inançlı işlem hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde özetle; İstanbul ili, Gaziosmanpaşa ilçesi, 1. Bölge, ... Mevkii, 8 pafta 602 parselde bulunan taşınmazı kendisinin çalışarak, ailesiyle birlikte aldığını, ancak satış zamanında yaşının küçük olması ve davalının da annesi oluşu sebebiyle tapu kaydının annesi üzerine yapıldığını, bu taşınmaz her ne kadar annesi üzerine kayıtlı olsa da, kendisinin 13 yaşından beri çalıştığını ve tüm parasını bekarken ailesine verdiğini, dava konusu yerin de bu şekilde alındığını, taşınmazda hakkının yarıdan fazla olduğunu, ancak davalının bu durumu hiçe sayarak hakkını vermediğini, davalının kötü kişilerce yönetildiğini belirterek; 8 pafta 602 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile hissesi oranında adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. ... tarafından ibraz edilen 15.10.2021 tarihli dilekçe ile dava konusu taşınmazın %80'inin kendi adına, %20'sinin ... adına tescilini talep edildiği beyan edilmiştir.
II. CEVAP
Davalı cevap dilekçesinde özetle; dava konusu yeri eşinin vefat etmesi üzerine eline geçen toplu para ile satın aldığını, taşınmazın o dönemin parasına göre çok pahalı olmadığını, evliliği boyunca yaptığı tasarruflarının da bulunduğunu, davacı olan kızına hep para verdiğini, kızının kendisine katkı yapmadığını, tam tersine kendisinden katkı istediğini, emekli maaşının büyük bir kısmını zorla elinden aldığını, davacının kötü niyetli olduğunu, evlatlık vazifesini ifa etmediğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; dava konusu 602 parsel sayılı taşınmazın, 459/18700 hissesinin davalı adına kayıtlı olduğu, davacı ile davalı arasında yazılı bir inanç sözleşmesi bulunmadığı, davacı tarafça, satış tarihinde yaşının küçük olması ve anılan tarihte davalıya duyulan güven nedeniyle, tescilin davalı adına yapıldığının iddia edildiği, ancak davacının taraflar arasındaki inançlı işleme dair bir belge sunmadığı, iddialarını yazılı belge ile ispat edemediği, inançlı işleme ilişkin iddianın tanıkla ispatı mümkün olmamakla birlikte, dinlenen davacı tanıklarının katkı miktarı konusunda görgüye dayalı bir beyanlarının bulunmadığı, alınan beyanların inançlı işlem iddiasını ispata yeterli olmadığı, dava konusu hissenin alındığı tarih olan 1993 yılında davacının reşit olduğu ve taşınmaz edinmesine engel bir halin bulunmadığı, dava dilekçesinde davacının yemin deliline dayanmadığı, dolayısıyla, taraflar arasında, tapunun iptaline dayanak teşkil edecek bir hukuki ilişkinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı istinaf dilekçesinde özetle; belirtilen taşınmazın kendisi ve kardeşi ...’ın katkıları ile satın alındığını, satış zamanında düzenlenen senetler davalı annesi adına olduğu için ödemelerin annesi tarafından yapıldığını ve tapunun da davalı adına çıkarıldığını, taşınmaz satın alındığı dönemde annesinin hiçbir gelirinin bulunmadığını, whatsap yazışmaları ile taşınmazın alımına katkıda bulunduğunun davalı tarafından kabul edildiğini, bu yazışmaları dosyaya sunduğunu, bunların delil başlangıcı olduğunu, davasını bu konuşmalar ve tanık delili ile ispat ettiğini, ayrıca dava dilekçesinde sair delil olarak belirtmesine rağmen mahkemenin yemin deliline dayanmadığını belirterek yemin teklifi için hatırlatma yapmamasının hukuka aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesi yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; davacının yazılı bir delil sunmadığı, davacı tarafça emlak vergisi ödemesine ilişkin sunulan belgelerin davalıdan sadır olan beyan ve imza içermediği bu nedenle inanç ilişkisine kanıt olamayacağı, davacının yemin deliline de dayanmadığı, bu hali ile İlk Derece Mahkemesince kanıtlanmayan davanın reddine ilişkin hüküm kurulmasında yanılgı bulunmadığı değerlendirilerek davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde özetle;
-
Belirtilen taşınmazın kendisi ve kardeşi ...’ın katkıları ile satın alındığını, satış zamanında düzenlenen senetler davalı annesi adına olduğu için ödemelerin annesi tarafından yapıldığını ve tapunun da davalı adına çıkarıldığını,
-
Taşınmaz satın alındığı dönemde annesinin hiçbir gelirinin bulunmadığını,
-
Whatsap yazışmaları ile taşınmazın alımına katkıda bulunduğunun davalı tarafından kabul edildiğini, bu yazışmaları dosyaya sunduğunu, bunların delil başlangıcı olduğunu, davasını bu konuşmalar ve tanık delili ile ispat ettiğini,
-
Dava dilekçesinde sair delil olarak belirtmesine rağmen mahkemenin yemin deliline dayanmadığını belirterek yemin teklifi için hatırlatma yapmadığını, Mahkemenin davalı tarafa yemin teklif etmesi gerektiğini beyanla kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe
- Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, inanç sözleşmesine dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir
-
İlgili Hukuk
-
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
-
İnanç sözleşmesi, 05.02.1947 tarihli ve 20/6 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca ancak, yazılı delille kanıtlanabilir. Bu yazılı delil, tarafların getirecekleri ve onların imzalarını taşıyan bir belge olmalıdır.
-
Açıklanan nitelikte bir yazılı delil bulunmasa da, taraflar arasındaki uyuşmazlığın tümünü kanıtlamaya yeterli sayılmamakla beraber, bunun vukuuna delalet edecek karşı tarafın elinden çıkmış (inanılan tarafından el ile yazılmış fakat imzalanmamış olan bir senet veya mektup, daktilo veya bilgisayarla yazılmış olmakla birlikte inanılanın parafını taşıyan belge, usulüne uygun onanmamış parmak izli veya mühürlü senetler gibi) “delil başlangıcı” niteliğinde bir belge varsa 6100 sayılı Kanun’un 202 nci maddesi uyarınca inanç sözleşmesi “tanık” dahil her türlü delille ispat edilebilir.
-
Yazılı delil veya “delil başlangıcı” yoksa inanç sözleşmesinin ikrar (6100 sayılı Kanun’un 188 inci maddesi ile 225 inci maddesi v.d) yemin gibi kesin delillerle de ispat edilmesi olanaklıdır. Davacının yemin deliline dayanması hâlinde hâkimin davacıya bu hakkını hatırlatması gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 09.12.2015 tarihli ve 2014/14 516 Esas, 2015/2838 Karar sayılı kararı da bu doğrultudadır.
-
Değerlendirme
-
Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
-
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
IV. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.
10 Milyon+ Karar Arasında Arayın
Mahkeme, tarih, anahtar kelime ile filtreleyin. AI ile benzer kararları otomatik bulun.
Anahtar Kelimeler
Kaynak: karar_yargitay
Taranan Tarih: 25.01.2026 15:15:00